İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropol kentlere gidenler iyi bilir sokak sanatçılarını. Onların yeri bir başkadır sokaklarda. Bazen sadece onları dinlemek için çıkarsın evinden. Bazen rica eder uzaktaki sevdiklerin için söylerler. Bazen çaldıkları şarkılar ile öyle gönüllere dokunurlar ki yıllarca hatırlasın o mekanı o sesi o şarkıyı.

Yıllarca sokakların kötü ve tehlikeli olduğu anlatıldı. Sokaklar mı tehlikeliydi yoksa içinde barındırdığı insanlar mı? Allah bizlere canlısıyla cansızı ile birbirinden güzel doğa verdi biz insanoğlu doğayı alt üst ettik. Erimeyen buzulları erittik. Boğazımız için nice hayvanların ırkını neslini tükettik. Sahip çıkmadık kızımıza evladımıza karımıza oğlumuza. Bıraktık onları sahipsizce sokaklara. Şiddet uyguladık attık sokağa. Kanınızdan canınızdan olanları attığınız sokaklar mı tehlikeli yoksa siz insanoğlu mu? Sokakları bizlere öyle bir kötülediler ki çocuklar hasret kaldı sokak aralarında maç yapmaya, yakar top oynamaya….

İlimizin işlek cadde ve sokaklarında da artık sokak sanatçılarını görmek mümkün. Sokak sanatçıları dedimse içlerinde yaşı çok küçük olanlarda var. Ama küçücük yaşında çaldığı enstrümanla performansları takdire şayan… Ama nedense bazı zihniyetler tarafından dilenci muamelesi görmekte. Bazen de psikolojik şiddete maruz kalmakta. Şimdi o çocuk ne yaptı. Yıllarca öğrenmek için emek sarfettiği enstrümanı ile sana bir müzik ziyafeti sundu. Dinlersin ya da dinlemezsin ama orada emek harcayan birini ne olursa olsun yargılayamazsın. Allah’ın adını anarak kendisini acındırarak vatandaşın parasını cebine indiren dilencilerle aynı kefeye koyup yargılayamazsın. Yargılatmazlar arkadaş!

İnsanlar aslında neyi kınarlarsa hep onların başrolünde olmuştur bakarsanız şöyle. Aslında karşısındaki kişiye öfkelidir. Onun gibi olamadığı için. Ve karalama politikasına geçer. Ama fırsat versen bak neler yapar neler.

Adı üstünde sokak sanatçısı. Dilenci değil. Bebelerime bir mendil diye bağırmıyor sokakta. Allah rızası için deyip dini duygularımızı da sömürmüyor. Akşam paraları sayarken enayiler bugünde verdi para diyerek de saymıyor parasını.
Yıllarca dirsek çürüttüğü müzik aletlerini çalıyorlar. Gölgede dinlenen vatandaşı eğlendiriyorlar. Hatta bazı amcalar Türk sanat müziği eserlerinden istekte bulunarak iyi ya da kötü çalan bu geleceğin müzisyenlerine moral veriyor.
Kimseye gel sende bana para ver demiyor.
Emeğe saygın varsa dinledinse gönlünden ne koparsa atıyorsun müzik kutusuna….
Sanat her dönemde garip sanatçı her dönemde gariban…

Ve son olarak zabıtalar. Şehrin her noktasında dilencilik yapan insanlar kol gezerken emeğini ortaya koyan bu çocuklara karşı daha anlayışlı olabilirsiniz. Bu noktada Sayın Belediye Başkanlarımızın daha hassas olacağını düşünüyorum. Çünkü sokakta şarkı söyleyen bu çocuklar hırsızlık yapmıyor sokakları renklendiriyorlar. Ve özellikle her manada gençlerin yanında olan Kocasinan Belediye Başkanımız Ahmet Çolakbayrakdar’ın  bu konuyla ilgili güzel  çalışmalar yapacağını ve bu çocuklara sahip çıkacağını  düşünüyorum. Bu çocuklara birilerinin sahip çıkması gerekiyor.

“Herkes kalbinin renginde yaşar hayatı…

Ve herkes kalbinin rengini bulaştırır etrafındakilere…”

Allah iyi insanlarla karşılaştırsın

Sağlıkla Kalın….

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla