Kime güveneceğiz? Neden güveneceğiz? Nasıl
güveneceğiz? Ya da güvenmeli miyiz? Neden hayatımıza
güveneceğimiz birini alma ihtiyacı hissediyoruz
da kimseye güvenilmemesi gerektiğini
kavrayamıyoruz?

Bir düşünmek gerek dostların seni sosyal medyadaki
paylaşımlarını gördüğü için hatırına düştüğünde
mi arasın? Yoksa o olmasa bile aklında olduğun
için mi arasın? Hangi dost daha güvenilesi daha
da sevilesi burada. Hep bir şüpheye düşüyor insanoğlu.
Güvenemiyor kimseye. Ne ömrünü emanet
edebilirsin ne de gönlünü böyle zatı şahanelere ..
Sadece güzel günümde yanımda olan insan kötü
günümde neden yok ve nerede, nasıl güveneyim
ben bu insana. Bir de hep ona güvenmen gerektiğini
savunurlar. Ondan iyisi ondan meleği yok çünkü
alemi cihanda.
Rahmetle anıyorum kendisini Mehmet Akif Ersoy’un
gerçeğin en güzel ifadesi olan o şiirsel sözü
düştü aklıma, “Aldanma insanların samimiyetine!
Menfaatleri gelir her şeyden önce. Vaad etmeseydi
Allah cenneti; O’na bile etmezlerdi secde.”

Şimdi burada söylenecek şu ki; kimseye sırtını dönecek
kadar güvenme emin ol sırtına alacağın ilk
darbe o güvendiğin kişiden gelecek. Ve gerçekten
samimiyetine güvenmediğin dostun, arkadaşın ya
da herhangi biri için kendini yıpratma. Çünkü sadece
yıprandığıyla kalıyor insan. Tecrübeyle sabit
olunur vesselam ..

#selmakösedağ

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla