Kayseri Dünyam Hastanesi Medikal Onkoloji bölümünden Doç. Dr. Veli Berk, 4 Şubat Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, özellikle sosyal medya aracılığıyla yayılan kansere dair çoğu bilginin doğru olmadığını ifade etti.
Çoğunlukla sosyal medya aracılığıyla, kanser hastalığına dair bilimsel olmayan bilgilerin dolaşıma dahil edildiğini belirten Kayseri Dünyam Hastanesi Medikal Onkoloji bölümünden Doç. Dr. Veli Berk, başlıca; kanser ile şeker, saç boyası, kırmızı et, stres ilişkilerine dair bilgi verdi.
Şekerin kanser hastalarına zarar verdiği ya da kanser hücrelerini beslediğine dair bilimsel bir araştırma bulunmadığını belirten Doç. Dr. Veli Berk, “Kanser hücresi kendi enerjisini üretirken bizim hücrelerimizin kullandığı enerji farklı bir yolla üretir. Dolayısıyla tedavi sırasında şeker yiyen bir hastanın onun kanserinin arttıracağı anlamına gelmez. Bununla ilgili bilimsel bir veri de yoktur. Özellikle sosyal medyadaki birçok yanlış bilgilendirme kanser hastalarının hasta yakınları tarafından şiddetle şekerden uzak tutulmalarına ve yeme bozukluklarına neden oluyor. Tabi ki bu aşırı bir şekilde yenilsin anlamına gelmiyor. Ama günlük kahvaltımızda, günlük yemek sonrasında bir porsiyon tatlının hastalığımıza hiçbir zararı olmaz” diye konuştu.

“Kırmızı et tek başına kanser nedeni değil”
Bunun yanı sıra kırmızı etin de tek başına kolon kanseri nedeni olamayacağına dikkat çeken Doç. Dr. Veli Berk, “Özellikle kırmızı et ile fazla beslenen yerlerde daha çok kalın bağırsak kanseri görüldüğünü biliyoruz. Ama bunu sadece kırmızı et ile ilişkilendirilmesi çok zor. Genel olarak mangalda pişirilen etin daha sağlıksız olduğuna dair bir yargı var ama yine de birebir ilişkilendirme çok zor. Bu şekilde kırmızı et sektörüne de zarar vermiş oluruz” şeklinde konuştu.

“Kozmetik ve parfümler kanser yapmıyor”
Bazı saç boyalarının lenf kanseri nedeni olduğuna dair yine bilimsel bir bulgu olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Veli Berk, “Dolayısıyla parfümlerin, oda parfümlerinin, kozmetik ürünlerin kanseri arttırdığına dair bilimsel bir açıklama yok. Kişiler daha rahat kullanabilirler” dedi.

“Alternatif tedaviler kesinlikle kemoterapi ile birlikte kullanılmamalı”
Özellikle çörek otu ve ısırgan gibi bazı bitkilerin kanser tedavisinde tamamlayıcı olarak kullanılmasını, kemoterapi alan hastaya önermediklerini de kaydeden Doç. Dr. Veli Berk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Alternatif destek materyallerini özellikle kemoterapi uygulanırken desteklemiyoruz. Çünkü kullanılan materyallerin klinik çalışması yapılmamıştır. Etkinlik, doz, hangi aralıklarla kullanılacağı bilinmemektedir. Bizim kullandığımız kemoterapiler de bitkisel. Ama biz kullandığımız ürünlerin dozunu, yan etkilerini hepsini biliyoruz, hastalara bildiğimiz bir şeyi uyguluyoruz. Bunun dışında alternatif kullanılan mantar, ısırgan otunu özellikle tedavi esnasında önermiyoruz. Çünkü ilaçlarla etkileşim olabiliyor. Bu etkileşim ilaçların etkisini arttırabiliyor ya da azaltabiliyor. Azalttığında hastalıkta tekrarlanma artırdığında da yan etki daha fazla görülüyor. Çoğu zaman bize haber vermeden kullanan hastalarımızda da akciğer enfeksiyonu, karaciğer enzim yüksekliği meydana gelebiliyor. Bunlardan bazıları da ölümcül olabiliyor. Bu yüzden tedavi esnasında önermiyoruz. Fakat tedavileri bitmiş sağlıklı yaşam devam ederken bunların kullanımı yasaklamıyoruz.” -İHA

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla