Son zamanlarda İslam ülkelerinin gittikçe kötüye gittiğine şahit oluyoruz. İslam ülkeleri olarak en büyük sorunumuz ise birlik olamamak, beraber olamamak ve kardeş olamamaktır. Maalesef Asr-ı Saadet zamanında bulunulan durumdaki birlik, beraberlik, kardeşlik ve Müslümanlıktan gün geçtikçe uzaklaşıyoruz. Herkes kendini düşünüyor. Bizim gelenek ve göreneklerimize uymayan ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ sözünü her geçen gün biraz daha benimsiyoruz. Etrafımızda oluşan olaylara karşı biraz daha duyarsızlaşıyoruz. Tabii bu sebepler karşısında İslam ülkelerinin bulunduğu durum kaçınılmaz oluyor. Daha fazla parçalanıyoruz. Üstelik bu durum, dünyada yaşayan Müslüman sayısının fazla olmasına rağmen yaşanıyor. Örneğin Yahudiler az sayıda olmasına rağmen neredeyse dünyaya hükmediyor. Bu durumun sebebinde ise onların sadece kendini düşünmeyip, ülkesini ve dinini düşünmesi geliyor. Tüm bunlar yaşandığında ise Müslümanlar gün geçtikçe eriyor.

Özellikle son zamanlarda İslam ülkelerinde yaşanan duruma bakıyoruz. Sanki bir sihirli el geliyor ve her şeyi bozup tekrar geri gidiyor ki o elin ne olduğunu, kim olduğunu adımız gibi bildiğimiz halde bu sihirli ele karşı bir mücadele gösteremiyoruz, birlik olamıyoruz. Bunca şey olunca yıllardır hayalini kurduğumuz dünyaya hükmeden, İslam ülkelerinden oluşan büyük bir İslam Devleti belki de eski Osmanlı sadece bir hayal olarak kalıyor. Birlik olmayınca, kendimizi tek bir yürek gibi hissedemeyince sürekli Müslümanlar öldürülüyor, Müslümanlara zulüm yapılıyor ve eziyet çektiriliyor. Örneğin Arakan’da Müslüman katliamı yapılıyor, Mısır’da Müslüman bir hükümete darbe yapılıyor ve hemen altımızda bulunan komşumuz Suriye’de Müslümanlar büyük acılar yaşıyor. Bu olaylara sebep olan el bu sefer de şansını Türkiye’de denemek istiyor. Vahşetin adını bu sefer ülkemizde koymaya çalışıyor. Çünkü Türkiye hızla gelişiyor ama malum el, güçlü bir Türkiye, güçlü bir Müslüman devleti istemiyor. Bunun için de her türlü olayı ve vahşeti çıkarmayı bir görev biliyor. Tabi bu vahşetten zarar görecek kesim ise değişmiyor: Her zamanki gibi yine Müslümanlar! Kazanan kesim ise Müslüman kesimin kanından beslenen oluyor. Son zamanlarda da bu kesimin Türkiye’de oynayacağı oyun başlatılmıştı, onlar için her şey yolunda da gidiyordu aslında. Yavaş yavaş bir kaç olay da patlak vermişti bile. Fakat diğer İslam ülkelerinde gerçekleştirilen oyun Türkiye’de tutmamıştı. Çünkü oyunu gören Türk milleti tek yürek olmayı başarmış,  Müslüman kanından beslenenlere, karşı koymayı bilmişti. Eğer bir olmazsa, beraber olmazsa Türkiye’deki durumun Mısır’dan Arakan’dan farksız olacağını anlamıştı.     Özetle Müslümanlar olarak sesimizin gür çıkması için birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde olmamız gerekiyor.

#kürşataçıkgöz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla