De ki: Allah, kötülüğü emretmez, Allah’a karşı
bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? “ Allah,
Peygamberleri ile insanlığa cevap veriyor, 43/Zuhruf
24 “Ben size babalarınızı üzerinde bulduğunuz
dinden daha doğrusunu getirmişsem yine mi bana
uymazsınız deyince, dediler ki, doğrusu biz sizinle
gönderilen şeyi/vahyi kabul etmiyoruz.” TAHKİK:
Gerçeğe uygun, karşı kavramları da dikkate alarak,
bilgi ve düşünceden geçirip, araştırarak bir
şeyin doğruluğunu ortaya çıkartmaktır. Bu yol
takip edilmezse, peşinen kabul edilen fikir/inanç/
düşünce ne olursa olsun, Kuran buna bilgisizlik,
körlük ve karanlık yol diyor. Bu yolu takip etmeyenlere
ve bedavacılara bakın Allah’ın cevabına, 43/
Zuhruf 40 “Resulüm, sağırlara sen mi işittireceksin,
körleri, sapıkları doğru yola sen mi ileteceksin.”
105. FİL ( ELEMTERE ) SURESİ.
Habeş hükümdarı Ebrehe, Yemen diyarını zapt
eder ve Payitahtını korumak için Kabe’ye karşı
bir Kilise yaptırır. Bu, maksadına, ulaşmak için
de, Kabe’yi, yıkmak üzere Mekke’ye doğru yürür.
Hz. Peygamberimizin, doğduğu yıldır bu yıl.
Ebrehe’nin büyük bir fil ordusu vardı. Savaşta,
bu filleri kullanıyordu ve fillerin büyüğü olan
MAMUT adını taşıyanına ise Ebrehe çok güveniyordu.
Mekke’yi, zapt edip, Kabe’yi, yıkmak için,
filleriyle gelince, fil bir türlü Kabe üzerine yürümüyor
ve yere diz çöküyordu. Başka taraflara koşarak,
gidiyordu. Tam, bu esnada, bir çok EBABİL
kuşu denen kuşlar, gökyüzünden, ağızlarında ki,
ayaklarında ki taşları Ebrehe’nin askerleri üzerine
atıyorlardı. Bu taşlar, askerleri ya öldürüyor, veya
bir tür hastalığa sebep oluyordu. Bazı askerler
de, Yemene kaçtılar. Ebrehe de, hasta bir halde,
Yemen den Sana’ya kaçtı orada hastalıktan dolayı
öldü.
Ebrehe ordusu, Mekke’yi kuşattığı zaman kentin
idaresi, Hz. Peygamber’in dedesi Abdülmuttalip’in
idaresindeydi. Mekke’ye, yaklaşan Ebrehe’yi
durdurmak ve aldığı mal ve develeri tekrar istemek
için, Abdülmuttalip, Ebrehe’den, askerlerin
el koyduğu deve sürülerini geri vermesini talep
eder. Bu isteğe, Ebrehe güler ve sen ne biçim
adamsın, ben koca Kabe’yi yıkmaya gelmişim,
sen Kabe’yi yıktırmayacağın yerde, gelmiş benden
develeri istiyorsun der. Abdülmuttalip de şöyle
söyler. Ben, sahip olduğum develeri, korumakla
görevliyim. Kabe’ye, gelince, o’nu, sahibi olan,
kudret koruyacaktır der.
Hakikaten, Kabe’nin, sahibi olan Allah, Kabe’yi
korumuş ve Ebre’he ordusu hezimete uğrayarak
perişan olmuştur. Ebre’he ordusunu helak eden,
Ebabil kuşlarının attığı taşların esas mahiyeti neydi?
İbn İshak ölümü 151/768. Şöyle bir nakil yapar.
Arap topraklarında, kızamık ve çiçek hastalığının
ilk defa, Ebre’he ordusunun baskını sırasında
görüldüğünü söylüyor. Mısırlı müfessir Muhammed
Abduh ölümü 1905, İse Ebabil kuşlarının attığı
taşlar, çeşitli mikropları sembolize etmektedir
der. Sure, yine bizlere şu bilgileri de hatırlatıyor.
Ahlaksız ve egemen gücün, her çağda, ben güçlüyüm
o zaman ben kaklıyım mantığının doğru
olamayacağını, en büyük olan filin, büyük ama
haksızlığı, Ebabil kuşunun da küçük ama haklı
olmayı temsil ettiğini açıklar ve güce güvenmenin,
her ahlaksızlığın er veya geç yıkılacağını, zalimliğe,
güce güvenilmemesini bize hatırlatıyor.

#kemalyavuz

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla