Yahudilerde ve Hıristiyanlarda belirgin bir inanış var. Beklenen kurtarıcı Mesih-Mehdi inancı. Nedense bu inanış Müslümanlara da geçmiş. Tarikatlar, cemaatçiler de şeyhleri, önderleri, sultanları ve efendilerinin ısrarı ve baskısıyla bu inanca hala devam ediyorlar. Yine geçmişte Yahudi ve Hıristiyan inancından kalma Müslümanlarca hala devam ettirilen cifir, büyücülük, falcılık, üfürükçülük ve hurafecilik alametlerinden olan geleneklerini dinleştirmek, kitap-larını yazmak ve bunları Kur’an’ın ve gerçek İslam’ın önünde tutmak yanlışlığı sürüyor.
Enam 91: “İnsanlar gereği gibi Allah’ı tanıma-dılar. Çünkü Allah hiçbir beşere, insana bir şey indirmedi dediler. De ki öyle ise Musa’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz onu kağıtlara yazıp istediğiniz gibi açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler kitaplarla (Kur’an, Tevrat, İncil)size öğretilmiştir. Sen Allah de sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar.”
Buna benzer bir söz, İncilde de var. İncil de yazıldığına göre gerçek inanan Hıristiyanlar da rahatsız ki Markos İncili7/8-9-13 sayfalarda şöyle geçiyor “Siz Allah’ın emrini bırakıp insanların geleneğini tutuyorsunuz. Kendi adetlerinize sarılmak için ne de güzel reddedersiniz. Böylece naklettiğiniz gelenekle Allah’ın kelamını kitabını değiştirirsiniz.”
Kur’an’da Allah’ımız Yahudiliğe ve Hıristiyanlığa din değil diyor. İlahi vahyi değiştiren, kendi adetlerini, geleneklerini dinleştiren insanların sistemi diyor. Bazıları hala din diyor. Üç büyük din, semavi dinler, üç dinin bahçesi, Mesih, mehdi inanışı vesair. Halbuki Adem (as) dan Hz Peygamber’imize kadar bütün Peygamber’ lerin getirdiği dinin adı İslam dır.
Hac 78: “Allah uğrunda hakkını vererek cihad edin. O sizi seçti, din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi. Babanız İbrahim’in dininde de böyleydi. Peygamber’in size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için O gerek daha önce gelmiş kitaplarda gerekse bunda(Kur’an da) size Müslümanlar adını verdi. Öyleyse namazı kılın zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı sarılın. O sizin Mevla’nızdır. Ne güzel Mevla’dır, ne güzel yardımcıdır.”
Yüce Allah’ımız dikkatimizi çekiyor ve Kur’an’dan başkalarına uymamamızı istiyor.
Ali İmran 99: “De ki ey ehli kitap, gerçeği görüp bildiğiniz halde niçin Allah’ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah yolundan döndürmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”
Ali İmran 100: “Ey iman edenler, kendilerine kitap verilenlerden bir gruba uyarsanız, imanınızdan sonra sizi yeniden inkârcılığa sevk ederler.”
İnsan bazen düşünüyor, ben düşünüyorum ve şöyle diyorum. Bu tarikatların ve cemaatlerin öncüleri Kur’an’da ki bu ayetleri okumuyorlar mı, bilmiyorlar mı? Tabi bilemiyorum. Eğer bilmiyorlarsa Kur’an’ı okumuyorlar. Biliyorlarsa niçin hala inatla devam ediyorlar? Gerçeği niçin saklıyorlar. Allah’ımızın emirleri Kur’an ortada iken neden batılda ısrar ediliyor, birçok insanı tehlikeye atıyorlar?
Yüce Allah’ımız insanlığı tahrif edilmemiş, bozulmamış, insanların zübürünü, mişnasını (insan görüşü, insan fikri ve sözü) katamamış arı, duru, tertemiz vahye çağırıyor. Hurafeye, efsaneye, yalana derme çatma şeylere inanmayın diyor.
Hicr. 9: “Zikri (Kur’an’ı) biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.” İşte Kur’an tahrif olmamış hiçbir insan sözü katılmamış saf, sade, arı duru, tertemiz din ve kitap Kur’an. İnsanlık kurtuluş istiyorsa gerçek bu. Yoksa hükmü kaldırılmış, insan sözü katışmış birbirini tutmayan 4. 6. 10 tane kitaba inanmak veya söylenen vehim ve avuntulara kapılmak akıl işi değil. Olay sadece neye olursa olsun inanmak değil, Hakka inanmaktır. Allah’a ve emirlerine inanmaktır.
Bakara 101: “Allah tarafından kendilerine yanlarında bulunanı (kitabı Kur’an’ı) tasdik edici bir Resul gelince, kitap verilenlerden bir grup sanki Allah’ın
kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına alıp terkettiler.”Ali İmran 187: “Allah kendilerine kitap verilenlerden, onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler. Onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür.”İbni Mesud, zamanında birtakım hadis metinleri olduğunu haber aldı. Hadis metinlerini getirtip imha ettirdi ve şöyle dediği rivayet olundu.”Sizden önce kitap verilenler, âlimlerin kitaplarını alıp Allah’ın kitaplarını terkettikleri için helak oldular.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla