Dün iş yerinden arkadaşımızın annesine araba çarpmıştı. Arkadaşım beni aradı annesinin trafik kazasında yaralandığını ve kendisinin Eğitim ve Araştırma Hastanesine gideceğini söyledi ve teli kapattı. Ben tabi haberi alır almaz iş yerinden nasıl çıktığımı bilmeyerek hastaneye gitti. Travma bölümünde olduğunu söylediler hastanın. Sonrasında hastamızı kendimiz sedyeye yatırdık. Bekliyoruz ki bir doktor gelsin ilgilensin, baksın, yüzündeki yaralara pansuman yapsın. Ama biz hastamızı yine kendimiz aldık, tomografi odasına götürdük. Sorumlu kimse gelsin diye bekliyoruz. Uzun bir süre bekledikten sonra hasta yakınları tarafından bu duruma tepki gösterildi. Alnı yaralı, araba çarpmış birinin bu denli bekletilmesine. Sonrasında oradaki kadın hemşire benim işim değil ama ben yardım etmeye çalışıyorum diyerek tomografiyi çekti. Sonrasında aslında o görevin o kadına ait olduğunu öğrendik .

Tomografimize de zar zor çektik ve koridorda hastamız sedye de bizde yanında bekliyoruz. Birisi gelip bir şey desin. Yani şunu yapın şuraya gidin. Sonra bir kişi burada doktor yok mu, neden kimse hastayla ilgilenmiyor deyince oradan mesleğinin başında belki de çaylak bir genç delikanlı doktor “hastamıza baktık, sonuçları temiz bir şeyi yok dedi. “Güzel kardeşim, bir şeyi var ya da yok. O kadının eli yüzü kan içindeyken sen nasıl böyle pervasızca konuşabiliyorsun. Bundan bir ay önce bende evde burnumun üzerine düştüm. Ve burnumda kanama ve yüzümün bazı noktalarında zedelenme olmuştu. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesine gittim. Hemen oradaki doktorlarımız, hemşirelerimiz, yüzümdeki kanı temizledi. İğne yaptılar, tomografi, röntgene götürdüler. Sağolsunlar, güzelde ilgilendiler. Şimdi buradakilerde devletin doktoru sende devletin doktorun. O da bana diyebilirdi bir şeyin yok gidebilirsin. Peki, hasta yüzündeki yaralara pansuman yapılmadan nereye gidebilir? Hasta bunu kendi evinde kendi yapacaksa senin orada ne işin var? Ettiğiniz yemine ne kadar bağlı kalıyorsunuz meslek hayatınızda. Hipokrat yemininde diyor ki “ Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.”sizin gibi mesleğinin başında olan insanların bu yemine en başta sadık kalamamınızı ve saflığını kaybetmeniz çok üzücü.

Şimdi, bu olay duyulduğu zaman ipe un sereceksiniz. Birbirinizi tutacaksınız, gariban vatandaşa suçu atacaksınız. Bu sadece bu hastane de böyle değil. Birçok devlet hastanesinde durumlar bu şekilde. Ya sizi zorla gelin doktor yapalım, milleti muayene edin diyen yok. Siz neyin kafasını yaşıyorsunuz? Sağlık görevlisi olmak için yıllarca aranızda ter dökenler var. Verdiğiniz hizmet, bu şekilde mi olmalı? Birilerini muayene etmek zorunuza gidiyorsa bırakın işini adam gibi yapacaklara teslim edin. Milyonlarca sağlık okullarından mezun öğrenciler atama bekliyor. En azından bulunduğunuz kurumun adını kirletmeyin. Benim, halkımın verdiği vergilerle paralarla sen kime neyin havasını atıyorsun. Sen doktorsun, ve çizik bile olsa sana gelenle sen ilgilenmek zorundasın. Olduğun yerde facebook’ta ınstagramda, uğraşmayı bırakıp işinle ilgileneceksin. Ve yatağa yattığında bugünde bitti ohh, demek yerine bugünde bitti bir can kurtardım bir gönül kazandım diyerek kendini takdir etmen lazım.

Siz sağlık mensupları için belki burun kanaması, baş çarpması, travmalar hafif olabilir hatta kategoride bile olmayabilir ama karşındaki insanın hastaya verdiği önem, değer, onu kaybetme korkusu hiçbir şeyle karşılaştırılamaz. Çocuğa araba çarpmıştır hiçbir şeyi yoktur ama siz onu annesine sorun bir de. O kadını sakinleştirmekte sizin göreviniz. Al götür bir şeyi yok demek sizin haddiniz değil. Ve birçok kişi ülkemizde sağlık çalışanlarının kararları ve uygulamaları sonucu hayatını yitiriyor. Ve hiç kimse çıkıp benim hatam demiyor. Sağlık Bakanlığı da üzerine gitmiyor adam öldüğüyle kalıyor o katiller hala görevini yapmaya devam ediyor.

Sağlık Bakanlığı yetkililerine ve ilimizde bu konularda yetkili olan tüm bireylere sesleniyorum. Sizlerde sağlık çalışanlarısınız. Bu şekilde al maaşı salla başını diyen, ettiği yemine sadakatini bozmuş doktorları lütfen halkımızın hizmetine sunmayın. Teftişler yapın, polislerin otobüslerde uyguladı sistemi sizde sağlık çalışanlarınıza uygulayın. Gidin sıradan vatandaş gibi hastanelere. Bakın vaziyetlere… Övündüğünüz sağlık sisteminin işleyişine bakın.

İçlerinde mesleğini en güzel şekilde icra eden doktorlarımız var. Onlara asla hiçbir şekilde lafım yok. Allah onlardan razı olsun. Bu olayda bizlere yardımcı olan Dr. Yücel Mendil’e de ayrıca teşekkür ediyorum. Sağolsun  geldi ilgilendi. O doktorumuz bir şey mi kaybetti hayır. Ama mesleğinin yüz karası bu şekildeki insanları da Allaha havale ediyoruz. Yaşadığım bizzat şahit olduğum bir olaydı Siz okurlarımızla paylaşmak istedim.

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla