Anadolu toprağından yani Türkiye den bir bakalım, insanların namazı, işlerim yapılsın diye abdestsiz namaz kılmalarından, cumaya gitmemeleri partinin atadığı daire başkanı, müdürü görsün diye cumaya gitmelerinden, ezanı biraz kısık sesle okumak, küçük çocukları-yaşlıları- hastaları, geceli, gündüzlü çalışan işçileri uykularından fırlatacak hoparlör bağırışlarıyla ezan okumaktan, çölleşen toprakları ağaçlandırmak, kilometreye bir cami yaptırmaktan daha mı kötüdür acaba? Birden fazla, hac ve umreye gitmek, evsizlere ev almaktan, genç, ihtiyar evlenemeyenlere yardım edip evlendirmekten, etrafı güzelleştirip ağaçlandırmaktan daha mı sevaptır acaba? Allah’ın gönderdiği ve Peygamberin gösterdiği dinden bakan bir vicdan bu ve benzeri sorulara tek hac ve umreye gitmek, ezanı biraz daha kısık sesle okumak daha iyidir diyeceklerdir. Ama ne yazıktır ki, sahte din anlayışına sahip olanlar bu cevapları doğru bulmayacaklar ve bu gibi soruları hiç gündeme getirmeyecekler bunlar, bal adı altında zehir üretmekle kalmadılar, insanoğlunun üretilmiş tüm ballarını da zehirlemişlerdir.
57 / Hadid 27. “ …Uydurdukları ruhbanlığa gelince, onu biz yazmadık, fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna gereği gibi uymadılar, Biz de onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik. Ama içlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.” Ruhbanlık, Hıristiyanların ortaya çıkarttıkları bir din anlayış ve yaşayış tarzıdır. Evrensel dertlere reçete üretmek yerine eski üretilen örfleri ve gelenekleri kutsayıp onlara yapışmak, sadece zaman öldürmek olacaktır. Şeytan bunları, yalan, iftira, haksız kazançtan tutun cinayet ve teröre kadar tüm kötülüklerinde kullanmaktadır.
Şeytan insanı gurura, hayale, çirkini güzel görmeye sevk eden şeytan insanın iç dünyasını alt üst ederek gerçeğin çehresini değiştirir ve insanın yanlışı ve eğriyi fark edememesini sağlar. 4 / Nisa 76. “ İman edenler, Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise tağut (batıl davalar) ve şeytan yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın, şüphe yok ki, şeytanın kurduğu tuzak ve düzen zayıftır.” Şeytanın bu zayıflığına karşı, insan bu tuzağa ne yazıktır ki düşüyor. 4/ Nisa 120. “ Şeytan onlara söz verir ve onları ümitlendirir, halbuki şeytanın onlara söz vermesi aldatmacadan başka bir şey değildir.”
Bedir Harbi günü madde ve malzeme üstünlüğüne bakarak gurura kapılan ve sonunda hüsrana uğrayan Mekke müşriklerinin durumlarını Allah şöyle açıklıyor Kuran’da. 8 / Enfal 48. “ Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de, bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur. Şüphesiz ben de sizin yardımcınızım dedi, fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve ben sizden uzağım, ben sizin göremediğiniz şeyleri görüyorum ben Allah’tan korkuyorum, Allah’ın azabı şiddetlidir dedi.” Şeytanlar hem cinlerden, hem de insanlardan olduğuna göre, Peygamberlerin getirdiği vahye bir şeyler katma gayreti insan şeytanlarınca ve gözle görünmeyen şeytanlarca olacaktır, tahrif ve tahrip etme yoluna devam edeceklerdir.
Peki, insanın şeytanı saf dışı etmesi mümkün müdür? Allah, Kuran’da buna evet cevabını veriyor, Süleyman Peygamber’e şeytanların dalgıç ve bina yapımında işçi olarak yardım ettiği açıklanıyor. 21 /Enbiya 82.“ Şeytanlar arasından da onun için dalgıçlık eden ve inciler çıkartan ve bundan başka işler görenler de vardı. Biz, şeytanları gözetim altında tutuyorduk. “ yine, 38 / Sad 38. ”…

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla