Kafalardaki yanlış inanç sisteminin kırılmasını anlamak için bu ve benzeri ayetleri ve bu ve benzeri hadisleri insanlar nasıl unutur veya devre dışı bırakırlar. Şu iyi bilinmelidir ki, hiçbir kimse ne kendisini nede başkası için kurtulmuş, Allah’ın sevgili kulu diyemez. Böyle bir yetki Allah’ın yetkisidir. Aynı birisi için de cehennemlik diyemez.

“Allah kuluna kâfi değilmidir? sizi Allah’dan başkalarıyla korkutuyorlar” (39 / Zümer 36)

“Allah, tek olarak anıldığı zaman, ahirete inanma-yanların içlerine sıkıntı basar. Ama Allah’dan başkası anıldığı zaman hemen yüzleri güler” (39 Zümer 45)

“İnsanlardan bazıları Allah’dan başkasını Allah’a denk tanırlar edinirler de anları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise onlarınkinden çok daha fazladır.” (2 / Bakara,165-)

Üçden, yediden, kırktan, kutuptan, Abdaldan bahsedilir. Reşit Rıza, bu Şam Abdalları yalanını ibret olsun diye açıklamış. Büyük âlim (Ebu Reyye’de Muhammedi sünnet) adlı eseri ile bizlere taşımıştır.

1927 Fransız işgalinden sonra, Şam halkının başına gelenleri, nasıl açlıktan öldüklerini anlattıktan sonra; O zaman Abdal ve esrarengiz güçler neredeymiş diye sorar: Reşit Rıza sözünü şöyle noktalar; Bu tip rivayetler İslam milletlerinin gücünü sarsmış, tarikatçılar, cemaatçiler ve sufiler fitnenin yayılmasına yol açmışlar ve akli bağımsızlığa ve Kur’ani düşünceye ve bilimlere sahip çıkanların yolunu tıkamışlardır. Bu kişiler büyük ölçüde, bu tür rivayet davranışlardan dolayı, İslam’ı hurafe ve evham dini olarak göstermişlerdir. Bu tür rivayetleri savunanlar, diğer dünya milletleri karşısında, müslümanların yüz karası durumundadırlar. Bu tür insanlar, gerek cahaletleri, gerekse din ve ahlak anlayışlarının bozukluğundan dolayı, Tunus’dan Fas’a uzanan, kuzey Afrika şeridine kadar olan bölgede Fransız uşaklığı yapmışlardır. Mısır’dan Suudi Arabistan’a, Irak’tan Afganistan ve Pakistan’a, Hindistan’a kadar da İngiliz uşaklığına hizmet etmişlerdir.

Artık dinimizi ve bizi Kur’an’dan uzaklaştıran bu çirkin rivayetler ve düşüncelerden kurtulup kendimize gelmemizin vakti gelmiştir. Artık bu hurafeci ve avutucu sapıkları, bunlara yardımcı olan, biad kültürüne inanmış mabet, mezar bekçilerini tekmelememizin ve onlardan uzaklaşıp, onları yalnız koymanın zamanı gelmiş ve geçmektedir. Millet bu avutucu hurafeciler yüzünden, rızıklarını ve dünyevi işlerini ve saadetlerini bu mezar mabetçilerinden ister olmuşlardır.

Bu hurafeci din sömürücülerden ve avutucularından dolayı, İslam milletleri tüm dünya milletlerinin ayakları altında ezilip rezil olmuşlar, başta dini yaşayışlarıyla şirke düşürülmüşler, yoksulluk, perişanlık, iş bilmezlik durumu-na düşürülerek ırz ve namuslarını da koruyamaz hale getirilmişlerdir.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla