“Bizi aldatan bizden değildir.” Buyurmuş, alışverişte kolaylık yapanlara dua etmiştir.
Eğitim Öğretim:
Eğitim ve öğretime büyük önem veren Hz. Peygamber’imizin “suffe öğrencileri” meşhurdur. Bedir savaşında esir alınan kişilere 10 Müslüman’a okuma yazma öğrettirip, sonra serbest bıraktırmıştır. İlim öğrenmek ve öğretmek isteyenleri Allah yolunda savaşanlarla eş değerde tutmuştur. Hesap ve tıptan tutun da yabancı dil öğrenmeye kadar her ilim var. O dönemde. Farsça, Rumca, Kıptice, Habeşce, İbranice, Süryanice bilenler varmış.
Bayram Kutlamaları, Eğlence ve Düğünler:
Toplum ve birey düzeyinde meşru ölçüler çerçevesinde eğlenmenin bir ihtiyaç olduğuna inanan Hz. Peygamber’imiz, bayram şenliklerini, mahalli örf–
âdete göre düğün yapılmasına müsaade etmiştir.
Hz. Peygamber’imiz Hz. Aişe annemizle kılıç kalkan oyununu seyretmişler, cariyenin def çalıp oynamasına müsaade etmiştir. Düğün, bayram, sefere çıkış, ticaret kervanlarının karşılanmasında ve uğurlanmasında çalgı ve davul çalınması adet idi. Konuyu yeterince takdir edemeyip karşı çıkanlara ikazda bulunuyor: “İlişmeyin, bugünler bayram ve düğün günleridir” buyuruyordu. Buharı II 3. II Zehebi III 151-203. Ancak kutlama ve eğlencelerde içki türü toplumun huzurunu bozacak davranışları yasaklıyor.
Çocuklara Bakışı:
Nesli korumak ve geliştirmek İslâm’ın ve Hz. Peygamber’in hedeflerindendi. Çocukları sever, öper, bağrına basar, onlarla bazen oynar bazen şakalaşırdı. Çocuklarına düşkün anne ve babaları över ve çocuklara
karşı sevgi ve şefkatle davranmayı teşvik ederdi.
Yaşlılara Bakışı:
Bu dünya hem gençlere hem de yaşlılara aittir. “Küçüklerimize merhamet etmeyen ve büyüklerimizin hakkını bilmeyen bizden değildir” buyurmuştur. İbni Hanbel II 185
Yetimler ve Şehit Aileleri:
Hz. Peygamber’imiz yetimlere ve şehit ailelerine çok titiz davranırdı. Amme hizmetinde kullanıla-cakta olsa yetimleri kollardı. Mescidi Nebevinin yapıldığı arsa ensardan Sehl ve Süheyl adında iki yetimindi. Hibe etmelerine rağmen kabul etmemiş ve arsanın bedelini ödemiştir. Buharı IV. 258.
Şehit aileleri için manevi desteği esirgememiş, onlar için “Allah’ım onların kalplerindeki üzüntüyü gider, musibetlerini gider, geride bıraktıklarına iyi halef kıl şeklinde dua etmiştir.” Vakidi I. 316
Özürlülere Bakışı:
Hz. Peygamber’imiz özürlülerle ilgilenmiş onlara güçlerinin yetmeyeceği işleri verdirmemiş, yetenek-lerine göre kamu alanında görev vermiş, özürlüleri bir dilenci ve sürekli insanlara muhtaç durumda kalmaya mahkûm kitle olarak görmemiştir. Hayatlarını kolay-laştırıcı ortamın sağlanmasını istemiştir.
Doğal Hayatı, Tabiat Dengesini Koruması:
Hz Peygamber’imiz “Kıyametin kopacağını bilseniz, elinizdeki fidanı (ağaç) dikiniz.” buyurmuştur. Hac görevini yapanlara yeşilliği tahrip etmemelerini, ağaçları kırmamalarını, hayvan ve böcekleri öldürme-melerini emretmiştir.

Peygamber vekil ve bekçi değildir.
Enam 107: “Biz seni onların üzerinde bir bekçi kılmadık. Sen onların vekili de değilsin.”
Yunus 49: “De ki ben kendime bile Allah’ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir menfaat verme gücüne sahibim.”
Yunus 108: “De ki ey insanlar, size Rabbinizden hak Kur’an gelmiştir. Artık kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için gelecektir. Kim de saparsa o da ancak kendi aleyhine sapacaktır. Ben sizin üzerinize vekil değilim. Sadece tebliğ etmekle emrolundum”
Hud 12: “İyi bil ki sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.”
Ankebut 50: “De ki mucizeler ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
Şura 48: “Eğer yüz çevirirlerse bilesin ki biz seni onların üzerine bekçi göndermedik. Sana düşen sadece duyurmaktır.”
Ankaf 9: “De ki ben Peygamber’lerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahy olunana uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
Peygamber’in Görev Sınırı
Nur 54: “De ki Allah’a itaat edin Peygamber’lere itaat edin.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla