Hala ibret almayacak mısınız? İbret alan kim, eğrilerini doğru diye satmıyorlar mı? 5/Maide 77 “ De ki: Ey kitap ehli, dininizde haksız yere haddi aşmayın. Daha önceden sapan, birçoklarını saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir topluma uymayın.” Yine aynı anlamda 4/ Nisa 171. Ayette de uyarılıyor. Bu ayetler boşuna ve süs olsun diye gönderilmemiş ve Kuran’da sayfaları çoğaltsın diye yer almıyor, insanları uyarmak için vardır. bu iki ayette orijinalinde ğulüv haksız yere haddi aşmak ve sapanlara uymak olarak geçer.Allah’a kul olmamak şöyledir, yani ayetlerine uymamak ve teslim olmamak Allah’tan başka kullara kul olmaktır, niçin kulların sözüne, mezheplerin sözüne tarikatların, şeyhlerin, alim ulemanın sözlerine uyuluyor ya sorunda bura da. 45/ Casiye 6 “ İşte sana gerçek olarak okuduğumuz açıkladığımız bunlar Allah’ın ayetleridir. Artık Allah’ın ve Onun ayetlerinden sonra hangi hadise söze uyup inanacaklar.” 77/ Murselat 50 “ Onlar artık bundan Kurandan sonra hangi hadise söze inanacaklar.” 43/ Zuhruf 21 “ Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı tutunuyor ve uyuyorlar.” 43/Zuhruf 22 “Hayır sadece biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izinden gidiyoruz derler.” Bir rivayete göre Peygamberimiz şöyle demiş “ Şunu da bilin ki, ibadet edenlerden şirretliğe, doymazlığa sapanlar da olacaktır.” (Şatibi El Itısam 1/75,76) Ebudderda da şöyle demiş rivayete göre, “Allah’a ibadeti başınıza belaya çevirmeyin.” Der.Din adına hüküm ve fetva verme/belirleme/koyma yetkisi sadece Allah’a aittir. Allah bu yetkisini Kuran’la belirlemiş ve insanlığa açık, çelişmesiz, kesin ve detaylı bir kitap olarak gönderip açıklamıştır. Bu durumda dinin tek sahibi, koyucusu, göndericisi, detaylı açıklayıcısı yalnız ve yalnız Allah’tır. Allah’ın gönderdiği dinin çerçevesini de Kuran belirler, Kuranda yer almayan konular din değildir. 5/ Maide 101, “ Ey iman edenler, açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri/konuları sormayın. Eğer Kuran indirilirken onları sorarsanız size açıklanır açıklanmadığına göre Allah onları din yazmamış ve onları affetmiştir.
Siz sorup ta başınıza iş açmayın, Allah çok bağışlayıcıdır, aceleci değildir.” Ayette, Allah dinini açıklamış ve detaylandırmıştır, din yazmadığı işleri/konuları haşa, unuttuğu için değil, kolaylık istediği ve affettiği için bazı konuları din yapmamıştır. O zaman insanlığa düşen, Allah’ın belirlediği din ile yetinmektir. Bunun dışında din koyucu ve din edinmek, Allah’a şirk koşmak anlamına gelir. Mesela Kuran’da bir konu yok, onu Peygamber hadisiyle belirler/koyar demek, insanı şirke sürükler, peygamber burada sadece Allah’ın gönderdiği dini tebliğ edendir. Çünkü din tamamlanmıştır, mesela 5/ Maide 3, “ …Bu gün size dininizi ikmal ettim/gönderdim, üzerinize nimetimi/dinimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim…” 6/Enam 115, “Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır, O’nun sözlerini değiştirecek hiç kimse yoktur, Allah işitendir ve bilendir.” Ne yazıktır ki, din düşmanları tarafından değiştirilen ve hurafelere boğulan dinimiz sonraki devirlerde, mezhepler, tarikatlar, cemaatler ve daha bir çok şeyler devreye konularak daha da derinleştirilmiş ve karmaşık, anlaşılmayan hurafeye çevrilmiş ve şu mezhebe göre şöyle, şu tarikata göre şöyle, şu cemaate göre böyle, şu alim şöyle demiş denilerek, Allah’ın arı duru dini bir çok görüşle karma bir din haline getirilmiş ve şirke düşülerek doğru olan Allah’ın yolundan sapılmıştır. Ne yazıktır ki, bu karma din, din diye tanıtılıp anlatılıyor, mahalle baskısı denir ya, çeşitli güçler ve kuvvetler kullanılarak doğru olan arı duru Allah’ın dini kapatılıp üstü örtülüyor.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla