İnsanlar özellikle Müslüman’ım diyenler, atalarından duyduklarını, gördüklerini tabiî ki Kur’an’ın doğrularıyla değiştirmelidirler.
Yalnız unutulmaması gereken husus şudur. Tarih boyunca başka kavim, millet ve toplumlar söz konusu edilerek indirilmiş olan ayetler, yalnızca bahsi geçen milletleri muhatap almamaktadır. O kavimlerin, Miletlerin yaptıklarından dolayı uyarılmaları, aynı yanlışlıkları yapan sonra ki kavim ve milletleri de uyarmaktadır. Hiçbir ayet yoktur ki, kıyamete kadar kendisini ilgilendirmeyen insan ve toplum bulunmasın. Çünkü ayetler kişisel değil, düşünce ve amellerle, imanla ilgilidir.
Esasa bakıldığı zaman, Hz. Peygamber de Kur’an Müslümanıdır, yani İslam’ı Kur’an’dan öğrenmiştir. Kur’an’ı ahlak edinmiştir. Yoksa Hz. Peygamber din koycu değilken, biz mi din koymaya kalkışacağız? Bizler dine uyma durumunda bulunan kimseleriz.
Yüce Allah Kur’an da kimlerin inkâra düşüp Allah’ı yalanladığını söylemişse, onların tümünün yalancı ve yalanlayıcı olduğunu da bildirmiştir. Yalanlamak eğer Allah’a karşı ise bunun adının İslam da küfür olduğu açıktır. Allah’ı yalanlamak, Allah’ın söylediği herhangi bir şeyin gerçek olmadığını söylemek, ya da yine Allah’ın bildirdiği bir gerçeğe karşı, başka bir şeyi gerçekmiş gibi ortaya koymaktır. Allah ben varım ve benim eşim, ortağım, oğlum, çocuğum yoktur demesine rağmen, bazı insanlar, İsa Allah’ın oğludur demek suretiyle, diğer bazıları Üzeyir Allah’ın oğludur demeleri yüzünden yalanlayıp kâfir oldular. Bunun sebebi de, Allah ortağım, oğlum yok derken, bu gerçeğin karşısına kendilerine gönderilen Peygamber-leri Allah’a ortak koşup yalanlayarak, Peygamberleri oğul olarak belirtip inanıp küfre düştüler.
Küfür ve yalanlama yalnız Allah’a eş ortak isnat etmek değildir. Allah’ın var dediğine yok demek, Allah’ı yalanlayıp küfre düşmek olduğu gibi, Allah’ın yok dediğine var, demekte onu yalanlamak ve küfre düşmektir. Öldükten sonra dirilme yoktur demekle, Allah yoktur demek arasında fark yoktur. İçki helaldir demekle, namaz farz değildir demekte aynıdır. İsa, Üzeyir Allah’ın oğlu demekle, gaybı Allah’dan başkaları da bilir demek ve yalanlamak küfre düşmektir.
Hüküm sahibi olan yalnız Allah değildir demekle, bizler de hüküm sahibiyiz, biz de hüküm koyarız demek inkâr ve yalanlamaktır. Şefaat yalnız ve tümden Allah’ındır diyen Allah’a karşı, bizler de şefaat ederiz demek ve ya Allah’ın dışında şefaatçiler kabul etmek yalanlama ve inkârdır.
Rabbine karşı yalanlama insan için bir kişilik bozukluğudur. Allah’ı yalanlamak geleneksel kültürde örneğin İsa Allah’ın oğludur gibi sözler bilinen gerçeklerdir. Fakat bunların dışındakilerin küfür olmayacağı zannı veriliyor. Mesela gaybı bazı âlimlerin, tarikat inancında şeyh, kutup gibilerin bileceğine ve ya şefaatin şeyh, kutup, sultan, üstad gibilerin yapacağına ve halkı kurtaracağına inanılıyor ki, bunlar şirk, yalanlama ve küfürdür. Yavuz hırsızın ev sahibini bastırdığı gibi bu inanca ve şirke düşenler Allah’ı yalanlamış ve küfre düşmüşlerdir.
“Yoksa onlar Allah’dan başkasını şefaatçiler mi edindiler? De ki: Onlar hiç bir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi şefaatçiler edineceksiniz?” (39/Zümer 43)
“De ki: Bütün şefaat yalnız Allah’ın’dır.” (39/Zümer 44)
“Onlar için Rablerinden başka ne bir dost (veli, evliya) vardır, ne de bir şefaatçi vardır.” (6/Enam 51)
“O nefis için Allah’dan başka ne dost (veli, evliya) vardır, ne de şefaaçi vardır” (6/Enam 70)
“Allah’dan başka ne bir dost veli, ne de şefaatçiniz vardır.” (32/Secde 4)
“Cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygamber’e yakışır, ne de inananlara.” (9/Tevbe 113)
“Hüküm ancak Allah’ın’dır. Allah hakkı anlatır ve Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.” (6/Enam 57)
“Bilesiniz ki hüküm (din koyucu) yalınız Allah’tır.” (6/Enam 62)
“Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şey de hüküm vermek (din koymak) Allah’a mahsustur.” (42/ Şüra 10)
“İnsanlar arasında, din de anlaşmazlığa düştükleri konularda hüküm (din belirleme) vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da gönderdi” (2/Bakara 213)
“Yoksa onlar Allah’dan başka dostlar evliyalar mı edindiler? Hâlbuki dost, veli yalnız Allah’tır.” (42/Şura 9)
“Allah’dan başka dost (veli, evliya) edinenleri Allah daima gözetlemektedir.

#kemalyavuz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla