Hatırı sayılır mahalli düzeyde bir makama seçilen Atom Çekirge İlk zamanlar koltuğa oturup mıntıkasında ve yönettiği Beladiye de olup bitenleri gözlemlemeye başlamış.                                                                                           

   Koltuğa oturur oturmaz etrafına şöyle bir bakmış ki başına seçildiği kurum da yüzlerce adam çalışıyor onlarca işçibaşı var çalışanlar harıl, harıl iş yapıyor, odasına işçi başlarının biri gelip biri gidiyor herkes ondan emir, talimat ve akıl alıyor bu onun çok hoşuna gitmiş.

İşçi başları ilk zamanda bizim Atom Çekirgenin söylediklerini ve istediklerini yapıyorlarmış gibi görünseler de çoğu zaman kendi bildiklerini okuyup kendilerin istediklerini yapıyorlarmış. İşler kendiliğinden yürüdüğü için Atom Çekirge bu durumu görmezden duymazdan geliyormuş.

Hatırı sayılır dostları geldiği zaman ilgili işçi başını çağırıp emirler yağdırıyormuş ama arkasından kimsenin isteği yerine gelmiyormuş.

Hatırı sayılır dostlar Atom Çekirgeye tekrar varıp isteklerinin yerine gelmediğini söyleseler de o ne yapalım mevzuat izin vermiyor diye işi geçiştirmeye çalışıyormuş.

Halbu ki aslında işçi başlarının çoğu kendisinin söylediklerini hiç dikkate almıyor kendi bildiğini yapıyormuş.

Ama bizimki bu duruma hiç ses çıkarmıyormuş. İşi oluruna bırakıp işçi başlarıyla iyi geçirmeye çalışıyormuş. Bu durum belli bir süre devam etmiş. Zamanla bazı işlerin yolunda gitmediğinin farkına varınca da işçi başlarının bir kısmını değiştirip yerlerine kendine itaat edecek isimler getirmiş.

Ama birkaç işçi başına yıllarca dokunamamış hatta bunlardan bazılarının emekliği geldiği halde emekliklerini bile isteyememiş.

    Emrindeki bir iki İşçi Başı varmış ki bunlara hiç dokunamamış onlar yıllarca bildiklerini okumaya istediklerini yapmaya devam etmişler. Atom Çekirgenin başında bulunduğu Beladiye keyfiyetle yönetilir hale gelmiş.

    O muhterem İşçi başlarından birisinin muhatap olduğu hizmet sektöründe çalışanlardan bazıları kendisinden hoşnut olmasa da bu allem gullem edip uzun yıllar aynı görevde kalmaya ve başında bulunduğu birimi babasının çiftliği gibi yönetmeye devam etmiş.

    Zaman, zaman atom çekirgeye konuyla ilgili şikayetler gitmiş olsa da o her şeyi duymazlıktan ve görmezlikten gelmiş.

     Çünkü o muhterem İşçi Başı durumu öyle idare ediyormuş ki kimse yaptığı keyfi işlerin farkına bile varamamış.

    Atom Çekirge de işin farkına varamadığı için o muhteremi şikayet edenleri pek galeye almamış.

Atom Çekirge aynı makama birkaç defa seçilmeyi başardığı için o Beladiye de yapılan yanlışlar pek göze çarpmamış.

Bazen zamanın gazetecilerinden çatlak sesler çıksa da o muhterem müdür bu işi kapatmayı çok iyi başarmış ve bugünlere gelinmiş.

   Ben burada o muhterem işçi başının yaptıklarını ve hayat hikayelerini yazacak değilim çünkü o bizim Atom Karınca dan pardon yine karıştırdım Atom Çekirge den aldığı emir ve talimatları yerine getiren ve işine geldiği gibi davranıp bunu da ağa böyle istedi diyecek kadar kurnaz birisiymiş.

Şimdi ben onun serüvenlerini yazsam bunu sayfalar almaz ve Atom Çekirge belki gazaba gelip onu görevden alabilir.

Zaten o beladiyede keyfince hareket edip istediğini yapan istemediğini yapmayan başka işçi başları da  varmış bunu o dönemde yaşayıp da bilmeyen yokmuş.

Kıymetli okurlarımın esas Atom Çekirgenin serüvenlerini dinlemek istediklerini bildiğim için alt kademede görev yapan işçi başlarının hikayelerini okuyarak zaman öldürmelerini istemiyorum.

    Hani birinci bölümün sonunda da belirtmiştim ya hikaye bu anlatmakla yazmakla bitmiyor bunun için bende hikayeleri bölerek zamana yaymayı daha uygun buldum (Devamı var)

   

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla