Allah’ın af ve merhamet kapısı, günahkarların hapishanesinde kalan insan için bir çıkış kapısıdır. Allah’ın af ve merhamet kapısı daima unutulmamalı ve çalınmalıdır. Tövbe etmek, Allah’a söz vermektir, Allaha verilen söz kapısı kırılmamalıdır ve terek edilmemelidir. Allah’ın affı geniş, af ve merhamet kapısı da devamlı açık ama, unutulan tövbeler, terk edilen af ve merhamet kapıları, bu kapıların kapanmasına sebep olmaktadır. Aslında Allah af ve merhamet kapısını kapatmıyor, ancak bizim ısrarlı hatalarımız ve o af ve merhamet kapılarının daralıp kapanmasına neden olmaktadır. Hal bu ki, Allah, 40 / Mümin 3. “ Günahları bağışlayan, tövbeleri kabul eden Allah’tır…” Çünkü Allah, 39 / Zümer 53, “ De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan çok esirgeyendir.” Buyuruyor. Bundan maksadın günah işlemeye devam edin demek değil, ancak en günahkar insanların bile tövbelerinin kabul olacağı, kendini düzeltip, af ve merhamet kapısına gelindiğinde boş dönülmeyeceğidir. İnsan ne kadar günahkar olursa olsun, hatta şirk içinde de olsa, ölmeden Allah’a tövbe eder pişman olduğunu arz ederse, Allah bütün günahları af edeceğini taahhüt etmektedir. Anca, şirk günahıyla ahrete giden bir kişi asala ve asala af edilip merhametten yararlanamayacaktır. Sebebi ise bu dünyada tövbe edip, Allah’ın affından yararlanmak için pişman olmamasındandır.
Ahrette affedilmeyecek günah sadece şirktir, ancak dünyada şirk koşup, sonra tövbe edip tevhit inancına dönenleri geçmiş günahlarını Allah affedeceğini müjdeliyor. Allah her an insanın tevhit inancına dönmesini ve değişim yapmasını bekliyor. Bu değişimin olacağını ise vahiy ve peygamber göndererek açıklıyor. 3 / Ali İmran 135. “ Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlardan dolayı hemen tövbe istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka kim affeder ki. Bir de onlar işledikleri kötülüklerden bile, bile ısrar etmezler.” İşte günahları Allah’tan başka hiçbir varlık günahları affedemez, onun için günahları affedemeyen diğer varlıklara kulluk edilemez ve tapılamaz. İnsanlar, genelde de Müslümanlar, türbelerden, yatırlardan, şeyhlerden veli, evliyalardan Allahın affetmesi için yardım bekleyerek, onların hatırına, yüzü suyu hürmetine bizi affet ve bağışla diye dua edilmektedir, bu doğru değildir.
2 / Bakara 186. “ Kullarım sana, Beni sorduklarında söyle onlara, Ben çok yakınım. Bana dua edenlerin dileklerine karşılık veririm, o halde kullarımda benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki, doğru yolu bulsunlar.” 25/Furkan 77. “ Resulüm, De ki: Kulluk ve yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin. Ey inkarcılar! Size Resulün bildirdiklerini kesinkes yalan saydınız, onun için azap yakanızı bırakmayacaktır.” Allah’ın dışında hangi varlıkların af, merhamet ve tövbe kapısı vardır. Allah, şirk ve inkar gibi yanlış bir inanca düşenlerin, kötülük, günah ve suç işlemiş olan kullarına af, merhamet ve tövbe ile kurtuluş yolu vermektedir. 4 / Nisa 48, 116. “ Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, bundan başka günahları dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan kimse büyük bir günah ile iftira etmiş olur.” Allah’tan af dileyebilmek için iman etmiş olmak lazım, iman eden af dileme hakkını elde ediyor, merhametin kaynağı olan Allah, af kapısını devamlı açık tutmaktadır, kulları istedikleri zaman bu kapıya

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla