25/Furkan 18, “Onlar Seni tenzih ederiz, Seni bırakıp ta başka evliyalar edinmek bize yaraşmaz, fakat Sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda Seni, zikrinle/Kuranla anmayı unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular derler.” 25/Furkan 19, “Bunun üzerine ötekilere hitaben şöyle denir. İşte taptıklarınız, söyledikleriniz de sizi yalancı çıkardılar, artık ne azabınızı geri çevirebilir, ne de bir yardım temin edebilirsiniz. İçinizden zulmedenlere büyük bir azap tattıracağız.” Allah’ın yanında tapılanlar veya putlar Allah’ın açıkladığına göre, İsa peygamber, Üzeyir peygamber gibi elçiler, cinler, melekler veya lat, menat, hubel, uzze gibi Salih kişilerdir. Bu kutsamaya Allah şirk, ortak koşmak, put ve putlar olarak açıklıyor. 35/Fatır 14, “Eğer putları çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler, faraza işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler, bu gerçeği sana, her şeyden haberi olan Allah gibi hiç kimse haber veremez.” 35/Fatır 37, “Onlar orada, Rabbimiz bizi çıkar önce yaptığımızın yerine iyi işler yapalım diye feryat ederler. Size düşünecek kimselerin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? size uyarıcı da gelmedi mi? Niçin inanmadınız? Şimdi tadın azabı, zalimlerin yardımcısı yoktur.” 32/Secde 12, “O günahkarların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, Rabbimiz, gördük, duyduk, şimdi bizi dünyaya geri gönder de, iyi işler/ameller yapalım ve artık kesin olarak inandık diyecekleri zamanı bir görsen.” Şirk ve ortak koşanlar, şirk nesnelerini, Allah yerine koymadıkları gerçektir ve bunlar bizim şefaatçilerimiz ve Allah’a yaklaşmak için yapıyoruz diyorlar, yoksa Allah yok demiyorlar. Fakat Allah buna şirk ve ortak koşmak diyor.
İslam’ın geldiği yıllarda da Arabistan halkında tek tanrı inancı vardı, ancak çeşitli şekillerde Allah’a ortak koşuyorlardı. Mekkeliler, Melekler Allah’ın kızlarıdır diyorlardı, bir kısım müşrikler de, Allah’a yaklaşmak için veli, evliya dedikleri Allah’ın put olarak belirttiği putlara yalvarıp tapıyorlardı. Yahudiler Üzeyir Allah’ın oğlu derken, Hıristiyanlarda İsa Allah’ın oğlu diyorlardı. Bu günde değişik versiyonda, veli, evliya, yatır, ve şeyhlere tapılarak şirk ve ortak koşuluyor. Biz ortak koşmuyoruz dememiz bir şey ifade etmiyor, önemli olan o iş ve ameli belirleyen Allah’ın demesidir, bizim yok dememiz sadece zandır, zan da bir şey ifade etmez. Allah nasıl uyarıyor bakalım, 12/Yusuf 106, “İnsanların çoğu, ancak ortak koşarak Allah’a iman ederler.” 12/Yusuf 108, “Resulüm de ki: bu benim yolumdur,Ben Allah’a çağırıyorum, ben ve bana uyanlar aydınlık bir yol üzerindeyiz. Allah’ı ortak koşmaktan tenzih ederim ve ben ortak koşanlardan değilim.” 10/Yunus 104, “De ki: Ey insanlar, Benim dinimden şüphede iseniz, bilin ki ben Allah’ın yanında sizin taptıklarınıza tapmam, fakat ancak sizi öldürecek olan Allah’a kulluk ederim. Bana, müminlerden olmam emir olundu.” 10/Yunus 105, “Ve bana hanif/Allah’ın birliğini tanıyıcı olarak yüzünü dine çevir, sakın müşriklerden/ortak koşanlardan olma diye emir edildi.” 10/Yunus 106, “Allah’ın yanın da, sana fayda ve zarar vermeyecek şeylere tapma, eğer bunu yaparsan, o takdirde sen mutlaka zalimlerden, şirk ve ortak koşanlardan olursun denildi.” Şimdi bunca ayete rağmen, kalkıp Peygamberimiz de sahabesi de tarikattaydı, tarikatlar, cemaatler peygambere ve sahabelere dayanıyor demek, başta Allah’a, peygambere, sahabelere iftira ve zulümdür, bu vebal çok ama çok ağırdır.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla