Kur’an’ı ana kaynağından okuyup anlamayanlar,  doğru bilgiye sahip olamıyor. Bilgisiz kalınca başka kitapları okuyorlar veya çeşitli insanları dinliyorlar. İşte o zaman da bazı kitaplar hurafelerle dolu olduğu için sapıtıyorlar. Sapıtmamak için Kur’an meallerini Türkçe anlamını düşünerek,  anlayarak okusunlar. Kur’an insanları doğru yola ulaştıracaktır.

Zümer 36:  “Allah kuluna kâfi değil mi?  Yetmiyor mu?”

Nahl. 74: “Allah’a birtakım benzerler icat etmeyin,  Allah bilir,  siz bilemezsiniz.” de.

Peygamber’imiz “Ümmetim adına en çok korktuğum şey sinsi maskeli şirktir” buyurmuştur.

Hz. Peygamber’imizin hayatı,  bu şirk inancını aracılık sayılan veliden, evliyadan, şeyh ten, efendilerden yardım ve himmet beklemeyi kovmakla, defetmekle, uzaklaştırmakla geçmiştir. Ayetler ortada. Hz. Peygamber’in mücadelesi ve hadis olan sözleri ortada. Bunların dışında Hz. Peygamber’imiz ayetle çelişen söz söylemez. , söylese Allah’ın emri ile karşı karşıya gelir, Bunu Hz. Peygamber’e biz diyemeyiz. Diğer taraftan söylediği bir sözün zıddı olan bir söz de söylemez. Bunları Hz. Peygamber’e yakıştıranlar hesabını ve vabalini verirler. Böyle bir imanda olmaz ve olamaz.

Bizim Kur’an’dan ve Hz. Peygamber’den öğrendiğimiz şudur. İslam dininin tek sahibi yüce Allah’ımızdır. Dinin hem koyucusu hem de koruyucusudur. Ne söylemişse kıyamete kadar o söz geçerlidir. Eski söylediğini yalanlayıcı ve onu tamamlayıcı sözü olmaz. Biz özü ve sözü bir,  ne yaptığını ne söylediğini bilen,  önceyi ve sonrayı bilen, planlayıcı eksiği olmayan,  unutmayan, gizli ve açıkta olanı bilen bir Allah’a ve Allah’tan aldığı emirleri eksiksiz ve fazlasız insanlara tebliğ eden, özüyle, sözüyle Allah’ın emrinde olan bir Peygamber’e inanırız. Hiç bir insan da Allah’ın gönderdiği dinde eksiklik aramasın ve Allah yerine iş görmeye ve din kuralı koymaya kalkışmasın. Kalkışırsa şu ayetle karşı karşıya kalır.

Şüra 21:Yoksa onların Allah’ın izin vermediği bir dini getiren ortakları mı var?  Eğer erteleme sözü olmasaydı derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz zalimlere can yakıcı bir azap vardır.”

Enam 38: “Biz o kitap ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.”

Enam 114: “De ki Allah’tan başka bir hüküm koyucu hakem mi arayacağım?  Hâlbuki size kitabı açık olarak indiren Allah’tır”

Enam 116: “Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan sizi Allah’ın yolundan sapıtırlar. Onlar zandan başka bir şeye tabi olmaz,  yalandan başka söz de söylemezler.”

İnsanlar şöyle zorlanıyor ve kandırılıyor:  Eğer Allah’a yaklaşmak istiyorsanız, bazılarının elini alacaksınız gönlünü alacaksınız. Hatta ayağını öpüp rızasını temin edeceksiniz. Allah’a vasıtasız nasıl gideceksiniz?  Bir valiye çıkarken nasıl koruması varsa veya dereyi geçmek için köprüye ihtiyaç varsa vesile olmadan Allah’a gidemezsiniz gibi görünüşte doğru gibi ama İslam’a göre yanlış olan bu görüş ve fikirlerle Müslümanlar baskı altında tutuluyor.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla