SOSYOLOG- AİLE DANIŞMANI DİLEK ALBAYRAK YAZDI ..

BİR YILDIZ DAHA SÖNDÜ!

İnsanın gelişiminde en önemli faktör hiç şüphesiz
ki ailedir. Aile içerisinde geçirilen sağlıklı
yaşam bireyin tüm hayatını etkiler. Bunun tam
tersi olan sağlıksız yaşam ise maalesef bireyin
gelişimini her türlü sekteye uğratmakta ve bu
birey sadece kendisini değil etrafındaki kişileri
de negatif etkileyerek sağlıksız bir neslin tohumunu
atmaktadır. Bununla birlikte boşanma
oranları son 30 yılda tüm dünyada olmakla birlikte
ülkemizde de artış göstermektedir. Bu
yüksek boşanma oranı, çok geniş sayıdaki çocukları
etkilemektedir. Çünkü eksik bir ebeveynin
yeri doldurulamamakta, parçalanmış ailelerin
çocuklarında yeteneklerin gelişimi düşmekte,
ve yetişkin rolünü başarıyla
benimseyememektedirler. Bu çocukların bireysel
olarak iyi yetişmeleri bir yana geleceğimizin
yetişkinleri olacakları için toplumun genel sağlığı
açısından da çok önem arz etmektedirler .
Bir çok çalışma şunu göstermektedir ki ; boşanmış
aile çocuklarında akademik, davranışsal,
psikolojik ve sosyal problemler görülme oranı
boşanmamış ailelere göre daha yüksektir .Boşanmanın
çocukların tüm yaşamı üzerine uzun
dönemli çok olumsuz etkileri olmaktadır . Bu
çocuklar sosyoekonomik durum, eğitim ve ilerideki
evlilik kaliteleri açısından değerlendirildiğinde
olumsuz yönde etkilendiklerini
gösteren net sonuçlara ulaşılmaktadır. Bu etkiler
tüm hayatı kapsamakta ve onları; düşük kazanç,
düşük eğitim, düşük evlilik kalitesi,
yüksek boşanma ihtimali, aile içi bağların zayıflaması
ve düşük iyilik hali gibi bir takım sonuçlar
beklemektedir. Artan bu boşanma oranı
toplumun geleceğinin de tehlike altında olduğunu
göstermektedir.
Antisosyal, agresif ve suç içeren davranışlar boşanmış
aile çocuklarında daha fazla görülmüştür
. Örneğin parçalanmış ailelerden gelen
ergenlerdeki suça iştirak etme oranı %15 iken
diğer akranlarında bu oran %8’dir, yani 2 kat
fazla bulunmuştur . (Amerikan Ulusal Sağlık
Araştırma verilerine göre.)
Amerikan Ulusal Sağlık Araştırma verilerine
göre boşanmış ailelerden gelenlerin sigara içme
oranı %14 iken normal ailelerden gelenlerde bu
oran %9 dur. Hayatın herhangi bir döneminde
alkol bağımlılığı %18.2 bulunurken normal ailelerden
gelenlerde bu oran %13.1 dir
Yapılan bir çalışmada boşanmış ailelerden
gelen çocuklar ve ergenler %17.5 oranında kazayla
yaralanmaya maruz kalırken, yaşıtlarında
bu oran %13.4 bulunmuştur . Anneler ve babalar
ayrılmanın sonuçlarından etkilense de en
büyük olumsuz etki çocuk üzerine olmaktadır.
Potansiyel olumsuz etkilere örnek olarak; anne
ya da babanın depresyonu, çocuğun yaşadığı
ortamının değişmesi, sosyal baskı verilebilir .
Ayrılık sonucu yaşam standartlarında düşme ,
ebeveynden biriyle olan irtibatın azalması (genellikle
babayla) , her iki ebeveynle de ilişkinin
bozulması ve anne baba arasında çatışma
yaşamak boşanma sonucu çocukların yaşadığı
stres faktörlerinden bazılarıdır. Boşanmayı takiben
yaşam standartlarının düşmesi çocuklar
için spesifik bir zorlanma sebebi olmaktadır.
Çünkü daha ucuz bir eve taşınmak , belki okulunu
değiştirmek, arkadaşların ve komşuların
değişmesi, hatta sosyal yardımlaşma kurumlarında
yaşamak gibi zorunlulukların doğduğu
görülmektedir. Tüm bu değişimler, çocuğun
duygusal dengesini bozması muhtemel etkenler
arasındadır. Diğer bir stres etkeni de ; ebeveynlerden
biriyle olan irtibatın iyice
azalmasıdır. Bir çok araştırma göstermektedir
ki ; boşanmış aile çocukları, boşanmamış aile
çocuklarına göre ebeveynleriyle daha düşük
olumlu ilişkiye sahiptirler . Ayrıca araştırmalara
göre problemler yetişkinliğe kadar sürmektedir
ve bu etkilerin yaklaşık yarısı
boşanma öncesi etkenlere bağlıdır. Boşanmadan
sonra anne-baba ile çocuğun etkileşimi ile
evlilik kalitesi ve ebeveyn-çocuk problemleri
arasındaki bağlantı iki şekilde açıklanabilir. Birincisi:
anne ve baba kendi problemlerinden
dolayı çocuklarına yeterli ilgi gösteremeyebilirler.
İkinci olarak : Boşanma sonrası, ebeveynlerde
dış dünya ile olan yakın ve sıcak ilişki
kurma kabiliyetlerinde zayıflama tespit edilmiştir.
Boşanmış ailelerdeki yapılan yakın zamandaki
çalışmalarda , ayrılma döneminde
yaşanan stres, çocuklarda ders notlarında
düşme, depresyon, anksiyete, erken yaşta davranım
problemlerine yol açmaktadır. Boşanmış
aileler üzerinde yapılan üç ayrı çalışmada hem
çocukların hem anne-babanın psikolojik tedavi
alma oranı evli ailelere göre iki ya da üç kat
fazla çıkmıştır .Çocukların maruz kaldığı izolasyon
ve yalnızlık duygularını, boşanma kaynaklı
yanlış kabulleri ve stresleri ortadan
kaldırmak için terapilere ihtiyaç vardır. Okullarda
yapılan çalışmalarda, bu çocukların diğer
aile çocuklarına göre daha fazla davranış problemlerine
sahip olduğu anlaşılmıştır
Aile kişinin sadece kendisi olduğu için sevildiği
bir yerdir. Ona sahip çıkmak ülkeye ve bu
ülkenin geleceğine sahip çıkmak demektir.
Milletler aileler ile yaşar. Kazandığımız bir çocuğumuz
bile bizim için çok değerlidir.
AİLECE KALIN….
DİLEK ALBAYRAK
SOSYOLOG AİLE DANIŞMANI

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla