‘Dost acı söyleyen değildir, acıyı tatlı söyleyendir.’ demiş Mevlana bildiğimizin tam aksine. Hani o bilinen ‘Dost acı söyler lafı üzerine.’ Hiç dost acı söyler mi? Dost dostu hiç üzer mi? Dost dediğin neye ne kadar üzülürsün bilir, dost dediğin seni bilir. Gerçek ne olursa olsun tatlı tatlı söyler dost, elinden geldiği kadar seni üzmeden, kırmadan.

..

Şimdi burada değineceğim konu dostluk. Zira benim öyle güzel dostlarım, dostluklarım var ki. ‘Acaba var mı böyle dostluklar?’ diye soranlara en net cevap bendedir sanırım. Çünkü kıskanılası dostluklar bende, çünkü gerçekten Allah beni bugüne kadar bir sürü güzel dostla, yoldaşla karşılaştırdı. Ben bir süre önce Konya’dan geldim buraya tüm yüreğimi orda bırakarak. Öyle güzel dostlarım, dosttan da öte kardeşlerim vardı ki orada benim, hepsinin yeri ayrı hepsini korkunç özlüyorum. Kardeşim diyorum onlara çünkü gerçekten kardeşlerim. Daha bir gün yalnız bırakmadılar beni burada. Ellerini üzerimden hiç eksik etmediler varlıklarına sonsuz şükrettiklerim ..

Çok günler beraberdik, çok güldük, çok ağladık. Ekmeğimizi bölüştük, paramızı bölüştük, derdimizi sevincimizi bölüştük. Ders çalışmaya giderdik can dostumla. Genelde paramız olmazdı ikimiz de çalışmıyorduk. E ailemizden de isteyebilen insanlar değiliz, fakir ama gururlu tabiri tam da bize uygunmuş hani.. Ben evden tost getirirdim o da annesinin dolaba attığı poğaçalardan bize göre koyar getirirdi. Çimlerin üstüne oturur hem ders çalışırdık hem yerdik. Karnımızı doyurduktan sonra da tekrar kütüphaneye geçer daha bir odaklanırdık ders çalışmaya. Çıkışta yine bir banka ya da çimlerin üstüne oturur dertleşirdik, ağlardık, gülerdik. Evim merkezdeydi genelde arkadaşlarım bana gelirdi. Sıkıntısı olan, o gün kederli olan gelirdi atardı kendini benim yatağın üstüne ağlardı. Sırf kendilerini atıp ağlaması kolay oluyor diye yatağımın yerini değiştirmiştim. Ağlamasın benim kardeşlerim diye. Sanki o tarafa atmayacaklardı, ağlamayacaklardı.. Dost demek acıyı da bölüşmek, birazcık da olsa hafifletmek demek. Biz acıya da tatlı tatlı birlikte ağladık. Biz gerçekten Mevlana’nın bahsettiği o güzel dostlukları yaşadık. Anlatılır, anlatılmaz onca şey var ki yaşadığımız. 2 yıl oldu dostlarımdan bedenen uzaklara düşeli ama biz yine aynıyız yine aynıyız. Üstünlüğün madde olmadığının kanıtını yaşadım şu kısacık ömrümde.

Hayatın en büyük hediyesi gerçek dostluktur ve ben bunu kazandım.

#selmakösedağ

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla