İyi günler Dilek Hanım  ben eşimi 2 sene evvel kaybettim. Kendisi akciğer kanseriydi. Şu anda eşimin acısını unuttum. Nasıl?…. Etrafımdaki dost bildiğim insanlar benden uzaklaştı, akrabalarım hal hatır sormaz oldu. İki tane yetimim var. Kimse ilgilenmez oldu. Sanki hayat kocaman bir tokat attı bana…Kendime gelemiyorum … Psikolojim çok kötü. Yaşım 34 ama kendimi 64 yaşında gibi hissediyorum….

İyi günler …öncelikle başınız sağ olsun…

İnanın bu durumu sadece siz yaşamıyorsunuz. Şimdiye kadar dinlediğim yaklaşık 70 annenin nerdeyse 50 si aynı durumdan bahsediyor. Ben bu durumu biraz sosyolojik biraz damanevi açıdan değerlendirmek istiyorum…

Toplumlar oluşmaya başladığı günden beri insanoğlu varoluş mücadelesi içerisine girmiştir. İnsanoğlu toplumda var olmak için sürekli diğerinden üstün olma  kendini koruma ve kollama eğilimindedir. Bu durum insanın kendilik duygusunun gelişmesine neden olmuştur. Yani insanoğlu bencildir. Bencillik genetik kodlarımızda da mevcuttur. Hal böyle olunca” normal şartlar altında “ yani hayatımızda her şey yolunda giderken fark edemediğimiz bu gerçeği , ihtiyacımız olduğu durumlarda acı bir şekilde öğreniyoruz.

Allah insanlığı  kendini tamamlayabilmesi için benlik duygusunu vermesine rağmen bir takım hasletleri de yanında vermiştir. Yardımseverlik, iyilik, vefa….

Bu duyguları serbest bırakmış ve işte bu andan itibaren de imtihan başlamış. Sizin başınıza gelen kötü durum sizin imtihanınız iken , karşıdaki muhataplarınız da size davranış şekilleri ile imtihandalar….Kendilerini yetiştiren  vicdanı ile yatıp kalkan kişiler bu imtihanın altından kalkarken ne yazık ki tersi grup sınıfta kalmaktadır. Üstelik sınıf tekrarı da yok….

Yani değerli okurum…. Siz karşınızdaki kişilerin imtihanları ile değil kendi imtihanınızla ilgilenin derim. Allah’ın katında hanginiz daha değerli onu düşünün …. O kişinin yerinde olmak ister miydiniz?

Yardıma ihtiyacı olan bir akrabanız var ve ilgilenmiyorsunuz. Böyle biri olmak size huzur verir miydi?

Unutmayın kendinize saygınız varsa sağlıklı yaşarsınız….

Toplumda 70 annenin 50 si bu şekilde konuşuyorsa toplumumuzun maneviyatının ne boyutta olduğunu üzülerek dile getiriyorum. Hani peygamber efendimiz(s.a.v) hadisi şerifinde buyuruyor: “Öyle bir ahir zaman gelecek ki camiler dolup taşacak ama içinden bir tane müslüman çıkmayacak”

Eğer biz  dinimizi gerçek manada yaşamış olsaydık böyle bir rakamla karşılaşmazdık. Yani tamamen dini zafiyetlerimizden kaynaklanmaktadır.

Peki ne yapabilirsiniz?

Beklentilerinizi düşürün…

Kendinize ve yapacaklarınıza odaklanın…

Sesli bir şekilde karşınızdaki kişiye( hayalinizde)

“Bu benim imtihanım  , senin yaptığın da senin imtihanın “ deyin 3 defa….

Ve kendinizi sevmek ve değerli kılmak için bir şeyler yapın… Kendinizi sevdiğinizi söyleyin , kendinizi ödüllendirin  , kendinizle gurur duyun , kendinizi alkışlayın….

Hepimizin en yakını , dostu , beklediği  , sevdiği Allah(c.c) tır. Ondan başkasına bel bağladığımız anda bunalıma düşeriz.  İnsanlara beslediğimiz kin ve nefret duyguları bizi Allah tan uzaklaştırır. Halbuki Hayatı ve Allah’ı tanımak için onlar sadece sebeptir. Lütfen sebeplerle uğraşmayalım , hak olana sarılalım.

HAK’LA KALIN….

SOSYOLOG AİLE DANIŞMANI

DİLEK ALBAYRAK

e- mail :dilek@albayrakgy.com.tr

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla