BİZ KIRK KİŞİYİZ BİRBİRİNİ BİLİR KİŞİYİZ

Kayseri’de güzel bir söz vardır: “Biz kırk kişiyiz bir birini bilir kişiyiz” diye.

Evet atalarımız bu sözü ne güzel söylemişler, ne güzel bir tespitte bulunmuşlar.

    Kayseri’de herkes bir birini çok iyi bilir. Herkes kimin ne olduğunu ne yaptığını bilir ama yeri ve zamanı gelmeyince de kimse kimsenin hakkında konuşmazlar.

    Şimdi sizde diyeceksiniz ki; “Yahu durup dururken bu da nereden çıktı?” İşte bu merakınızı giderebilmek için kimsenin bir şey bilmediğini zannedenlere herkesin birbirini bildiğini anlatabilmek için bu yazıyı yazıyorum.

    Geçtiğimiz hafta Fethullahçı Terör Örgütü’ne mensup çoğu tutuklu olan sanıkların davası görüldü ve sanıklar ve güya tanıklar mahkemede ifade verdiler.

     FETÖ örgütüne mensup olduğu halde mahkemede itirafçı olup serbest bırakılmayı başaran sözde tanık bazı insanlar milletin gözünün içine baka baka yalan söylediler.

    Halbuki millet, Kayseri halkı kimin ne olduğunu, kimin doğru kimin yalan söylediğini çok iyi biliyor.

    Adamın biri yıllarca FETÖ’ye hizmet etmiş, para vermiş para toplamış ve hatta Fethullahçı Terör Örgütü’nün bazı okullarının sahibi olan bir vakıfta Mütevelli heyeti Başkanlığına kadar yükselmiş olduğu halde mahkemede ifadede beni falan zorladı filan zorladı da bağış yaptım okul yaptım yardım ettim falan filan diyerek kendini aklamaya çalışıyor.

    Yahu kardeşim senin FETÖ’ye ait Kılıçaslan Liselerini işleten Kılıçaslan Vakfının Mütevelli heyeti Başkanı olduğunu bu memlekette bilmeyen mi var?

    Bu memlekette kim kimin elinden zorla parasını alıp bir başkasına verebilir?

Kim kime zorla sevmediği istemediği bir kuruluşa yardım yaptırabilir?

   Sen bal gibi de o örgütün mensubusun ve hem de üst düzey görevlerde bulunmuş birisisin.

Senin servetinin çoğunun FETÖ’ye ait olduğu bile söyleniyor.

Sen nasıl oluyor da itirafçı olup bir iki ifade vererek kendini kurtarmaya çalışıyorsun?

    Sen Türk adaletini ve mahkemelerini yanıltacağını mı sanıyorsun?

Belki bazı kanunlardan yararlanarak itirafçı olup serbest kalmış olabilirsin ama sen hiçbir zaman Türk adaletinin elinden kurtulamayacaksın ve er ya da geç sana da gereken ceza verilecektir.

    Gerçi öyle itirafçı olup kurtulacağını zanneden bir sen değilsin. Senin gibi çok insan var. Sen onlardan sadece birisisin.

    Hani yazının başında da belirttim ya bu memlekette biz kırk kişiyiz ve birbirini bilen kişileriz.

Kayseri’de herkes seni de çok iyi biliyor senin gibi olanları da çok iyi biliyor. Öyle bir veya birkaç ifade vermekle kurtulmak yok sen de senin gibi olanlarda zaman içersinde gereken cezayı alıp yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.

   Ha şunu da belirteyim bunu ben söylemiyorum benim gibi bunları söyleyen sayısız insan var ayrıca senin ve senin gibi olanların ne olduğunu Türk mahkemeleri de biliyor bundan da çok eminim.

    Öyle itirafçı olmak yunmuş yıkanmış temizlenmiş kenara çıkmış demek değildir.

İtirafçılık sizi belli bir müddet dışarıda tutar ama sonunda o deliğe sizler de girmeye mahkumsunuz.

    Ben şahsen bu konuda mahkemelere yansımayan herkes tarafından bilinmeyen hiçbir şeyi yazmadım yazmam da.

Çünkü kimseyi zan altında bırakmak istemem artık herşey gün yüzüne çıktığı bazı şeyler mahkemelerde konuşulduğu için bunları yazıyorum.

Bundan sonra da duruşmaları sıkı bir şekilde takip edip kimin ne söylediğini yazmaya dilimin döndüğü kadar kamuoyuna anlatmaya çalışacağım.

#rifataçıkgöz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.