Bu gidiş nereye? Hakikaten merak ediyorum nereye gidiyoruz. Kayseri şehir içi otobüs şoförünün dediği geldi aklıma, buyrun efendim buyrun Ankaraya hoşgeldiniz, bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz! Bu neyin kafasıydı bilmiyorum ama amcanın kafadan bende istiyorum, zira yolculuğumuz Erkilette başlayıp Meydanda bitmişti. Belki de adam haklı. Belki de olmadığımız yerdeyiz. Ya da belki de olmak istediğimiz yerdeyiz. Ben şahsen kendimi o anda Ankara’da hissetmedim fakat şoför orda hissediyordu belki. Çok güldük, gülmekten ziyade şaşırdık çünkü komik olduğu kadar trajik ve düşündürücü bir durumdu kanaatimce..
İnsanlar bu tür davranışları uygulamaya koyana kadar birçok psikolojik vaka atlatıyorlar muhakkak. Başka açıklaması olduğunu düşünmüyorum. Allah bilir neler yaşadılar neler atlattılar da bu davranışlar yaşadıkları tüm olumsuzlukların yansıması olarak başkalarına dönebildi. İyi de bizim suçumuz ne arkadaşım. Bir otobüse biniyorsun gideceğin yere varana kadar bin türlü azar işitiyorsun bir de indirirken acayip ilginç bir söylemle uğurlanıyorsun. Belki şikayetçi olmadık ama gerçekten şikayetçi olmadık mı acaba? Çok merak ediyorum böyle adamları seçerek mi alıyorlar. Üzülüyorum bir insan bir insanı azarlayınca, kırınca..
Dememiş miydi peygamber; “Kalp kırmak Kabe yıkmak gibidir” diye.. Biz onun ümmeti olarak üzerimize düşeni layıkıyla yapamıyoruz. Ve sonunda elbette muhtemel son; “Kırdığınız yerden kırılacaksınız.”
Din büyükleri buyuruyor;
“Her günâh, îmânı tehlikeye sokmaya sebep olabilir ama şu üç günâhın tesiri daha kuvvetlidir:
1- İmân nimetine şükretmemek.
2- İmânın gitmesinden korkmamak.
3- Mü’minleri incitmek, kalblerini kırmak.
Mevlana Ne güzel bir söz söylemiş bu konuyla ilgili ;
Bir defa kalp kırmak , Kabe’yi alt üst etmekten daha kötüdür !
Zira Kabe’yi Hz İbrahim inşa etti , Kalbi ise Allah yarattı !…

#selmakösedağ

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla