Değerli dostlar bu hafta bizleri başarıdan uzaklaştıran bir konuya değinmek ve bu bakış açısını biraz irdelemek istiyorum. Şöyle ki, korku, belirsizlik ve şüphe daima başarı ve mutluluğun en büyük düşmanları olmuştur. Başarıya giden yolun önünde duran iki büyük engel korku, başarısızlık veya kaybetme korkusuyla, eleştirilme veya reddedilme korkusudur. Bunlar üstesinden gelinmesi gereken başlıca iki düşmandır. Aslında gerçek olan, canınızı yakan ya da sizi geri tutan başarısızlığın veya reddedilmenin kendisi değildir. Sizi girişimde bulunmaktan alıkoyan bundan duyduğunuz korkudur. Hedeflerinize ulaşmak konusunda sizi yapmanız gerekenlerden alıkoyan, sizi felç eden başarısızlık veya reddedilme beklentisidir.

Herkes bir şeyden, hatta birçok şeyden korkar. Tanıdığınız herkes şu ya da bu şekilde başarısızlık veya reddedilmekten korkar. Kahramanlarla korkaklar arasındaki fark, ilkinin, cesaretini birkaç dakika daha muhafaza edebilmesidir. Ortalama kişilikler korkulara neden olan durumlardan kaçınır, uzak durur. Cesur kimselerse, korkuyla yüzleşmeye ve her halükarda kendilerini korkulacak olanı yapmaya zorlarlar.“Korktuğunuz şeyi yapmazsanız, o korku sizin hayatınızı kontrol etmeye başlar.”Sizi aşağı çeken en büyük engel başarısızlık korkusu tam karın bölgesinde hissedilir ve “yapamam!” sözcükleriyle ifade edilir. Bu duyguyu sürekli olarak: “Yapabilirim! Kendime güveniyorum!” diyerek değiştirebilirsiniz. Başarısızlık korkusunu daha etkin bir şekilde tersine çevirmek içinse, inanana kadar: “ Bunu yapabilirim! Bunu yapabilirim!” sözlerini tekrar etmelisiniz. “Bunu yapabilirim!” sözlerini her zaman tekrar ederseniz, korkularınız yatışıp özgüveniniz artar. “ Kendimi seviyorum! Ben en iyisiyim! Bunu yapabilirim!” sözlerini tekrar ettiğinizde de, kendinizi sonunda durdurulmaz hissedene kadar özgüveninizi yükseltmiş olursunuz. Böylece içinizde yüksek performanslı bir profesyonelin zihinsel kalıplarını güncellemiş olursunuz. İşte her türden korkunun en zayıf noktası: Cesaret gelene kadar beklemektense, önce korktuğunuzu yapın, cesaret arkadan gelecektir. Aristo’nun da dediği üzere: “Arzuladığınız nitelik sizde varmış gibi davranın, böylece onu edinirsiniz.”

Kendinizi mesleğinizde büyük başarılara imza atmaktan alıkoyan en büyük korkuyu teşhis edin. Aklınızın bir köşesinde mutlaka bir korku vardır. Şimdi bu korkunun sizde hiç olmadığını farz edin. Çalışmalarınızın hiçbir aşamasında korkudan eser olmadığını hayal edin. Yaptığınız her şeyi başarmanın garanti olduğunu düşünün. Hiçbir korkunuz olmasa nasıl davranırdınız?

Cevabınız ne olursa olsun, bundan sonra başarısız olmanız imkansızmış gibi davranın ve bırakın her ne olacaksa olsun! Başarana kadar başarmış gibi yapın. Korkuların alanına girin ve onları başarı molekülleri ile paramparça yapana kadar da devam edin. Yaşamda, kişiye onu gerçekleştirme gücü verilmemiş hiçbir istek yoktur.

Sürekli düşündüğünüz şeyi sonunda başaracağınız için: “ İşimi seviyorum! İşimi seviyorum! İşimi seviyorum! ” sözlerini de muhtemelen tekrar etmelisiniz. Bu sözleri kendinize ne kadar çok tekrar edersiniz, bir sanatçı olarak kendinizi o kadar çok sever ve iş etkinliklerinden o kadar çok hoşlanırsınız. İşinizi ne kadar seversiniz, onu o kadar iyi yapar ve müşterilerinize o kadar bağlı olursunuz. İş hayatınız giderek kolaylaşır ve her gün sizi daha çok ödüllendirir.  Başarılı olmanın olmazsa olmazı tutkulu olabilmektir, tutkulu olmak istiyorsanız tutkulu davranın! Ürün hizmetlerinizin tüm dünyanın en kaliteli ve en uygun fiyatlı ürün ve hizmetleri olduğunu hayal edin. Gün boyu muhatap olduğunuz her müşteri karşısında nasıl bir tutum takınırdınız? İşinize tüm yüreğinizi koyun. Kameraya çekildiğinizi ve ülke çapında işbaşındaki en parlak satış sanatçısı olarak televizyonda gösterileceğinizi hayal edin. Her müşteri ya da müşteri adayını nasıl ele alırdınız? Cevabınız ne olursa olsun, her günün her saatinde bunu uygulayın. Farkları keşfedin. Potansiyelinizin ne kadar arttığını ve kendi mükemmelliğinizin basamaklarını tırmandığınızı hissedeceksiniz.

Neticede korku duygusu her insanda var olan ve kontrol edilemezse kişiyi olumsuz sonuçlara sürükleyebilecek yapıdadır. Kendinize yapacağınız en büyük iyilik, korkularınızla yüzleşip onları nasıl kontrol edebileceğinizi düşünmeniz olacaktır. İş, özel veya sosyal yaşamınız da ki bütün korkular sizi etkisi altına aldığı anda bütün olumsuzluklar ardı arkasına gelecektir. Hayatınız sonuna kadar korkuların etkisi altında yaşayamazsınız. Yaşam kalitenizi artırmak, başarılı olmak istiyorsanız kendinizi daha iyi tanımanızı ve sizi engelleyen bütün duygularınızla yüzleşerek onları kontrol etmenizi tavsiye ediyorum. Seçim her zaman size ait ve unutmayın ki; nasıl yaşamayı seçerseniz o şekilde yaşarsınız. Esen kalın…

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla