Peygamberler  gönderildikleri  toplumların  hep  geleneklerini  sorgulayıp,  akla  uygun  olmayan  yerleşik  inançlara  karşı  mücadele ederek, Allah’ın  gönderdiği  dine uyulmasını ısrarla duyurup  savunmuşlar  ve  bu  mücadelelerinde  yerine  göre  öldürülmüşler,  yerine  göre  sürgün  edilmişler ve vatanlarını  terk  etmek,  başka  ülkelere  gitmek  zorunda  kalmışlardır.  Tarih  boyunca  peygamberlerin  aklı  çalıştırma  çağrısının  en  büyük  düşmanı  karşı  akli  deliller  değil,  gelenek  ve  taklit  olmuştur.  Yani  ataları  ve babaları  tarafından  takip  edilen  geleneği  yani  sistemi,  yanlış mı  demeden,  akılla  ölçmeden,  aklını  kullanmadan  belki de  kolay  ve  cazip  geldiği  için  kabullenip  sorgulamamışlardır.  Büyük  şekilde de  menfaatlerine  uymadığı  için,  yani  helalı,  haramı  gözetmeden,  menfaatlerine  gelen  ne  varsa  yaptıkları  için  bu  geleneği  ve  taklidi  savunup  olanca  güçleriyle  mücadele  etmişlerdir. Gelenekçilik,  yani  bu günkü  anlamda  olduğu  gibi  muhafazakarlık,  o  zamanlarda da  dindarlık,  dindar  olma  dinine  bağlı  anlamlarında  kullanılıyordu.  Allah’ın emri  yerine,  atalarının, babalarının,  alim  ve  ulema  dedikleri  kişilerin  uyduğu  sisteme  göre  hayatlarını  yönlendirenler,  bu  gün  için  Allah’ın  Kuran’daki   şu  ayetlerini  görmelidirler.

43/ Zuhruf  21. “ Yoksa  onlara  bundan  önce  bir  kitap  verdik de  ona mı  tutunuyorlar?”  43/Zuhruf 22. “ Hayır dediler ki:  Biz  atalarımızı ve  babalarımızı  bir din üzerinde bulduk, onların  eserlerini  izleyerek doğruya  varacağız derler.”   43/  Zuhruf  23. ” Senden  önce  de  hangi  memlekete  uyarıcı  göndermişsek  mutlaka  oranın  varlıklı,  servetle  şımarmış  elit  tabakası,  babalarımızı  bir  din  (sistem)  üzerinde  bulduk,  biz de  onların  eserlerine  ve  izlerine  uyarız  derlerdi.”    43/ Zuhruf  24. “ Elçileri,  Ben  size,  babalarınızı  üzerinde  bulduğunuz  dinden  daha  doğrusunu  getirmişsem  yine mi  bana  uymazsınız?  Deyince, dediler ki: Doğrusu biz sizinle  gönderilen şeyi  inkar ediyoruz  dediler.”   Ayrıca,  2/ Bakara  170,   5/ Maide  104,  7/ Araf  28,   11/ Hud  62 ve  109,  yine  14/  İbrahim  10,    31/ Lokman  21  gibi.

Ayetlerden  anlıyoruz ki,  çoğunluğu  veya  toplumda  hakim  olan  görüşe  uymak,  insanları  doğruya  götürmeye  yetmemektedir.  Dün  olduğu  gibi  bu  günde  insanların,  dinlerini  adeta  bir  geleneğe  dönüştürdüklerini,  din  adına  bir  çok  kabulün  sorgulanmadan  atalarımız  böyle  yapmış  diyerek,  falanca  hoca,  alim,  ulema  söyledi  diye,  Allah’la  ayaklaşarak  devam  ettikleri  ortada.  Allah, dinini gelenekler ve taklit  üzerine  değil,  Kuran  üzerine  kurmayı  istiyor.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla