Türk insanı her ne hikmetse kaldırım kültürünü çok sever. Kaldırım dediğin zaman akan sular durur. Kaldırımdan söz açtığın zaman ardı arkası kesilmez hatıralar anlatılır. Kaldırımlar için nice şarkılar söylenmiş, şiirler yazılmış Kaldırımların bambaşka bir yeri var hayatımızda.

   Bizim belediyelerin kafayı neden kaldırımlara taktığını günlerce düşündüm. Sonunda bize hizmet etsin diye seçip iş başına getirdiğimiz insanlarında bizim aramızdan birisi olduğunu, kaldırımlara Türk insanın genel bir zaafı olduğu için onlarında durmadan kaldırımları söküp yaptıklarını anladım.

   Koskoca yaz gelip geçti daha ilkbaharda başlayan kaldırım inşaatlarının bir çoğu hala sürüyor. 

   Hatta hemen, hemen her gün yeni bir kaldırım sökülüp yeniden yapmaya başlanıyor.

   Sizde diyeceksiniz ki “canım ne var bunda adamlar hizmet yapıyor vatandaş rahat yürüsün diye de kaldırım yapıyor. Kaldırım yapmak hizmet değimli” diyeceksiniz.

   Bu açıdan baktığımız zaman sizde haklısınız. Ancak o kaldırım inşaatlarının insan sağlığını ve ulaşımı ne derece etkilediğini düşündüğüm zaman bu kadar uzun kaldırım inşaatlarının zararını da anlayacaksınız.

   Bizim kaldırımların bir başka yönü daha var. Bir kez yaptığımız zaman o kaldırım sökülüp eskiyene kadar beklemiyoruz. Ertesi yıl söküp yeniden yapıyoruz.

Her sökülüp yapılışında da bir yığın para harcıyoruz. Halbuki bir defa yapıp tam yapsak da o kaldırımlar eskiyene kadar başka hizmet yapmayı denesek çok daha iyi olmaz mı?

   Bir kaldırımın inşaatına başlamadan önce başka şehirlerde yıllardan beri duran kaldırımlarda inceleme yapıp bizim kaldırımların da aynı standarda olması için bir proje hazırlayıp o işe başlasak olmaz mı?

   Bütün bunları düşündükçe de kaldırımlara harcanan bu kadar paranın ve zamanın boşa gitmesinin  pek de hoş olmadığını göreceksiniz

    Gerçi bizim belediyelerin kafayı kaldırımlara takmasının altında başka hesapların olduğu da söylenmiyor değil. Ama ben o söylentilerinde doğruluğuna pek inanmadığım için o konuya girmek istemiyor.

Çünkü bunun böyle olduğunu ispatlayacak kesin delillerin olması gerekiyor.

   Her ne ise şu uzum süren kaldırım inşaatlarının bu şehirde yaşayan insanların bir çoğunu rahatsız ittiği bir gerçektir.

   Ayrıca kaldırımların sonu da yoktur. Nasıl ki bugüne kadar gelip geçen belediye başkanları kaldırım yapmanın sonunu bulamamışsa bunlarda bulamazlar.

   Bir kaldırım biterken bir başka yol açılır ve kenarına kaldırım yapmamız gerekir.

    Diyeceğim şu ki bu işin sonu yoktur. Bunun için bir kaldırımı her yıl söküp yapacağımız yerde bir defa yapıp sağlam yapıp da ne kimseyi rahatsız etmesek nede bu kadar para harcamasak çok daha iyi olmaz mı?

   Dileriz bir gün bizim belediye başkanları da kaldırımların sonunun olmadığını anlayıp bu işi daha makul seviyede tutmayı başarırlar.

#rifataçıkgöz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla