Aile Danışmanı Sebiha Ergün, çocuklarda özgüven ve çekingenlik konularına değinerek, “      Çocuklarda özgüveni etkileyen temel sebeplerden bir tanesi sevgi eksikliğidir.Özellikle şiddet gören yeterince sevildiğini hissetmeyen, huzurlu bir aile ortamında yetişmeyen çocuklarda özgüven eksikliği sıkça görülmektedir.”diye konuştu.      

Aile Danışmanı Sebiha Ergün, çocuklarda özgüven ve çekingenlik problemlerinin en bütün nedeninin sevgisizlikten kaynaklandığını söyledi. Ergün, “Özgüven eksikliği ve çekingenlik çocuklarda sıkça rastlanan bir problemlerden bir tanesidir.Çekingen çocuklar kendilerini değersi bulurlar yeterince sevilmediklerini düşünürler ve herkesten uzak dururlar bu yüzden arkadaşlık kurmakta zorlanırlar.Dışarıdan bakıldıklarında uslu görünürler uyumludurlar ve sorun çıkarmazlar fakat arkadaşları arasında kendini ifade edemeyen sosyal ortamda çekingen tavırlar sergileyen oyunlara katılmayan çocuklar belli bir süre sonra izole olmuş bir şekilde yaşamaya başlarlar.Sınıf ortamında aktif değildirler.Bir konuyu çok iyi bilselerde kendilerine güven duymamaları sebebiyle bildiklerini tam olarak ifade edemezler bu da derslerinde başarısız olmalarına yol açar. Çocuklarda özgüveni etkileyen temel sebeplerden bir tanesi sevgi eksikliğidir.Özellikle şiddet gören yeterince sevildiğini hissetmeyen, huzurlu bir aile ortamında yetişmeyen çocuklarda özgüven eksikliği sıkça görülmektedir.Kardeşleri ve arkadaşlarıyla şiddetli kıyaslanan, kendileri ile alay edilen çocuklarda da özgüven eksikliği oluşur.Annenin aşırı koruyucu tavrı, baskıcı ve aşırı titiz tutumları çocuğun kendine özgüven duymasını olumsuz etkiler.”diye konuştu.

ÇOCUKLARIMIZI ÖVENLİM VE TAKDİR EDELİM’

Ergün, ailelere seslenerek, “Çocukların kendilerine özgüven duymasını engelleyen durumlar araştırılıp çözüme ulaştırılmalıdır.Çocuklarda gözlenen olumlu davranışlar  övülmelidir.Çocuğun yaptığı olumsuz davranışlar direkt olarak dayakla cezalandırılmamalıdır,dayak bir çözüm değildir.Çocuk dayak yediğinde cezasını çektiğini düşünecek ve yaptığı kötü davranışları olumluya çevirmek adına bir adım atmayacaktır.Çocuğa destek verilmeli karşılıksız sevildiği hissettirilmelidir.Çocukla konuşulmalı birlikte zaman geçirilmeli duygu ve düşüncelerini ifade etmesi sağlanmalıdır.Her an sevildiği ve özel olduğu hissettirilmelidir.Arkadaş edinmesi sağlanmalı fakat bu konuda baskı yapılmamalıdır,çeşitli kurslara spora ve sosyal aktivitelere katılması için teşvik edilmelidir.Çözümlenemeyen durumlarda ciddi problemlerle karşılaştığında bir uzmandan yardım almaktan çekinilmemelidir. “şeklinde konuştu.

PEKİ, AİLELER NE YAPMALI?

“Güvenli davranış becerileri “adını verdiğimiz davranışların kazanımı ile çocuklar başkalarının haklarını küçük görmeden ve zedelemeden kendi haklarını koruma duygu düşünce ve inanışlarını doğrudan dürüst ve uygun yollarla ifade etme yeteneği kazanabilirler. Peki, bunu nasıl kazandırabiliriz? Okul öncesi dönemde güvenli davranış kazanımı: Okul öncesi dönemde çocuklar kendilerini yeterince ifade edemeyen bir dönemde olsalar bile bu dönemde aile bireylerinin dışında artık yaşıtlarıyla birlikte olmaları sosyalleşmeleri açısından güvenli davranış becerileri kazandırmak uygun bir zaman dilimi olarak nitelendirilebilir. Bu dönemde çocuklara çeşitli görevler verilmesi onlara bu becerileri kazandırmak açısından önemlidir. Okul öncesi dönemde çocuklara;

1.İstemedikleri şeylere hayır diyerek reddedebilecekleri öğretilmelidir

2.Kendi kararlarını kendileri verebilmeleri için zaman zaman imkanlar tanınmalı

3.Okulda ve parkta yeni arkadaşlar edinmesi ve kendi başına bir oyuna katılması için desteklenmelidir.

GÜLDEN ÇOKTAN

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla