Kuranın, dikkat çektiği konulardan biri de Peygamber yarıştırmaktır. Nur u Muhammedi tasavvuru yani (LEVLAKE LEVLAK LEMA HALAKTÜL-EFLAK) Sen olmasaydın, bu alemi kesinlikle yaratmazdım ben. Hadis i kutsi diye nakledilen bu haberin Hz. Peygamberle uzaktan yakından hiç bir alakası yoktur. Hicri 12. Yüzyılda, Miladi 18. Asır da yaşamış Acluni’nin ölümü hic. 1162. Keşfül Hafa adlı kitabını referans verirler. Anılan bu kitapta Sagani uydurmadır notunu düşerek, hem Allah’a, hem Peygamber adına yalan söylenmiştir der. Kökeni Yahudi kabalizm ine dayanan ve kendisi de Yahudi dönmesi olan Kabul Ahbar NURU MUHAMMEDİ’ nin mucididir.
Kuran’a göre: 24/ Nur 35. “ Allah göklerin ve yerin nurudur.” Ama ne yazıktır ki, Muhammed in nuru, her şeyin kendisinden yaratıldığı kaynaktır. El Cili, el İnsan 2. İnci cilt 30, der. Yine Kuran’a göre: 10/Yunus 3. “ Allah hükümranlık, kanun koyuculuk, idarecilik makamına oturup, varlıkları yönetmektedir.” Ama El Cili ye göre Hz. Peygamber bütün yaratılmışlara hükümrandır, aynı eser 2. cilt 45. Kuran’a göre, Hz. Peygamber yiyen ve çarşılarda dolaşan bir beşer, insan Peygamberdir. Fakat bu anlayışa göre, Peygamber insan kılığına girmiş bir nurdur. Bu konuda Kuran dengeli bir yaklaşım sunuyor. 2/ Bakara 285. “ Allah’ın elçilerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız.” Yine 2/ Bakara 253. “Allah elçilerinden her birine diğerinden farklı meziyetler vermiştir.” Bakara suresi Amenerreulü diye okuduğumuz ayette, 2/ Bakara 285. “ Allah, bir peygamberi diğerinden mutlak manada üstün ya da aşağı tutmamıştır.” Yani ayette, bazı hususlarda bazısını, bazı hususlarda ise bazısını üstün yaratmıştır. Zaten Allah’ın, Peygamberlerini birbiriyle yarıştırma işi bize, Yahudilerden geçme bir hastalıktır. Yahudiler, Hz. Musa’nın Allah’la konuşan tek peygamber olduğunu iddia etmişlerdi. Hıristiyanlar da, İsa Peygamber hepsinden üstün diyorlardı. Aslında bu, peygamber yarıştırması, Peygamberimizin zamanında da yapılmıştı. Biri Müslüman, diğeri Yahudi iki adam tartışırlar ve Müslüman olan Allah alemler içerisinden seçip üstün kıldığı Muhammed’dir der. Yahudi de hayır, Allah, Musa’yı seçmiştir der. Müslüman, Yahudi’yi tokatlar. Yahudi de Peygamber’e gelip, olayı anlatır ve şikayet eder. Peygamberimiz de, “ Beni , Musa’dan üstün tutmayın.” (Buhari, Husumat 1. Müslim, Fedail,160,) buyurur.
Peygamberimiz, Müslümanların gönlünde bir tereddüt oluşmasın diye, “ Ben şüphe etmeğe İbrahim’den daha müstahakım demiştir.” ( Buhari, Enbiya,11. )
“Eğer, Yusuf gibi, zindan da kalsaydım, sonra da biri beni çağırsaydı, kabul ederdim “ diyerek, Hz. Yusuf’un nebilik şerefini korumuştur. (Buhari Enbiya 19.) Yine Hz. Yunus’u korumak için, “ Kimseye, ben Yunus b. Metta’dan daha hayırlıyım demek yaraşmaz buyurmuştur.” (Buhari. Enbiya 35.) Şimdi, asıl sünnet bu değil mi? Yani bu sünnet, sarık sarmaktan, sakal bırakmaktan, koku sürmekten daha aşağı bir sünnet mi?
Resul’lerin hepsi kurumsal peygamberlik açısından aynı değere sahiptirler. Bu açıdan Peygamberler arasında fark görmek, doğru olmadığı gibi Allah’ı rencide etmektir. 4/ Nisa 152. “Allah’a ve peygamberlerine iman eden ve elçilerinden hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince işte Allah onlara bir gün mükafatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla