Peygamberimiz günah yada hata işle­miş midir ya da işler mi? 66/ Tahrim 1. “Ey Nebi Eşlerinin rızasını gözeterek Allah’ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” 9/ Töv­be 43. “ Allah seni affetti, fakat doğru söyleyenler sana iyice belli olup, sen yalancıları bilinceye kadar onlara niçin izin verdin?” Allah, Maide 67 de Ey Resul, Tahrim 1 de ise Nebi ifadelerini kullanıyor.

Allah, Peygamberlerin resul yani elçi sıfatıyla hata yapamayacaklarını 5/ Maide 67. De, Ya eyyüherresulü “ Ey Resul Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan Allah’ın el­çiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır, doğrusu Al­lah, kafirler topluluğuna rehberlik et­mez.” Ama Peygamberler nebilik sıfa­tıyla hata yapabileceklerini ve Allah’ın bu yönüyle peygamberini sorguladığını bize haber verdiği için şunu da anlamış bulunuyoruz. Allah’ın Peygamberi sor­gulamasından bizlerin Peygamberi tanrı haline getirilmesini de önlemektedir. Mesela Tahrim suresin de 66/ Tahrim 1. Ya Eyyühennebiyyü “ Ey Nebi Eşlerinin rızasını gözeterek Allah’ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine haram edi­yorsun, Allah çok bağışlayan çok esir­geyendir.” Bu ayetten anlayacaklarımız peygamberimiz, Allah’ın helal kıldığını kendisine haram kılıyor hata ve güna­ha bulaşıyor ve Allah tarafından sorgu­lanıyor ve Peygamber (as) bile Allah’ın helal kıldığına haram, haram kıldığı­na helal diyemiyor ki, diğer insanlar ve din temsilcileri nasıl diyecekler, ta­rikatlar, cemaatler, şeyhler, mezhepler gibiler nasıl söyleyecekler. Şu mezhebe göre şöyle, şu mezhebe göre böyle di­yerek Allah’ın yanında ikinci, üçüncü ve daha fazla din koyucu oluşturulmuş olmuyor mu? Ayette Allah, Peygambe­rinin hatasını insanlara duyurmak için yapmıyor, bu ayetle bütün insanlığı, özel olarak ta din görevlilerini, tarikat­ları, cemaatleri ve mezhepleri uyararak eğitmek ve ders çıkartmak öğüt almak için uyarıyor.

Hz. Peygamberin şöyle dua ettiği riva­yet ediliyor. “ Benimde kalbim bulut­lanır, gaflet ile perdelenir, ben günde yüz ( çok defa ) kere Allah’tan af diliyo­rum” ( Müslim, Zikir, 41: Ebu Davud, Vitr, 26. ) yine başka bir duası şöyle rivayet edilir, “ Ey insanlar, Allah’a töv­be ediniz, Allah’tan af dileyiniz. Çün­kü ben her gün Allah’tan yüz defa af dilerim.” ( İbn Hanbel Müsned, 2/ 261.) Demek ki Peygamberler hata ve günah işleyebilen kullardır, bunu diğer pey­gamberlerde de görebiliyoruz. Yani Pey­gamber ve Peygamberler günah işlemez demek onları ilahlaştırmak anlamına ge­liyormuş. Adem (as ) hatası 7/ Araf 19, 20 de, Nuh ( as ) 11/ Hud 45,46, 47 ) de yine Musa ( as ) hatası da 28/ Kasas 15, 16, 17, de örnek olarak verebiliriz yine ayetlerden bir müminin diğer mümin­ler için Allah’tan af isteyebileceklerini yani hem kendilerinin, hem de diğer müminler için af edilmeleri için yalnız ve sadece aracısız Allah’tan istenebile­cektir, böylece sadece kendisini değil diğer müminleri de düşünmeleri gerek­tiği bizlere hatırlatılıyor.

#kemalyavuz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla