24 / Nur 20. “ Ya sizin üstünüze Allah’ın lütfü ve merhameti olmasaydı, Allah çok şefkatli ve merhametli olmasaydı haliniz nice olurdu.” Allah, lütfü ve merhameti gereği, günah işleyenleri hemen cezalandırmıyor. Merhameti gazabından daha geniş ve kapsayıcıdır, affetmediği durumlarda ise, adaleti gereği cezalandırıyor. Allah, suç veya günah işledikten sonra tövbe edip kendini düzeltenlere af kapısını açmaktadır ve merhametini indirmektedir.
16/ Nahl 119. “ Sonra şüphesiz Rabbin, cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra da bunun ardından tövbe edip durumunu düzeltenleri bağışlayacaktır. Çünkü onlar tövbe ettikten sonra Rabbin elbet çok bağışlayan ve pek esirgeyendir.” 25 / Furkan 70. “ Ancak tövbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır. Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir, Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.” Yani bir bakıma Allah, kullarına sen günah işledin, şimdi sana düşen tövbe etmen, af dilemen, Allah’ın merhametine sığınıp kendini düzeltmendir. Bende Allah olarak seni affedeceğim sonra sana merhamet edeceğim diyor müjdeliyor. Ayetlerde 41 / Fussilet “ Rabbin, hem affedicidir, hem de azap ederim” diyor. Allah, olumsuz günahlarını bırakıp tövbe ederlerse affederim, yok eğer günahlarına devam ederlerse o zaman da cezalandırırım demektedir. Allah, bereket, rahmet, merhamet, af ve lütuf kapılarını açtığı gibi, yanlıştan doğruya, batıldan hakka, kötüden iyiye doğru olan değişimler de af, merhamet kapılarını açmakta ve daima açık bırakmaktadır. Allah günah işleyip, zulüm edenlere eğer değişirlerse af ve merhamet kapılarının açık olduğunu, aksi halde günah işlemeye devam edip tövbe etmezlerse cezalandıracağını açıklıyor. Af ve merhametin anarşiye, adaletsizliğe yol açmaması ve adaletin, disiplinin, düzenin sağlanması için ceza da olmalıdır.
Müslüman ve Müslümanlara saldırmaktan vazgeçen, İslam düşmanları tövbe edip değişim yaparlarsa, İslam’a dönerlerse Allah onları da affedip bağışlayacağını açıklamaktadır. Allah değişimin şekline göre bağışlama ve affetme sıfatların devreye koymaktadır. Allah’ın rahmeti, merhameti bütün kainatı kaplamıştır, Merhameti kendi zatına yazmış ilke edinmiştir. Cezalandırmayı kendi zatına yazmamıştır ilke edinmemiştir, Merhameti gereği inanç ve ahlakında iyiden yana değişim yapanları yani tövbe edenleri af edip bağışlayacağını bildirmiştir. Allah kullarının tövbe edip iyiden yana dönmelerinden memnun olacağını, kendi af ve merhametine bağlamıştır. Ayetlerden anlaşılmaktadır ki, biz öyle bir Allah’a yalvarıp af dilemeliyiz ki, şefkat ve merhamet sahibi olmalıdır. Şefkat ve merhamet sahibi olduğu için Allah’ın af merhamet kapısına gidebiliriz. Günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden Allah, af ve tövbeyi kabul etme ödüllerini koyarak, kullarını cezadan kurtarıp mükafata kavuşturarak af, merhamet, tövbe etme sıfatlarını devreye koymaktadır, böyle bir Allah’a şirksiz inanılmalıdır. Allah affedeceğini gündeme getirip, cezalandırmadan yana olmadığını açıklıyor.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla