37 / Saffat 95, 96. “ De ki: Siz kendi
yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz.
Hal bu ki, sizi ve yapmakta olduklarınızı
Allah yaratmıştır.” İnsanlık tarihinde,
yeryüzünde sadece kendi elleriyle
yaptıkları ve yonttukları, taş,
tahta, hamur, helva ve diğer sembolik
olan putlara mı tapmışlar? Hayır
bu bazen böyle olmuş, bazen cinlere,
bazen de insanları, yatırları, şeyhlerini
Allah’a ulaşmak için, aracı, şefaatçi,
yüzü suyu hürmetine, duamızı kabul
et diye Allah’a yalvarıp dua etmişlerdir.
Peki bu gün yaşadığımız zamanda
değişen nedir, değişen sadece şekillerdir,
ama yapılan aynıdır.
İslam peygamberine bir bakalım, Taif’te,
Bedir’de, Uhut’ta, Hevazin’de,
Mekke’de İslam Peygamberine karşı
kılıç çekenlerin, peygambere eziyet
edenlerin kaçı dinsizdi, hepsi doğru
ya da yanlış bir din inancına sahiptiler.
Bunu Allah, Kuran’da haber veriyor,
mesela 8 / Enfal 35. “ Onların (
müşrikler) Beytullah/ Kabe de ki, duaları
/namazları da ıslık çalmak ve el
çırpmaktan başka bir şey değildir…”
Ayette, yanlış ta olsa, müşriklerin Kabe
de Allah’a dua edip, namaz kıldıklarını
açıklıyor. Yine 9 / Tövbe 19. “ Ey
müşrikler, siz hacılara su vermeyi ve
Mescidi Haramın yıkılan yerlerini tamir
etmeyi, Allah’a ve ahrete iman
eden ve Allah yolunda cihat edenlerin
imanı ile bir mi tutuyorsunuz. Allah,
yanında bunlar eşit değildir, Allah
zalimler topluluğunu hidayete ulaştırmaz.”
Bu ayette Allah, dinin ve dindarlığın,
bir takım şekli merasimlerle
değil, tek Allah’a şirksiz bir iman ile
olacağını açıklıyor. Hacılara su, yiyecek
dağıtıp yardım etmek ve Kabe’nin
yıkılan yerlerini tamirle bu gibi hizmetlerin
Allah yanın da bir kıymetinin
olmadığını Allah açıklamıştır.
Şirk dininin kaynağı ekonomidir, bir
gurubun hakimiyetine ve çoğunluğun
mahrumiyet ve mahkumiyetine dayanır.
Tarihte gücü elinde tutanlar her
zaman, hukuki, ekonomik ve sosyal
kaynakları ellerinde bulundurmuşlar
çoğunluğu da bu imkanlardan mahrum
bırakmışlardır. İşte tam bu sırada
şirk dini, mevcut durumu koruma
görevini üstlenir. Şirk dini, halkı
başımıza ne geldiyse bunun Allah’tan
olduğuna, Allah’ın böyle istediğine
ikna etmek buna teslim olmaya din
adına zorlarlar. Sonra da, sınıfsal ve
ırksal ayrımcılık yaparak, biz peygamber
soyundanız, seyidiz gibi, hiç mi
hiç faydası olmayacak mahalle baskısı
uygulamaktadırlar. Hal bu ki, Allah,
Kuran’da İbrahim (A .S.) ın babasını,
Nuh (A.S.) ın hanımını ve oğlunu, Hz.
Muhammed’in ise iki amcasını ırk ve
soy yoluyla kurtaramadıklarını bizlere
ders olması için açıklamıştır. İnsanları
dinle korkutarak, kendi istekleriyle,
zillete razı olması için dinden daha
iyi etken, daha iyi potansiyel ne olabilir
ki. Bu durumu elinde tutup din
adına meşru gösteren her zaman şirk
dini olmuştur. Peki bunu niçin yapar
güya Allah’a yaklaşmak için, Allah’a
kul olacağını, bundan Allah’ın da razı
olacağını zannettiği için.
36 / Yasin 74. “ Onlar, yardım
göreceklerini umarak Allah’ın yanında
( yedek ilahlar, Allah’a ulaşmak için,
aracı ve şefaatçiler) ilahlar edindiler.”
18 / Kehf 102. “ Kafirler, Benim yanımda,
Benimle beraber, kullarımı dost/ Evliya
edineceklerini mi sandılar…?” 19
/ Meryem 81. “ Onlar, kendilerine bir
itibar ve kuvvet vesilesi olsun diye
Allah’ın tanında tanrılar edindiler.”
Bu ayetlere rağmen, müşrik olanlar
ve şirk koşanlar, halkın uyanmasından,
bilinçlenmesinden, Allah’ın kitabı
Kuranı kendi dilinden okuyup anlamalarından
rahatsız olacaklar ve anlayınca
da şirke düşmeyip, müşrik olmayacaklardır.

#kemalyavuz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla