Dua ettim zanneder ama, eline de bir
sevap geçmez aldanır. 40/Mümin 60,
“Rabbiniz şöyle buyurdu, Bana dua
edin kabul edeyim, Çünkü Bana ibadeti
bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak
cehenneme gireceklerdir.”
13/Rad 14, “El açıp yalvarmaya layık
olan ancak Allah’tır, Allah’ın yanında
el açıp dua ettikleri onların isteklerini
hiçbir şeyle karşılayamazlar.
Onlar ancak ağzına gelsin diye suya
doğru iki avucunu açan kimse gibidir.
Halbuki, suyu ağzına götürmedikçe, su
onun ağzına girecek değildir. İnkarcıların
duası, kuşkusuz hedefini şaşırmıştır.”
22/Hac 12, “Onlar, Allah’la
birlikte, kendisine ne faydası, ne de
zararı dokunacak olan şeylere yalvarıp
dua eder. Bu, haktan büsbütün uzak
olan sapıklığın ta kendisidir.” 22/Hac
13, “Onlar, akla zararı faydasından
daha yakın olan bir varlığa yalvarır.
O, yalvardığı, ne kötü bir yardımcı,
ne kötü bir dosttur.” Peygamberimizin
de şöyle dua ettiği rivayet
ediliyor. ”Allah’ım, bize dünyada da,
ahrette de iyilik ve güzellik ver, bizi
cehennem azabından koru.” “Allah’ım,
faydasız ilimden, acizlikten, tembellikten,
korkaklıktan, zulmetmekten ve
zulme uğramaktan sana sığınırım.”
Kuran’a göre dua eden insan, basiretli
ve bilinçli olmalıdır. Açık sözlü, samimi
olup, kimden neyi istediğini iyi
bilmelidir. Her önüne gelenden veya
getirilenden asla dua istenmez. Yani
beni bağışla, affet ve kurtar denemez.
Kuran, dua üzerinden yol gösterirken,
kendisine uyulmasını istiyor, canlı ve
cansız varlıkların, yüzü suyu hürmetine,
Allah’ım bizleri kurtar denmez, Allah
yanında/katında bizi kurtarır veya
kurtaracak diye inanılmamalıdır. Bunu
iyi anlayıp kavrayarak yaptığımız ve
yapacağımız ameller boşa gitmesin.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla