Birçoğumuz, hayatta bazı şeylerin olması için emek harcıyoruz. Kimimiz iyi bir okul kazanmak için kimimiz daha iyi bir konuma gelmek için kimimiz daha mutlu etmek için. Ya da mutluluğu bulmak için çabalarız. Çoğumuzun yaptığı hata aslında mutluluğu başkalarında aramak ve bir insanı hayatımızın merkezine haline getirmek. Böyle olunca karşınızdaki insandan beklentileriniz artıyor. Ve bir süre sonra gözünüzde büyüttüğünüz o muhteşem insanın aslında o kadarda muhteşem olmadığını görüyoruz. Çünkü kimse birbirini aynı ölçüde sevmez. Nazım Hikmet’in dediği gibi, “O daha az severe kırılırsın.” Bizler, ne zaman mutluluğu başkasında aramaya başladık işte o an kendimizi karanlığa hapsettik. Annemin bir sözü vardı, “İnsanoğlu çiğ süt emmiş.” diye. Ne zaman insanlara güvenmeyi istesem bu söz beni kendime getirir. Her insan aynı mı diyeceksiniz şimdi? Peki, kaçımızın güvendiği dağlara karlar yağmadı. İlk önce kendimizi sevelim. Ve kimseden bir şey beklemeyelim. İnsanların işine geldiği kadarsın bu hayatta. Kuyruğuna basmaya göre. Zehrini akıtır. O çok sevenlerde gider dağlara karlarda yağar. Ve insanları memnun etmek zordur. Sen ağzımla kuş tuttum desen o kuşun kanadı neden siyah derler. Kimse için kendi mutluluklarımızdan vazgeçmeyelim. Kimseye ederinden fazla da değer vermeyelim. Ederinden fazla değer başı öne eğer boşuna dememişler. Hayatı boyunca sevgiyi, mutluluğu tatmamış, sahte mutluklara kendini hapsetmiş insanlara gerçek sevgiler ağır gelir. Bünyesi kaldırmaz. Siz isterseniz onun önüne dünyaları serin o yine alıştığı köhne dünyasına gider. Kendinizi yıprattığınızla kalırsınız. Yani öyle üç kuruşluk adama beş kuruşluk değer vermeyeceksin.Kalan iki kuruşla seni harcar. Ve sen bu  yediğin darbe ile ömür boyu kendini toplayamazsın.Bizim mutlu olmamız için başkasına ya da başkasının bir şeyler yapmasına gerek yok. Her şey neye layıksa ona dönüşür. Bazen nasip değilmiş demeyi bilmeli insan. Bırak o geride kalsın. Ve sen üfle gitsin. Kalan sağlar bizim olsun. Ders çalışmak için birinin bizi zorlamasına ihtiyacımız yok. Terfi almak için birinin bizi gaza getirmesine de gerek yok. İyi bir eş- sevgili olmak içinde birinin bizi şımartmasına da gerek yok. Biz ilk önce her şeyi kendimiz için yapalım. Biz mutlu olduktan sonra zaten herkes mutlu olur. Yeri geldiğinde seni üzen insanları hayatından çıkarmayı da bilmelisin. Çünkü, mutsuz yaşamış ve bu hayatını değiştirmek için kılını kıpırdatmayan biri için sen ne yapabilirsin ki? Ya da kendi hayatını düşünmeyen birine sen ne kadar müdahale edebilirsin? Varsın gitsin herkes verdiği kararların bedelini ödesin

Mutluluğu bizimle bulan bizimdir

Gerisi Misafir

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla