Evlilik kavramını genel manada  toplum ,tarih ve geleneklerimiz ekseninde incelememiz gerekir .Türklerde ilk evlilikler ve iletişim stilleri ailede otorite ve iletişim şekilleri konusunda çok eskilere gittiğimizde evliliğin Türklerde çok önemli bir kavram olduğunu görüyoruz, savaşçı ve yerli-göçebe bir yaşam sürdüren atalarımız evlilik kurumuna oldukça anlam yüklemiş ve korumuşlardır hatta daha ayrıntılı incelendiğinde bir dönem aile içi otoritenin kadınların elinde olduğu bağzı dönemlere rastlamaktayız ancak genel itibariyle Türk toplumu aile yapısında ataerkil yapı özelliği göstermektedir .Ataerkil aile yapısında ailedeki tek otorite evdeki en büyük erkekte yani babanın elindedir,kadın olan eş ise kocasıyla birlikte bir çok hayat sorumluğunu paylaşırken aile ile ilgili alınacak önemli kararları eşine bırakmıştır yada istemese de çok düşünmemiş ve eşine bu sorumluluğu yüklemiştir.Kültürel kodlarımız Türk tarihine baktığımızda ataerkil aile yapısının iliklerimize kadar işlediğini bize gösterir nitekim eskidende tarlada çalışıp evde işlerin tümünü yapmış fakat evdeki otorite yinede erkek olan eşte kalmıştır durum günümüzde bilinçli yada bilinçsiz devam etmektedir günümüzde kadınlar evin geçimi çocuk bakımı sosyal hayatta var olma gibi modern yaşamın bütün gereklerini yerine getirse de yinede eşinin otoritesine saygı göstermektedir.Oysa modern toplum kadın erkek gözetmeksizin bireyin gelişimi odaklı ilerlemektedir  günümüzde insan kendinin farkına varmalı kendini keşfetmeli  daha sonra diğerleri olmalı düşüncesi  düşüncesi yaygınlaşmıştır.Bu durum bizim kültür kodlarımızla çelişmektedir.Ataerkil toplum ağır gelenek görenek ve baskıcı tavrıyla aslında bireyin mutluluğunu azaltan ve gelişmesinin önüne geçen bir sistemdir.Ağır gelenek görenekler insanları belli kalıplar içinde tutmaya çalışmaktadır bu durum bireyin bağımsız kişilik geliştirmesinin önüne geçmektedir.Örneğin; bir ailede yeni nişanlı çiftlerin birlikteyken fazla gülüşmeleri ahlaksızlık olarak algılanmakta diğer tarafta ülkemizin bağzı bölgelerinde hala devam eden büyüklerin yanında çiftlerin bebeklerini sevemiyor olması gibi katı gelenekler bireyin kişilik geliştirmesi engellemekte kendi mutluluğu için yaşamaktan çok.” çevredekiler ne der.”diye düşünerek kendini kısıtlamakta kişi mutlu olamadığı içinde çevreyle kurduğu iletişimler hep olumsuz öfkeli ve yargılayıcı olmaktadır. Peki  bu durum evlilikleri ve eşler arası iletişimi nasıl etkiler? Yeni evlenen çiftler  her şeyden önce mutlu olmak için bir araya gelmiş kişilerdir çiftler öncelikle kendilerine evlilikten ne beklediklerinini onları asıl mutlu eden şeyin ne olduğunu sormaları gerekir birbirlerinden beklentilerini gözden geçirmeleri gerekir evlilik kişilerin bireyselliklerini kaybetmedikleri bütünleşilen fakat  bir olunmayan ayrı bireylerin oluşturduğu ortak bir hayat olmalıdır.Kültür kodları içerisinde hareket eden çiftler evlilikte bireyselliklerini kaybetmektedirler  kendi mutluluğunu bir kenara bırakan yalnızca eşi ve çocukları için yaşıyan kadınlar ve yalnızca ev geçindiren öfkeli erkekler toplumumuzda oldukça fazladır . Bu durumu ortadan kaldırabilmek için öncelikle kişilerin kendilerine ben kimim? Beni ne mutlu eder? Hayatta olmak istediğim yerdemiyim? Gibi soruları yöneltmesi gerekir verdiği cevaplara göre hayatına şekil vermelidir imkanlar dahilinde hayatını güzelleştirmelidir bunu yapamayan kişi hayat onu ne tarafa sürüklerse o tarafa doğru gidecek ve davranışlarını olumlu yada olumsuz şekilde değerlendiremiyecektir evlilikteki en önemli problemler kişilerin kendilerine dışarıdan bakıp değerlendiremiyor olmasından kaynaklanır sayılan durumları evlilikte her iki eşte kadın ve erkek yapmalıdır.Peki bu sayılanları yapmış olan çift tamamıyla mutlu bir evliliğe kavuşabilirmi diye sorulursa tabiî ki tam bir reçete değildir çünkü evliliğe etki eden dış dinamiklerde vardır kendi içinde mutlu olan aileye bu seferde büyükler müdahale edebilmekte ve bu durumda eşlerin arasının açılmasına sebep olmalıdır fakat çiftler farkındalık geliştirebilirlerse bu durumun kültürel kodlarını çözerlerse krizleri kolay atlatabilirler örneğin bebek bakımı konusunda kayınvalidelerin tutumu en sık gözlenen müdahale şeklidir..Tüm bu durumların dışında evlilikte yaşanabilecek problemlerde çiftler yardım almaktan çekinmemelidir.Unutmayalımki bilinçli bireyler mutlu evlilikleri mutlu evlilikler tüm toplumu olumlu etkiler.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla