On bir ayın sultanı Ramazan geldi geçiyor. Oruçla nefsimizi terbiye ederken iftarla sofralarda buluştuk. Bir şehirde herkes seninle birlikte iftar yapıyordu. Her evde iftar telaşı, iftar vakti sessizleşen sokaklar. Allah oruçlarınızı kabul etsin.

Sevgili okurlarım sizinle dikkatimi çeken ve çok takdirle karşıladığım bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim şahsi kanaatime göre toplumda şehit ailelerinin ve gazilerimizin değeri bende çok yüksek. Ve toplumun en üst noktasında yer alan saygın ve değerli insanlar. Beni bu yaşıma kadar getiren ailem dışında kendimi borçlu hissettiğim insanlardır şehit ailelerimiz ve gazilerimizin aileleri.

Ramazan ayı sebebiyle Sayın Valimiz Süleyman Kamçı, şehit aileleri ve gazilerimiz onuruna iftar yemeği düzenledi. Sayın Valimiz, ilimize gelen diğer valilerden daha farklı bir vizyon izledi. Eski Kayseri Valisi Orhan Düzgün, zamanında Kayseri Mahallesinde aynı şekilde şehit yakınları ve gazilerimiz için iftar yemeği tertip edilmişti. İlimizdeki şehit yakınları ve gaziler toplu olarak davet edilmişti. Ve o yemekte birçok şehit yakını ve gazi oturacak masa bulamamıştı. İftar bir günde bitirilmişti. Sanki Valilik şehit yakınlarını ve gazileri unuttu demesinler diye. İşten baştan sağmacıydı.

Valimiz Süleyman Kamçı, bu yıl gruplar halinde şehit yakınları ve gazileri iftar yemeğine çağırdı. Ramazan boyunca sıkça gerçekleştirilen iftar programları ile Sayın Valimiz şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geldi. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi davetliler mağduriyet yaşamadı. Herkes iftarını çok rahat bir şekilde açtı. Allah kabul etsin. Sayın Valimizde bir akşamda bu yemeği tertip edebilirdi. Valimiz, yemeğe gelen davetlilerle tek tek ilgilendi. Hal hatır sorup Hasbıhal etti. Kayseri’ye çok tecrübeli ve işinin ehli bir vali geliyor dedikleri kadar varmış dedirtti.

Günümüzde ne yazık ki şehit ailelerine ve gazilere olan saygı ve vefa azalmakta. Toplumun en üst noktasında Valimiz Süleyman Kamçı gibi güzel rol modellerin olması ondan sonrakilere ve şehrin önde gelenlerine örnek olur.

Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde, işlerin ehli olana yani layık olduğu kimselere verilmesi emrediliyor. Görev yerlerinin emanet olduğu, bu emanetlere riayet edilmesi, uyulması emredilmektedir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah size, mutlaka emanetleri [işleri] ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder.) [Nisa 58]

#güldençoktan

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla