Zaman ne çabuk geçiyor. Sıradan bir gün Eskişehir’den gelen acı haber spor kamuoyunu yasa boğmuştu. Beş yıl olmuş. Ediz Bahtiyaroğlu’nun  rahmetli oluşundan bu zamana kadar 5 yıl geçmiş.  Babası İsmail bir şey kaleme almış oğlunu anlatmış. Sıfırdan zirveye, amatör’den Süper Lig’e yükselen Ediz’in hayatını anlattı. Bursa’dan Ankara’ya gidişini seçmelere girişini. Antrenmanlar için her gün 10 kilometre yürüdüğünü anlatmış. Kıt kanaat geçen bir babanın zorluğu ile oğluna destek veren annesinin girdabı o kadar güzel anlatılmış ki. Bence özellikle bütün amatör futbol kulüpleri o yazıyı kulüplerine asıp sporcularının okumalarını sağlamalılar. Hem sporculuk açısından hem de sporcu babası olarak bakış açısını o kadar tesirli iletmiş ki. Sefalet içerisinde geçen çocukluğun varlık içinde biten genç ömrü çok hazin. Keşke 26 yaşında göçüp gitmeseydi de halen aramızda olsaydı ama takdiri ilahi.

Ediz’in ölüm yıldönümü zamanlarında tesadüfen Kayseri’den çıkıp Galatasaray ile anlaşan sporcu kardeşimizin haberini yapmıştım. Ona da sormuştum hiç hayal ediyor muydun oralara ulaşmayı? Diye. “Evet” dedi. Onun için en başından beri çalışıyordum diye.  Her şey nasip ama çalışmadan olmuyor.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla