Her geçen saniye giden ömürden

Zaman dediğin şey keskin demirden

Bir yıl daha gitti garip ömrümden

Bilmem ağlasam mı yoksa gülsem mi?

 

Sevinçli her gününde yakarsın kına

Su taşırsın hayat değirmenin arkına

Ömür geçer gider varamazsın farkına

Bilmem ağlasam mı yoksa gülsem mi?

 

Gün günü kovalar günler de ayı

Aylar da yıl olur daima çoğalır sayı

Her geçen yıl alır ömrümden payı

Bilmem ağlasam mı yoksa gülsem mi?

 

Bir yıl geçti diye seviniriz her zaman

Her gün vücudundan çekiliyor can

Ecel geldiği an dinlemez aman

Bilmem ağlasam mı yoksa gülsem mi?

 

Bülbül gül dalında durmadan öter

Gül açar gül solar ömrü de biter

Ocağın yanarsa ki dumanın tüter

Bilmem ağlasam mı yoksa gülsem mi?

 

Bir ömürden her gün verirsin fire

Yorganı yakarsın ama yanmaz ki pire

Bir de sevinirsin giden ömür e

Bilmem ağlasam mı yoksa gülsem mi?

 

Bir yıl üç yüz atmış beş gün altı saattir

En kıymetli varlık ise sağlık sıhhattir

Ömrü boş geçirmek de bir cinayettir

Bilmem ağlasam mı yoksa gülsem mi?

 

Bilesin ki ömür kula haktan hediye

Hak bizi yaratmış beni tanısın diye

Sevinirsin günler geçiyor diye

Bilmem ağlasam mı yoksa gülsem mi?

 

Yılbaşı gelince insanlar olur dört köşe

Çalgı çalar çengi oynar herkes pürneşe

Ömür tükeniyor acep nedir bu neşe

Bilmem ağlasam mı yoksa gülsem mi?

 

Kadir Mevla böyle yapmış bizim yapıyı

Bir gün bir fırtına eser yıkar koca çatıyı

İşte ecel geldi çaldı bizim altın kapıyı

Bilmem ağlasam mı yoksa gülsem mi?

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla