DİN: İslam, ibadet, hesap, ceza, müka­fat, itaat, boyun eğme gibi daha çeşitli anlamları vardır. Her dinin ilahı, ken­dine boyun eğilen kuralları ve o kural­lara uyanlara vaat ve ceza karşılığı vardır. Kuran’ın belirttiğine göre, Al­lah ilk dini Adem (a s) ile başlamış­tır. Bu din ilk nebiden son nebiye kadar devam etmiştir ve kıyamete/son saate kadar devam edecektir. 16/ Nahl 52, “Göklerde ve yerde ne varsa Al­lah’ındır, din de yalnız Allah’ındır. O halde Allah’tan başkasından mı kor­kuyorsunuz? “ 39/ Zümer 3, “Dikkat et, halis din yalnız Allah’ındır…” 39/ Zümer 11, “De ki: dini Allah’a halis kılarak Allah’a kulluk etmem emir olundu.” Kuran’daki İslam gelmeden Araplar, putları vasıtası ile Allah’a yaklaşacaklarını zannediyorlardı. İslam dini Allah’tan başka hiçbir şeye kulluk edilemeyeceğini ve Allah’la aralarına hiçbir şeyi koyma yetkileri olmadığını da açıklamıştır, eğer Allah’la aralarına aracılar, şefaatçiler, bunların yüzü suyu hürmetine dedikleri hatırlı kişi ve nes­neleri korsanız o zaman şirk koşmuş olursunuz diye de yasaklamıştır.

30/ Rum 30, “ Resulüm, Sen yüzünü hanif olarak dine (İslam’a), Allah in­sanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah’ın yaratmasında de­ğişme yoktur, işte dosdoğru din bu­dur, fakat insanların çoğu bilmezler.” Hanif, Allah’ı bir tanıma dini, bir Al­lah’a inanan, eğriliğe sapmadan doğru yoldan giden demektir. 30/ Rum 32, “ Dinlerini parçalayan ve bölük, bölük olanlardan olmayın, bunlardan her fır­ka/hizip/zübür, kendilerinde olan ile böbürlenmektedirler.” Bu ayet dini doğru ve yanlış olarak ikiye ayırmakta­dır, doğru dine uyanların Allah’a uya­caklarını, yanlışa uyanların ise fırkaya/ hiziplere ve zübürlere bulaşacakları açıklanmaktadır. Allah, Kuran’da şöyle açıklıyor, 3/ Ali İmran 19, “Allah nez­dinde/yanında/katında din İslam’dır…” 3/ Ali İmran 85, “ Kim, İslam’dan baş­ka bir din ararsa bilsin ki kendisinden böyle bir din asla kabul edilmeyecek­tir ve o ahrette ziyan edenlerden ola­caktır.” 48/ Fetih 28, “Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hida­yet ve hak din ile gönderen Allah’tır, şahit olarak Allah yeter.” İnsan, dünyaya geldiğinde Allah’ın ayetlerini görmeye başlar, ayet hem Kuran’daki ayetler, hem de dünyadaki tüm ya­ratılmış varlıklardır. Allah’ın ayetle­ri Kuran’da olanlarla sınırlı değildir, tüm varlıklar, gökler de ve yerde ne varsa gökyüzündeki, güneş, ay, yıldız­lar, yerde, hayvanlar, bitkiler, insanlar Allah’ın ayetidirler. Her insan Allah’ı bilir ve inanır çünkü fıtratında vardır.

İslam adına bir yerlere kurulmuş, İs­lam’a giden tüm yolları kapatanlar, milyonların aklını çelerek ortalığı fe­lakete vermiş ve din de iman da ta­rumar olmuş, ortada sadece sloganlar kalmıştır. Güya dindarlık adı altında birilerini vekil, kefil ederek, Allah’tan başkalarını devreye sokanlar, ahrete başka kefiller, vekiller aramıyorlar mı? Kuran’ın deyimiyle Allah’ın yanında şüreka (Allah’a ortak edilenler) ma­bud ve Mevla haline getirilmiyor mu? Bakara suresinde her yatsı namazından sonra okuduğumuz Amenarrasulü diye bilinen ayetin sonunda ne deniyor. 2/ Bakara 286, “ …Bizi affet, bizi bağış­la, bize acı, Sen bizim Mevla’mızsın, kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.” Allah dışında Mevla olmayacağı, edinilmeyeceği ayette olmasına rağ­men dindarım diyenler, Allah’ın ya­rattığı insanları Mevla ediniyorlar, bu gerçekten olmayacak şeydir.

#kemalyavuz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla