Allah Resulünün vefatıyla, Ebu Bekir ve Ömer den sonra, Emevi ve Abbasi yöneticilerinin müdahalesiyle, doğru din anlayışı, atalar dinine çevrilmiş, zamanın hükmedenleri işlerine gelen şekliyle değiştirmeler yapmışlardır. Bu, bugün de yapılıyor, yarında yapılacak, gelecekte de yapılacaktır. Bu iş yapılırken ne yazıktır ki, Peygamberimizin adı kullanılarak yapılıyor, peygamber şöyle dedi, demiş gibi ifadelerle yol açılıyor ve devamı malum arkadan, mezhep, tarikat, cemaat, alim, ulema, tefsir, hadis kitapları, ilmihaller ve bunlar gibi pek çok dinin ortağı konumuna getirilen şeyler ortaya çıkartılmıştır.
6/Enam 57, “ De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile/dine dayanıyorum. Siz ise onu yalanlıyorsunuz, çabucak gelmesini istediğiniz azap benim yanımda değildir. Dinde hüküm yalnız Allah’ındır, Allah hakkı anlatır ve Allah doğru hüküm/din koyanların/verenlerin en hayırlısıdır.” 6/Enam 114, “De ki: din konusun da Allah’tan başka bir hakem mi arayacağım, halbuki size kitabı açık olarak indiren Allah’tır. Kendilerine, kitap verdiğimiz kimseler, Kuran’ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma.” Enam 62, “ …Bilesiniz ki, din de hüküm koyma/verme yalnız Allah’ındır, O hesap görenlerin en çabuğudur.” Peki, peygamberler ve insanlar nasıl hüküm ve fetva verirler bunun cevabını da Allah yine Ayetle belirliyor. 2/ Bakara 213, “İnsanlar bir tek ümmetti, sonra Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak peygamberleri gönderdi. İnsanlar arasında, anlaşmazlığa düştükleri konularda hüküm vermeleri için onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da gönderdi. Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller geldikten sonra aralarındaki kıskançlık/çekememezlik yüzünden dinde anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenlere, üzerinde ihtilafa/görüş ayrılığına düştükleri gerçeği izniyle gösterdi. Allah, dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.” Allah bu ayette Peygamberin ve insanların, Kuran’dan fetva verebileceklerini açıklıyor, bunun dışında başka yerlerden, kafadan, mezheplerden, tarikatlardan, alim ulemadan fetva verilemez. Onlar, ancak, Allah’ın Kuran’da açıkladığı konuları iyi anlayıp anlatırlar. 42/Şura 10, “ Dinde ayrılığa düştüğünüz herhangi bir konuda hüküm vermek yalnız Allah’a aittir. İşte bu Allah benim Rabbimdir, O’na dayandım ve güvenir O’na yönelirim.” Daha pek çok ayet var bu konuyla ilgili.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla