SİYASET-5-

Ey  Ensar!  Siz,  kendinize  ait  olan  faziletleri  anlatıyorsunuz.  Fakat  hakikat  şudur ki,  Araplar  Kureyş’in  reisliği  ve  hükümeti  etrafında  toplanırlar.  Bu  idareyi de  kimseye  vermezler.  Sonra  Hz.  Ebu Bekir  Hz Ömer  ve  Ubeyde yi  ellerinden  tutarak  size  bu  iki  zattan  birini  yönetici  seçmenizi  tavsiye  ediyorum  der.  Bu  sözler,  onları  tekrar  yeniden  düşünmeye  sevk eder.  Bu  arada  Hz. Ömer   şöyle  bir  davranış  sergiler.  Hz.  Ebu Bekir  gibi  bir  kişinin  bulunduğu  bir  yerde,  yönetici  olmayı  asla  kabul  etmem.  Hz.  Muhammed’in  bize  İMAM  seçtiğini  biz  niçin  yönetici  seçmeyelim der  ve  Hz. Ebu Bekir i  gösterir.

Halk  konuyu  tartışırken  Hz  Ömer  Ebu Bekir’e  elini  uzat  sana  biat  edeceğim  der  ve  biat  eder.  Bunu  Ebu  Ubeyde,  Hz.  Osman  ve  Abdurrahman bin  AVF  takip  ederler  ve  orada  bulunan  diğer  Ensar  ve  Muhacirlerin  biat ı  takip  ederler.  Sad bin Ubade  biat  etmedi,  ancak  Sad’ın  kabilesi de  Hz  Ebu Bekir’e  biat  ettiler.  O  zaman  Medine  de ki  siyasi  guruplar  dört  ana  guruptan  oluşuyordu.   1/ Hz.  Ebu Bekir  ve  arkadaşlarının  etrafında  toplanan  muhacirler.                                    2/ Sad bin  Ubade’nin   ve  arkadaşlarının  yanında  bulunan  Hazreç liler.  3/  Üseyd bin  Hudayr  ve  arkadaşlarının  yanında  bulunan  Evsliler.   4/  Hz.  Ali  ve  Zübeyr’in  yanında  bulunan  Haşimiler.      Bu,  dört  gurubun  üçünün  oyuyla  Ebu  Bekir  yönetici  seçilmiştir.  O  zamanın  şartları  böyle  bir  seçime  uygunmuş ki,  böyle  bir  seçim  yapılmıştır.

Hz.  Ebu  Bekir  minbere  çıkarak  şöyle  bir  konuşma  yapmıştır.   Ey  Müslümanlar!  Sizin  en  hayırlınız  olmadığım  halde  size  yönetici  seçilmiş  bulunuyorum.  Vazifemi  yerli  yerince  yaparsam  bana  yardım  ediniz.  Yanlış  yaparsam  beni  düzeltiniz.  Doğruluk  emanet,  yalancılık hıyanettir.  Güçsüz  olanınız  haklı  ise  hakkını  alıncaya  kadar  benim  yanımda  güçlüdür.  Güçlü  olanınız  haksız  ise  kendisinden  hak  sahibinin  hakkını  alıncaya  kadar  benim  yanımda  güçsüzdür.  Bir  Millet  Allah  yolunda  cihadı  bırakacak  olursa  Allah,  mutlaka  o  milleti  zillete  uğratır  ve  her  hangi  bir  millette  kötülükler  yaygınlaşırsa  Allah,  o  millete  umumi  bir  bela  verir.  Allah’a  ve  Resulü ne  karşı  gelirsem  bana  itaat  etmekle  mükellef  değilsiniz  der.   İşi  bilen  ve  peygamberin  eğitiminden  geçmiş  insanların  bu  konudaki  uygulamaları  gösteriyor ki,  işin  esasını  kavramışlardır.

#kemal yavuz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.