İnsanlar tarafından, hayvanlar tarafından,
diğer canlılar tarafından yenilince
üreme hücresine dönüştük, siperm
adını aldık, döl yatağına atıldık ve
döllendik ve karmaşık kimyasal işlemlerden
geçip embriyo adını aldık. İşte
her insan bu ve benzeri aşamalardan
geçerek dünyaya gelir kendisine verilen
yaşam sürecini tamamlar ve ölür,
çürür ve tekrar ölü atomlara dönüşür
toprağa karışır yani aslına cevherine,
mayasına karışır. İşte Allah kanunlarıyla
ahrette tekrar diriltecek ve hesap
soracaktır. Allah hiçbir kanununa
bağlı değildir, kanununa göre iş yapar
ama, dilerse yeni kanunlar koyup
farklı yöntemlerle yaratır. Allah şöyle
buyuruyor, 31/ Lokman 28, “ Sizin yaratılmanız
ve diriltilmeniz, ancak tek
bir kişinin yaratılması ve diriltilmesi
gibidir. unutulmasın ki, Allah her şeyi
bilen ve görendir.” 40/ Mümin 68, “ Allah,
hem dirilten, hem de öldürendir.
Allah, herhangi bir işin olmasını dilediği
zaman yalnız ol der o da oluş sürecine
girer ve oluşur.” Allah’a imanla
birlikte ahrete inanmak İslam’ın en
önemli iki şartıdır. Ölümden sonra
diriltilip hesap vereceğiz.
Ahretin ne zaman başlayacağı, son
saat’in yani kıyametin ne zaman olacağını
Allah’ın dışında hiç bir kimse
bilememekte ve bilmeyecektir. Bu
konularla ilgili ne söylenmişse, yani
kıyametin ne zaman olacağı ile ilgili
hepsi zan ve tahmindir veya kasıtlı
Müslümanları avutan ve oyalayan
sözledir. Peygamberimizin ve diğer
peygamberlerin de kıyametle ilgili
bilgisinin olmadığını Allah Kuran’da
açıklıyor. 6/ Enam 187, “Sana kıyameti,
ne zaman gelip çatacağını soruyorlar.
De ki: Onun bilgisini ancak Rabbim bilir,
onun vaktini Allah’tan başka hiç
kimse açıklayamaz. Onun bilgisi göklere
ve yere de ağır gelmiştir, o size
ansızın gelecektir. Sanki sen kıyametin
bilgisini biliyormuşsun gibi sana soruyorlar.
De ki: Kıyametin bilgisi ancak
yalnız Allah’a aittir, insanların çoğu
bunu bilmezden geliyorlar.” Yine 21/
Enbiya 109, “ Eğer yüz çevirirlerse, de
ki: Ben size eşit olarak gerçeği duyurdum.
Vaat edildiğiniz şey son saat,
kıyamet yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu
ben bilmiyorum.” Peygamberimiz
ve peygamberler onun ve benzeri
gayıp konulardaki görevleri, sadece
Allah’ın bildirdiği bilgilerdir onlarda
Kuran’da mevcuttur, o bilgileri de insanlığa
tebliğ etmişlerdir. Yoksa bilmedikleri
konularda tahmin yürütmemişlerdir.
Sıfatları buna müsaade etmez.
Allah peygamberimiz ve diğer peygamberlere
dahil hiç kimseye bildirmediği
kıyametle son saat bilgisini, ne
yazıktır ki, piyasada kıyametle ilgili
çok istismarlar ve rivayetler bulunmaktadır.
Ayete göre rivayetler hep
hurafe ve batıldır ne kadar peygamberimize
dayandırsalar da hiç birinin
aslı ve esası yoktur. Müslüman böyle
inanmalıdır. Kuran da dünya hayatı
ve ahret hayatı şekline iki hayattan
bahsedilmektedir. Bu iki hayat dışında
başka hayattan bilgi verilmemektedir,
ama ne yazık ki, bununla ilgili
de çeşitli hurafeler ortada pek çok
bulunuyor. 2/ Bakara 85, “ …Yanılış
davrananların cezası dünya hayatında
rezillik, kıyamette ise en şiddetli azaba
iletilmektir…” 2/ Bakara 114, “ …İnkar
edenler için dünya da rezillik, ahrette
de büyük azap vardır.” Kuran da hiç
bir yerde kabir azabından bahsedilmezken,
bu ayetlere karşı illaki kabir
azabı var demek inkar değil de nedir.
2/ Bakara 212, “Kafir olanlar için dünya
hayatı cazip kılındı. bu yüzden onlar
iman edenler ile alay ederler. Olysa
ki, iman edip inkardan sakınanlar
kıyamet gününde onların üstündedir.
Allah dilediğine hesapsız rızık verir.”

#kemalyavuz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla