Tahrim suresinde, Peygamberin sadece kendisine bir şeyi haramlaştırması bile yasaklanırken, diğer insanlara ilave haram, helal ve dine ekleme yapılması var demek, şu mezhebe göre şöyle, bu mezhebe göre böyle, şu alime ve ulemaya göre şu şekildir demek Kuran’a ve Allah’a kafa tutup ayaklaşma değil de nedir? 66/ Tahrim 1. “ Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah’ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun. Allah, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.” Şimdi bunu, yani dinin kaynağı Kuran deyip yanına da sünnet icma diye savunan ve inanan zihniyet, bu ayetlerden haberi mi yok, yoksa acaba kasıtlımı yapılıyor, bunu Müslüman’ım diyen insanların düşünüp akıl etmesi gerekmiyor mu acaba? Hatta, 93/ Duha 7. “ Seni şaşırmış bulup ta doğru yola iletmedi mi?” yine 42/ Şura 52. “ İşte böylece sana da emrimizle Kuran’ı vahiy ettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz Kuran’ı kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz k, sen doğru bir yolu göstermektesin.” Hiç şüphesiz bu ayetler, hurafecilerin söylemleriyle çelişmekte ve hurafecileri yalanlamaktadır. Bu ayetler Peygambere Kuran’ın bir benzeri, mislinin verildiği izahları da Kuran’a ters ve çelişen izahlardır. 2/Bakara 79. “ Kitabı kendi elleriyle yazıp sonrada az bir değer karşılığında satmak için bu Allah katındandır diyenlere yazıklar olsun, vay elleriyle yazdıklarından dolayı onlara, vay kazanmakta olduklarına.” Onların delili nedir?
ZÜBÜRLERİNİ DİNİN KAYNAĞI
SAYMAK.
Zübür: Zebür kelimesinin çoğulu, güvenilir, kutsal kitaptır. Ancak bir kitabın kutsal olması, ancak Allah’ın tespitiyle mümkün olur. Allah bazı Peygamberlerine özellikle de Hz. Davud’a gönderdiği kitaba Zebür demiştir. 17/ İsra 55. “… Ve ateyna Davud’a Zebür’a : Davuda da Zebür’ü verdik.” 16/ Nahl 44. “ Bilbeyyinati vezZübüri , Apaçık mucizeler ve kitaplarla ( Zübür ) insanları kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Zikri Kuran’ı indirdik.” Ayetlerde de belirtildiği gibi, eğer buyruk Allah’tan ise tamam, yok insanlardan ise buna da Allah, uydurulmuş zübür diyor. Bu şöyle oluyor, önce hakikati parçalayıp, sonra da elindeki parça ile övünmek. Hal bu ki parçalanan hakikat, hakikat olma özelliğini kaybeder. 23/ Mümin’un 53. “Ne var ki, insanlar kendi aralarındaki işlerini parça, parça böldüler ve her gurup kendilerinde ki bulunan Zübür’le ( fikir, görüş ve davranış ) sevinip övünmektedirler.” Ayrıca diğer bir surede Zübür yerine Hizb kullanılıyor. 30/ Rum 32. “Küllü Hızbi, Dinlerini parçalayan ve bölük, bölük olanlardan olmayın, bunlardan her fırka, gurup, kendilerinde olan ile övünmektedirler.” 6/ Enam 159. “ Dinlerini parça, parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yokur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır, ( hesap vermeye ) sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.” Bu ayetler bizlere, bir toplum veya millette Kuran dışında tartışma üstü kitap, Peygamber dışında tartışma üstü kişi varsa, o toplum ve millet isterse Müslüman’ım desin, bütün insanlar onu Müslüman saysın, nüfus kağıdında İslam yazsın İslam dışı kalır. Bununla da kalmaz, Kuran’ın açık beyanlarına göre müşrik sayılır. Ne yazıktır ki, İslam dünyasının büyük bir kısmı ve bizim ülkemiz Türkiye böyle bir şirk felaketinin kucağına düşmüş durumdadır. Kuran’ın yanında, Kuran’dan başka tartışılmaz kitap kabul etmek şirki gerektirir. Mesela, hadis kitapları, mezhep görüşleri, alim ulema bunların başında gelmektedir. Bunların zübürleri ne yazıktır ki dinin öğretileri arasında Kuran’dan ilerde tutulup rağbet görmektedir. Her hizip, tarikat ve mezhep kendi görüş ve zübürlerini dinin tartışılmaz kitabı ve görüşü olarak takdim etmekte, toz kondurmamakta, eleştiriye tabi tutanları kafir veya zındık gibi sözlerle ilan ediyorlar. Bütün İslam dünyasının ve Türkiye Müslümanlarının bu yanlıştan dönüp tövbeleri gerekir.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla