Kuran, başı sonu belli olan bir kaynak
kitaptır. Hadisler, ise başı ve sonu belli
olmayan kaynaktır. Kuran ( LA RAYBE
FİH ) içinde ki ayetler ve sözler birbiriyle
çelişmeyen kaynak kitaptır. Kuran
Allah tarafından korunmuştur. 15/ Hicr
9. “ Kuran’ı kesinlikle Biz indirdik; elbette
Kuran’ı yine Biz koruyacağız.”
Allah’a şükürler olsun ki, Rabbimiz bizleri
Kendisi tarafından korunmuş kaynak
kitap Kuran’a yönlendirmiş ve başka
kaynaklara muhtaç etmemiştir. Allah’ın
sayesinde eksiksiz, tam ve has bir dinin
sahipleriyiz. Hadis kitaplarını yazanlar,
kendi kitaplarında, bir hadis kitap’ında
olan hadisi kendi kitap’ına almamıştır,
yine her doğru olan hadisi bile kitap’ına
almamıştır. Mesela, Müslim sahih
olan, yani kesin doğru olduğu kanaatine
vardığı her hadisi kitap’ına almadığını
söylüyor .( Müslim, 1 cilt) Hadisler dinin
kaynağıdır diyenler ne cevap verecekler.
Hadisler dinin kaynağı diyenler
Buhari’nin 600 yüz bin hadis’ten 6000,
7000 bin hadisi kitabına aldığını kendisi
söylüyor. Yani % 1 kitabına almış geriye
% 99 u almamış. Eğer hadisler dinin kaynağı
ise kaynağın % 99 u alınmamış o zaman
dinde eksiklik olmaz mı? Bu diğer
hadis kitapları içinde geçerlidir. Zaten
birinin sahih kabul ettiğini diğeri kabul
etmiyor. Hadisler dinin kaynağı değil,
dinin hükümlerini bulunduğu zamana
göre değerlendirip, kolay anlaşılması
için açıklarlar. Böyle anlaşılması gerekirken,
ne yazıktır ki, dinin kaynağı olarak
anlaşılmıştır. Hz. Peygamber’e hadislerle
din koydurmaya çalışanlar, Kuran’da
ki, Hakka suresinden ya haberleri yok
ya da bilmiyorlar. 69/ Hakka 44. “Eğer
Peygamber Bize atfen bazı sözler uydurmuş
olsaydı,” Hakka 45. “Elbette o
peygamberi kıskıvrak yakalardık.” Hakka
46. “ Sonra o peygamberin can damarını
koparırdık onu yaşatmazdık.”
Hakka 47. Hiç biriniz de buna mani olamazdınız.”
Peygamberimize Kuran’da,
93/ Duha 7. “ Seni sapmış bulup da doğru
yola iletmedi mi.” 42/ Şura 52. “ İşte böylece
sana da emrimizden bir ruh vahiy
ettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin.”
6/ Enam 155. “ İşte bu Kuran Bizim
indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Buna
uyun ve Allah’tan korkun ki, size merhamet
edilsin.”
PEYGAMBER,
ELÇİ, NEBİ ve RESUL.
Peygamber, Elçi, Nebi, Resul: Ayrı, ayrı
tarif ve anlamları vardır, ama ortak anlamları
şudur. Peygamberin, kendisinde
bulunmayan, kendisine ait olmayan, bilmediği,
dinin emir ve hükümlerini, Allah’tan
alıp, eksiltmeden ve fazlalaştırıp
ek yapmadan, olduğu gibi, insanlara
duyurup, tebliğ edendir. 5/ Maide 67.
“Ey Resul! Rabbin den sana indirileni
tebliğ et, eğer bunu yapmazsan Allah’ın
elçiliğini yapmamış olursun.” Yine
16 / Nahl 35 “Peygamber’in üzerine açık
seçik tebliğden başka bir şey düşer mi?”
5/ Maide 99. “Resul’e düşen vazife sadece
tebliğdir duyurmaktır.” Peygamber’i,
Elçi’yi, Nebi’yi ve Resul’ü en iyi bilip
öğreneceğimiz tek kaynak Allah’ın kitabı
Kuran’dır. Çünkü O’nu peygamber
olarak atayan Allah’tır. Bir kişiyi bir
makama göreve atayan yetkili, o kişinin
şahsiyetini, meziyetlerini, varsa zaaflarını
daha iyi bilir ve görev alanını,
yükümlülüklerini, yetkilerini o yetkili
belirler. Atayan Allah, atananda peygamber’dir.
Nasıl ki, bize Kuran’ı Hz. Peygamber öğretmişse,
Hz. Peygamberi de, bize, Allah
Kuran da öğretmektedir. Kuran olmadan
Hz. Peygamberi anlamak mümkün
değildir. Bu etle tırnak gibi birbirinden
ayrılamaz konudur, aksini düşünmek,
yanlış ve eksik bilgilenmek demektir.
O zaman doğru bilgiyi Allah’ın Kitap’ı
Kuran’dan öğreneceğiz.
24/ Nur 54. “De ki: Allah’a itaat edin,
Peygamber’e de itaat edin.

#kemalyavuz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla