Hata yapmak biz insanlara mahsus’dur. Hatayı bazen Allah’a karşı, bazen de insanlara yaparız.Nefsimizden,egolarımızdan ve kirli düşüncelerimizden dolayı olumsuz davranışlar için de olabiliriz.Bencilliğimiz paylaşmaya engel teşkil edebilmektedir.Madde ve para hırsımız, maneviyatımızın önüne kapkara bir duvar örmüş olabilir.Vesveseye kapılıp ruhumuzu karanlık bir zindana hapsedebiliriz.Bütün bu hususlar insanoğlunun eksikliğinden dolayı yaptığı ve yapabileceği yanlış tutumlardır.

Bu sıkıntıların her biri insanı hayatı boyunca hata ve günaha sürükleyebilir.Ancak bunlardan kurtulabilmek ve arınabilmek için bir fırsatımız var: Ramazan’ı Şerif.

Bütün samimiyeti ve ihtişamıyla gelen ramazan.Huzur ve bereketin kaynağı,maneviyatın hat safha da yaşandığı muhteşem zaman.Yoksulun umutla beklediği,bereketinin üzerimize yağmur gibi yağdığı, onbir ayın sultanı.Öyle bir sultan ki,yeryüzünde ki herkese yetebilecek ihlasa sahip.Yaşlılarımızın nerede o eski ramazanlar? Diyerek ah çektiği, geçmiş güzellikleri hatırlatan bir vakit.Onbir ayın; sultanım,yarim diyerek önünde eğildiği sevgilisi. İftar saati sofra etrafın da ezanın okunmasını bekleyen müslüman’ın sabır kaynağı. Küçük bir çocuğun, başında,ortasında ve sonunda ilk defa tuttuğu,orucun aç kalmak değil,arınmak ve saflaşmak olduğunu idrak ettiği mübarek ay.

Vesvese,kötü düşünce,nefs,kin,nefret gibi bütün olumsuzluklar beynimizde yani düşüncelerimiz de dir.Zihnimiz de ki bu negatif olgular bizim enerjimizi ve davranışımızı da olumsuz yönde etkilemektedir.Ayrıca bedenimize de zarar verir,acı sonuçlara sürükler. En büyük acıyı da ruhumuza yaşatır,hayatı bize zehir eder.Ama bunlardan kurtulmak,arınmak için Allah bizlere başka bir organ bahşetmiştir: Kalp!

Öyle muhteşem bir organ ki; sonsuz sevgiyle ve merhametle dolu.Barındırdığı sevgi ve merhameti,ölçebilmemiz,tartabilmemiz ne mümkün?

İşte zihnimiz de ki bütün kötü düşünce duyguları kalbimiz de ki sevgiyle temizleyebiliriz. Yoksulun ve mahzunun derdine merhamet sürdüğümüzde arınabiliriz. Kalbimiz de saklı olan sevgi ve merhameti açığa çıkarmak için fırsattır ramazan.Barındırdığı ihlas ve hidayet arındırır bizi bütün kötülükten.Yaşattığı muhteşem maneviyat kurtarır bizi günah çukurundan. Garibin gözün de ki mahzunluğu fark ettirir ve bu sayede dert ediniriz kendimize. Orucun,iftarın ve sahurun güzellikleri öğretir bize saflığı,temizliği. Oruç sayesinde anlarız açın halini, paylaşmanın vermiş olduğu mutluluğu.Ve bu mutlulukla temizleriz zihnimiz de ki kin ve nefreti.

Hep sorarız ya; Neden mutlu olamıyorum? Mutluluk nerede? Nasıl mutlu ve huzurlu olabilirim?

Mutluluk; uzakta değil yakında, dışarıda değil içinizde, kalbinizin tam ortasında. İhlasla ve samimiyetle tutulan oruçta. Huşu için de kılınan namaz da. Zaaf ve acz için de,yalvarırcasına yapılan dua da dır.Maneviyatımızın zirveye çıktığı bu pik dönemi çok güzel değerlendirerek, günahlarımızdan, hatalarımızdan ve kötü huylarımızdan vazgeçip kurtulabileceğimiz bir fırsattır ramazan. Sayesin de kazanabiliriz güzel huy ve ahlakı; hatta yaşam tarzımız haline bile getirebiliriz. Arınmak, temizlenmek ve tövbe için fırsattır inançlı olana. Nasıl ki? Ramazanın, orucun sonu bayram, günahlardan ve hatalardan tövbe ederek arınıp güzel ahlaka sahip olmanın da sonu bayramdır. Hem de  bayramların en güzeli, en muhteşemi.

Allah’ın selamı üzerinize olsun. Hayırlı, bereketli ramazanlar…

 

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla