İsmet, günahsız anlamındadır, bizlerin düşüncesiyle bakıldığında peygamberlerin ismet sıfatı hata yapmaz, günah işlemez olarak biliniyor. Ancak Allah tarafından bakılınca durum hiç de öyle değildir. Çünkü peygamberler de yaratılan varlıklardır, yaratılan varlıklar içinde insan ise peygamber de olsa hata yaparlar. Burada şu gerçeği iyi anlamak gerekir, peygamberler, peygamberlik boyutuyla hata yapamazlar, çünkü Allahtan vahiy aldıkları için o görevi eksiksiz yerine getirmek zorundadırlar, 5/ Maide 67. “Ey Resul, Rabbinden sana indirileni tebliğ et, Eğer bunu yapmazsan Allah’ın elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır, doğrusu Allah, kafirler topluluğuna rehberlik etmez.” Peygamberler peygamberlik görevlerinden dolayı Allah’ın korumasındadır Ama yaratılan bir varlık olarak insani boyutlarıyla hata yapmak zorundadırlar. 40/ Mümin 55. “ Şu halde Resulüm şimdi sen sabret, çünkü Allah’ın vadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste, akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et.” ( Tesbih , Allah’ın emrine teslim olmak)
47/ Muhammed 19. “ Bil ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Resulüm hem kendinin hem de mümin erkeklerin ve mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını dile. Allah, gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.” Ayette geçen zenb kelimesi kasıtsız hata, noksanlık, dikkatsizlik ve kusurları da kapsar, zenb insanın hem Allah’a hem insanlara karşı işlediği suçları da kapsar. Onun için Peygamberimizden şöyle bir hadis rivayet edilir, “Ara ara içimde anlık bir gaflet hissettiğim için günde yüz kere Allah’tan mağfiret dilerim.” ( Buhari ve Müslim ) Hadiste yüz kere ifadesi çokluk anlamındadır, bizde de kullanılır, bir şeyi yapmayana şöyle deriz. Sana Elli defa dedim, yüz defa dedim diye söyleriz, bunu derken elli ve yüz defa sayı olarak değil, birden çok defa dedim, burada da yüz defa sayı olarak af diledim değil, birden çok, birkaç defa anlamındadır.
Peygamberimiz günah yada hata işlemiş midir ya da işler mi? 66/ Tahrim 1. “Ey Nebi Eşlerinin rızasını gözeterek Allah’ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” 9/ Tövbe 43. “ Allah seni affetti, fakat doğru söyleyenler sana iyice belli olup, sen yalancıları bilinceye kadar onlara niçin izin verdin?” Allah, Maide 67 de Ey Resul, Tahrim 1 de ise Nebi ifadelerini kullanıyor.
Allah, Peygamberlerin resul yani elçi sıfatıyla hata yapamayacaklarını 5/ Maide 67. De, Ya eyyüherresulü “ Ey Resul Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan Allah’ın elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır, doğrusu Allah, kafirler topluluğuna rehberlik etmez.” Ama Peygamberler nebilik sıfatıyla hata yapabileceklerini ve Allah’ın bu yönüyle peygamberini sorguladığını bize haber verdiği için şunu da anlamış bulunuyoruz. Allah’ın Peygamberi sorgulamasından bizlerin Peygamberi tanrı haline getirilmesini de önlemektedir. Mesela Tahrim suresin de 66/ Tahrim 1. Ya Eyyühennebiyyü “ Ey Nebi Eşlerinin rızasını gözeterek Allah’ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun, Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.” Bu ayetten anlayacaklarımız peygamberimiz, Allah’ın helal kıldığını kendisine haram kılıyor hata ve günaha bulaşıyor ve Allah tarafından sorgulanıyor ve Peygamber (as) bile Allah’ın helal kıldığına haram, haram kıldığına helal diyemiyor ki, diğer insanlar ve din temsilcileri nasıl diyecekler, tarikatlar,

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla