Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar.” 2/ Bakara 176 “ O azabın sebebi, Allah’ın kitabı hak olarak indirilmiş olmasıdır. Kitapta ayrılığa düşenler elbette derin bir anlaşmazlığın içine düşenlerdir.” Allah ile birlikte, yanında başka yaratılmışlardan yardım beklemek onları (mezhepleri, tarikatları, cemaatleri, veli, evliya, yatır, şeyh, gavs, kutup) din kabul etmek, onların Allah gibi her yerde hazır olduklarına inanmak, Allah gibi gaybı, gizliyi bildiklerine inanmak, Allah gibi bağışlayıcı, yardım edici, şefaat edici, aracı, onların yüzü suyu hürmetine, hatırına Allah bizlerin duasını kabul eder bizi bağışlar, kurtarır, onlar olmadan Allaha kulluk yapılamaz, ulaşılamaz onlar Allah’la aramızda vesiledir demek ve inanmak, mezhep, tarikat kitaplarını Allah’ın dini gibi doğru, yanılmaz, çelişmez olarak kabul edip inanmak şirklerin en büyüğüdür. Onları ve yazdıkları kitaplarını Allah’ın kitabının sözünün önünde tutmak veya eşdeğerde kabul etmek, (bir konuyu, şu mezhebe göre, şu tarikata göre, şu alime göre, şu hadise, şu ilmihale göre şöyle demek ve inanmak doğru değil ve şirk olur. Allah’ın koymadığı ibadet türleri namaz çeşitleri üretmek, hacet namazı, istihare namazı, tesbih namazı, günün çeşitli zamanlarına, haftada, ayda şu kadar namaz kılınacak demek ve inanmak gibi bunları yapmak ve yapın diye zorlamak ortak koşmak anlamındadır. Allah bunun önünü 73/ Müzzemmil 20 ayetiyle kesiyor dinde ortağım yok diyor. 73/Müzzemmil 20 “Resulüm senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, bazen yarısını, bazen de üçte birini yatmadan ibadetle geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğunda böyle yaptığını Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü, ölçüp biçen Allah’tır. Allah sizin buna güç yetiremeyeceğinizi bildiği için sizi bağışladı. Artık Kurandan kolayınıza geleni okuyun, Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar olacak, bir kısmınız rızık aramak için yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır…” işte Allah, yarattığı kulunun ne yapacağını ve ne kadar Kuran okunacağını, ne kadar namaz, oruç, hac, zekat, sadaka ve diğer bütün ibadetleri ne kadar yapılacağını böylece açıklamış ve uyarmıştır. Demek ki birileri Allah’ın emri ile ve buyurduğu ibadetlerle yetinmiyor, şeytanın, nefsinin ve Allah dışında peydahlamış olduğu heva ve heveslerinin esiri olup bu yollarla Allah’a ortak yani şirk koşmuş oluyorlar. 5/ Maide 101 “ Ey iman edenler açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın. Eğer Kuran indirilirken din olmayanları sorarsanız açıklanır size din olur. Açıklanmadığına göre, Allah onları Kuran’da olmayanları din etmemiş ve affetmiştir. şunlar Kuran’da yok, bunları hadis, mezhep, tarikat, alimler, ulamalar koyar belirler demek ortak ve şirk koşmaktır. Çünkü 5/ Maide 3 “….Bugün size dininizi kemale erdirdim, size olan nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim….” Yine 6/Enam 115 “ Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır Allah’ın sözlerini Kuran yerine başka bir sözle değiştirmek, hadis, mezhep, tarikat, alim, ulema gibi değiştirecek hiçbir güç ve yetkili yoktur. Allah işiten ve bilendir.” 18/ Kehf 26 “….Allah, kendi hükümranlığına din koyuculuğuna kimseyi ortak etmez.” 18/Kehf 27 “ Rabbinin kitabından sana vahiy edileni oku. Onun kelimelerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. Allah’tan başka bir sığınak da bulamazsınız.” Allah’ın kitabı Allah adına adete bağırıyor ve uyarıyor, ayetler bunlar ve benzerleri. Ama inandım diyenler maalesef Kuran’ın Allah adına çağırısını duymamakta ısrar ediyorlar. Kuran iyi incelenir ve ayetler anlaşılırsa, Allah’a inanırlarken ne yazıktır ki, kendi düşüncelerini ve kutsallık verdikleri kişilerin sözlerini de din olarak kabul edip, Allah’ın gönderdiği dini az bulup, yetinmeyip dine ilaveler yaparak, onları da kendilerine din edinirler.

#kemalyavuz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla