Günümüzde bağımlısı olunan televizyon programları aile içi iletişimi sabote etmekle beraber aile bağlarını da koparmaya yeten bir etken olarak önümüze gelmekte. Türkiye İstatistik Enstitüsü verilerine göre Türkiye’nin ABD’den sonra 2. Sırada. Uzmanlar ise çocukları da göz önünde bulundurarak vatandaşı faydasız televizyon programları izlememeleri konusunda uyarıyor.

 

Türkiye İstatistik Enstitüsü verilerine göre Türkiye’nin ABD’den sonra 2. Sırada olması ülkemizde televizyon izleme oranlarının ülkemiz için alarm verici seviyede. Uzmanlar ise bağımlısı olunan televizyon programlarını aile içi iletişimi sabote etmekle beraber aile bağlarını da koparmaya yeten bir etken olarak görüyor.  Ebeveynlerin bağımlısı oldukları televizyon hastalıklarını çocuklarına da aktardığını belirten uzmanlar evde vakit geçirmek üzere başka alışkanlıklar kazandırılmayan çocukların, ebeveynlerin bu bağımlılıklarını devraldığını ifade ederken özellikle faydasız tv programları izlenmemesi konusunda vatandaşı uyarıyor. Televizyonun aile bireyleri arasında iletişimin kopmasına yol açan en önemli etkenlerden biri olarak gösteren uzmanlar televizyonun sürekli açık olmaması konusunda da uyarılarda bulunuyor.  Çocuklarda ekran bağımlılığı sorununa dikkat çeken Klinik Psikolog Mehmet Dinç, anne-babaların çocuğun ekran karşısında geçirdiği süre ve içeriğini kontrol etmesi gerektiğini vurgularken yaşına uygun olmayan içeriklere maruz kalan çocukların çocukluklarını yaşayamadan yetişkinlerin dünyasına girdiğini belirten Dinç, bunun da erken ergenlik gibi çeşitli sorunlara yol açtığını belirtiyor.

 

Çocuklar ebeveynlerinin yaptıklarının normal olduğunu düşünüyor

Özellikle 0-2 yaş çocuklarda beyin gelişiminin çok hızlı ilerlediğini belirten Dinç, “Bu dönemde çocukların beş duyu organlarını aktif bir şekilde kullanmamaları veya birini kullanmayıp diğerini daha fazla kullanması beynin gelişmesinde sıkıntıya yol açıyor. Ekranla kurulan ilişkide de beş duyu organı kullanılmıyor; dolayısıyla beynin gelişmesinde sorun yaşanıyor. Üstelik çocuklar, tek yaptıkları televizyon izlemek olan ebeveynlerini gördükçe, bunun normal olduğunu düşünüyor. Çocuklar da bu şekilde yetişiyor” şeklinde konuşurken erken yaş grubunda uzun süre ekran karşısında kalmanın ekran bağımlılığından ziyade, beyne zarar verdiğinin altını çizen Dinç, televizyondaki dünyayla gerçek yaşam arasındaki farkın çocuklarda adaptasyon sorununu ortaya çıkardığını vurguladı. 2 yaşından 6-7 yaşına kadar günlük yarım saati geçmeyen bir kullanım tavsiye ettiklerini belirten Dinç, “Bu kullanımdan kastımız cep telefonu, bilgisayar, televizyonun ayrı ayrı yarım saat kullanım değil; 24 saat içinde hepsinin toplam yarım saat kullanımıdır” dedi.

 

ABD’den sonra Türkiye ikinci sırada

İstatistikler, televizyon izleme oranlarının ülkemiz için alarm verici seviyede olduğunu gösteriyor. Türkiye İstatistik Enstitüsü verilerine göre ülkemizde ailelerin yüzde 94’ü, televizyon izlemeyi her gün gerçekleştirdikleri sosyal aktivite olarak ifade ediyor. Ortalama bir aile, günde 4,5 saat televizyon izliyor. Ülkemiz nüfusunun yüzde 84’ü “her gün televizyon izlediğini” söylüyor. Nüfusun yüzde 40’ı, televizyonda izleyecek bir şey bulamasa da televizyon izliyor. Bu rakamlara göre dünyada ABD’den sonra en çok televizyon izleyen ülke sıralamasında Türkiye ikinci sırada.

 

Televizyonu az izlemeleri konusunda vatandaşa uyarılarda bulunan Psikolog Mehmet Dinç televizyon izleme saatini azaltacak 5 öneride bulundu:

 

En sevdiğiniz programları belirleyin. Dizinin başlama saatinde TV’yi açın, bittiğinde de kapatın.

  • Bir hobiniz olsun. Hobisi olan insanlar olmayanlara göre daha az televizyon izliyor.
  • Ailenizle kararlarınızı paylaşın. Onlardan size, televizyona alternatif olacak öneriler ve tavsiyeler vermelerini ve destek olmalarını isteyin.
  • Kurallar koyun. Televizyon izlemeyi, kendinize bir ödül olarak konumlandırabilirsiniz. Örneğin, “Bu kitaptan 40 sayfa okursam, sonrasında 1 saat sevdiğim diziyi izleyebilirim” ya da “Çocuğum ile 1 saat vakit geçirirsem, sonrasında 1 saat TV izleyebilirim” gibi…
  • Abur cubur TV: Önemlibir gelişme ile ilgili bir TV programını izlemek haber alma açısından “sağlıklı bir ana yemek” ise, size hiçbir şey katmayan, sadece zamanınızı harcayan bir TV programını izlemek de abur cubur yemek gibidir. Size katkısı olmayan şeyleri izlemeyin. –SELMA KÖSEDAĞ

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla