Öyle bir hale geldik ki hem ülkeyi yönetenler hem de bu yöneticilere yakın sivil toplum kuruluşlarının başında bulunanları büyük bir ‘tevil etme’ merakı sardı.

    Hükümet yapamadıklarına ve yaptığı yanlışlara kılıf bulabilmek için her şeyi olduğu gibi değil de tersinden göstermeye çalışıyor.

    Geçtiğimiz hafta sonu Kayseri’ye gelip güya çiftçilerle sohbet toplantısı yapan Tarım Bakanı Güçlü ye sunulan rapor ve o toplantıda konuşulanlar her şeyi apaçık ortaya koymaktadır.

    Köylü çiftçi kan ağlarken, eskiden sürülerin bulunduğu bir çok köyde şimdi tek bir damızlık koyun, keçi veya her hangi bir canlı hayvan kalmamışken bu sektörde her şeyi toz pembe göstermeye çalışmanın kime ne yararı olacak bunu bir türlü anlamış değilim.

Sayın Zorlunun tespitlerine harfiyen katılıyorum. Yalnız ki sayın zorlu bir konuda yanılmış bunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Sayın Zorlu yöneticilerin, bakanların etrafına yağ tenekelerinden duvar örüldüğünü söylüyor. O duvar yağ tenekelerinden değil yağ tankerlerinden örülmüş bir duvardır. Bu duvarlarda bulunan yağ tankerlerinin boyutu o kadar büyük ki her şeyi tevil etmekte üstlerine bir daha olamaz.

    Hele şu hayvancılık ve tarım konusunda olmayanı varmış gibi göstermeleri yok mu işte bu gayret ülkeyi felakete götürecek bir gayrettir.

    Çünkü Tarım ve hayvancılık bu ülkenin geçim kaynaklarının başında gelmekte iken her geçen gün gerilemiş ve bu günkü hale gelmiştir. Eskiden canlı hayvan ve et ihraç edebilen bir ülke iken şimdi canlı hayvan ve et ithal eden bir ülke haline gelmişiz.

Tarım dersen artık bırakın ekmeklik buğday satıl almayı nohudu mercimeği, mısırı bile ithal eder duruma gelmişiz.

    Kendi çiftçimizin ekip biçtiği üründen elde ettiği gelir masraflarını bile karşılayamaz duruma gelmiş.

    Hayvancılık dersen yukarıda da belirttiğim gibi adata yok olmuş ve dün her köyde binlerce koyun bulunurken bugün aynı köylümüz kurbanını bile başka yerlerden satın alamaya başlamıştır.

     Hal böyle iken iktidara yakın üç beş kişinin devlete ait çiftlikleri satın alıp bu işe yönelmelerini sanki Kayserinin her tarafında tarım ve hayvancılık gelişmiş gibi göstermeye çalışmak kimseye bir yarar sağlamayacaktır.

    Durum söylediklerinin aksine bir gelişme göstermektedir. Köylü çiftçi artık ne hayvan yetiştirebiliyor nede tarlasını ekip biçe biliyor. Bir çok köyümüz boşalmış tarlalar kaderine terk edilmiş vaziyette.

    İktidara gelmeden önce Çiftçiye köylüye verdi sözlerin bir tekini bile yerine getiremeyen bir iktidar döneminde kalkınmadan söz etmek ne kadar doğru olur bunu da vatandaşın taktirine bırakıyorum.

      Artık Yöneticilerin etrafında yağ tankeri olmayı bir tarafa bırakmalıyız. Gerçekler acı olsa da bizi yönetenlerin yüzüne karşı haykırmalıyız ki onlarda yaptıklarının farkına vararak kendilerini düzeltmelidir.

    Tevil etmek olmayanı varmış gibi, yapılmayanları yapılmış gibi  göstermek kimseye bir yarar sağlamayacaktır.

     Şu bir gerçek ki tarım da hayvancılık da öldü. Köylü çiftçi kan ağlıyor. Köylerimizde yaşayan insanların bir çoğu ekmeği bile zor bulur duruma geldiler.    Bizi yönetenler artık bu gerçeği görmeli ve bundan sonra ne yapacaklarına karar vermelidir.

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla