Allah’ın, insanlarla arasında kurulu
olan ve her zaman açık olan kanallardan
ikisi de merhametliliği ve affediliciliğidir.
Bu şu anlama gelmektedir,
insanın günah işleme durumunu
gündeme getirmektedir. Çünkü günah
işleme olmayan yerde merhametten
ve aftan söz edilmezdi. 18/ Kehf 58.
“ Senin, Rabbin bağışı bol olan ve
merhamet sahibidir, şayet yaptıkları
yüzünden onları hemen cezalandıracak
olsaydı, onlara azabı hemen verirdi. Fakat
kendilerine tanınmış belli bir süre
vardır ki, artık bundan kaçıp kurtulacakları
bir sığınak bulamayacaklardır.“
ayeti iyice düşünürsek, ayette affetme
ile merhamet yan yana gelmektedir.
Ayette, Allah işlenen günah ve suçlardan
dolayı insanları hemen cezalandırmamaktadır.
Hatta, 35/ Fatır 45. “
Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları
hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde
hiçbir canlı yaratık bırakmazdı.
Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye
kadar erteliyor.
wVakitleri gelince gerekeni yapar, şüphesiz
Allah , kullarını görmektedir.”
Ayette Allah, insanın özgür iradesini
kullanıp değiştirebileceğini, hatalarını
görebileceğini beklemektedir. İnsanlara
zaman verdiğini, hayatlarını değiştirip
düzeltme ihtimallerinin olacağını ilke
olarak benimsemesi, Allah’ın merhametli
ve affedici olmasından dolayıdır.
20/ Taha 82. “ Şu da muhakkak ki, Ben
tövbe eden, inanan ve yararlı iş yapan,
sonra böylece doğru yolda giden
kimseleri bağışlarım.” Allah bu ayetle
hem İsrail oğullarını, hem de bütün
dünya insanlığını, eğer tövbe ederlerse
Allah’ın affından yararlanabileceklerini
ilan etmektedir. Yani , tövbe
etmek, inanıp yararlı işler yapmak ve
doğru yola gitmek, büyük bir değişimi
ifade etmektedir. İnsan hür iradesiyle
tövbe edip, pişman olunca, değişince
geçmişteki günahlarının affı için, Allah’ın
affı devreye girmektedir. Şöyle
, burada tövbe ve değişim kuldan,
af ve merhamet Allah’tandır. Böylece
Allah’ın af ve merhamet sıfatları kanallarının
devamlı olarak hazır ve açık
olduğu, Allah tarafından kullarına duyurulmaktadır.
53
/ Necm 32. ” Ufak tefek kusurları dışında,
büyük günahlardan ve edepsizliklerden
kaçınanlara gelince, bil ki
Rabbinin affı bol olandır.” Ayette, Allah,
şüphesiz Rabbinin affı bol ifadesi
Allah’ın kendisini affeden ve merhametli
olduğunu göstermektedir. Allah
büyük ve küçük günahlardan sonra
tövbe edenlerin affedileceğini gündeme
getirip, cezalandırmadan yana
değil affetmekten taraf olduğunu açıklamaktadır.
Bir insan, günah işlemesinden
dolayı karamsarlığa ve kötümserliğe
düşmemelidir. Ancak şöyle de
düşünmemelidir. 7/ Araf 169. “ Onların
ardından da ayetleri tahrif karşılığında
şu değersiz dünya malını alıp, nasıl
olsa bağışlanacağız diyerek, kitaba varis
olan birtakım kötü kimseler oldu.
Onlara ona benzer bir menfaat daha
gelse onu da alırlar. Peki , kitapta Allah
hakkında gerçekten başka bir şey
yapmayacaklarına dair onlardan söz
alınmamış mıydı ? Ve onlar kitaplarındakini
okumamışlar mıydı ? Ahret
yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır.
Hala aklınız ermiyor mu? Ve yine
29/ Ankebut 2.” İnsanlar, imtihandan
geçirilmeden, sadece İman ettik demeleriyle
bırakılıvereceklerini mi sandılar?
“ Yine 31 /Lokman 33.” Ey insanlar
Rabbinize karşı gelmekten sakının, ne
babanın evladına, ne evladın babası
namına bir şey ödeyemeyeceği günden
çekinin. Bilin ki, Allah’ın verdiği
söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi
aldatmasın ve şeytan, Allah’ın affına
güvendirerek sizi kandırmasın.“ gibi
ayetleri düşünerek devamlı ve ısrarlı
bir şekilde günah işlememelidirler.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla