İnsanlar anladıkça, uyandıkça müşrikler ve şirke tutunanlar sarsılıp yıkılacaklar. Tevhit dininin olmazsa olmazı, Allah’ın emrine uyma çağrısına uyulmayı emreder. Allah’ın dışındaki varlıkları ilah olarak, aracı olarak, şefaatçi olarak ret etmeyi ve la ( yok ) demeyi istemektedir. Müşrik olup şirke düşenleri, Kuranın ifadesiyle şöyle anlıyoruz. Mele ve Mütrefin olanlardır. Kendi toplumlarında söz sahibi olan, her şeye karar veren, ancak hiçbir şeye karşı sorumluluk taşımayan kimselerdir. 7/Araf 70. “ Dediler ki: Sen bize tek Allah’a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin…” şirk dini, mele ve mürtefinin tağuta kulluğu, yani putperestlik ve mevcut durumu meşrulaştıran ve insanları uyuşturanlar olarak sulta kurmuşlar ve mahalle baskısını uygulamaya devam etmektedirler.
İnsanlık tarihi boyunca, insanın fıtratında /yaratılışında var olan din duygusunu ve imanını /inanmasını kendisinin de mensubu olduğu hakim sınıfın lehine ve halkın aleyhine tahrif edip tahrip edenlerden sembol isim Belam Bin Baura için bakın Allah Kuran’da ne buyuruyor. 7/ Araf 176.“…Fakat o, dünyaya saplandı ve hevesinin peşine düştü. Bundan dolayı, onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer, üstüne varsan da dilini çıkartıp solur, bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayan kavim ve kişilerin durumu böyledir. Kıssayı anlat, belki düşünürler.” Ayet tarih boyunca ileri gelen elit tabakanın ve safahata dalanların, zulüm ve sistemi, sömürüyü ve zilleti destekleyen, bunca ayrımcılığı, kayırmayı ve cehaleti koruyup kollayan bunlar ve bunlara destek çıkan, savunan Kuran’ın ifadesiyle sürü psikolojisinde ki toplumdur. 2/Bakara 104. “ Ey iman edenler, raina demeyin, unzurna deyin söylenenleri dinleyin sürüleşip güdülmeyin, kafirler için elem verici bir azap vardır.” Belam Bin Baura,dinsiz değildi, materyalist değil, ateist değildi, döneminin en büyük alimi idi. Halkın din anlayışı, onun sarığı etrafında dönüp dolanan şeylerden ibaretti bu gün değişen sadece şekil ve hareketlerdir. Belam Bin Baura Hz. Musa’ya kılıç çeken, peygamberliğine karşı çıkan biriydi. Hurafe Dinin gücü, halkında desteği, duygusu ve imanı kendi elinde olduğu için Allah’ın Tevhit dinine karşı çıkıyor ve direniyordu. Halkın ve insanların içinden çıkıp yeşeren Peygamberler, göbeği eşraf sınıfına bağlı ve safahat içinde yüzen, insanları kandıran, elinde avucunda ne varsa insanları uyutup, kendilerine kazanmadan alan, her biri şehzade, derebeyi ya da toprak ağası olup, sıradan halk olmayan bu Mele ve Mütreflere karşı mücadele eden ve karşı duran peygamberler.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla