Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Teşkilatı, dün gerçekleştirilen Sivas il Kongresine yoğun bir katılım gerçekleştirdi. MHP İl Başkanı Baki Ersoy ve çok sayıda partili sabahın erken saatlerinde Sivas’a hareket etti. Baki Başkan Sivas’a hareket etmeden evvel Pazar günü yani aynı gün aynı saatlerde Sedat Peker’inde Sivas’a geleceği bilgisine ulaştım. İşadamı Sedat Peker’de “Do- ğanşar Güreş ve Bal Festivali” için Sivas’a gelmiş. Belki bilmeyenler vardır. Baki Ersoy, MHP İl Başkanlığı yaptığı ilk günlerde yaptığı bir açıklama ile Türkiye gündemine oturmuştu. 1 Kasım seçimleri önceki Rize’de katıldığı bir toplantıda bir eliyle Bozkurt işareti diğeriyle de Rabia işareti yapan Sedat Peker’e çok sert sözler söyleyen Ersoy, mafya bozuntusu olarak ifade ettiği Peker’e “Bir eliyle bozkurt yapıyor, diğer eliyle Rabia işareti. Bir dantelli kefeni eksik, hah onu da giy saraya muhafız ol. Öyle sosyal medyadan ‘Bir umuttur yaşamak’ bilmem ne deyip duruyorsunuz, sizin umudunuz haram saltanatının devamına bağlı. Bu memlekette haram saltanatı paylaşmak için değil ama vatanın bekası uğruna canını feda edecek olan Ülkücü- ler var.” Diyerek tepki göstermişti. Sedat Peker’de bu açıklamanın ardından iki gün sonra “Son günlerde hakkımda, aslında kendilerine yakışan ifadeler kullandıklarını görevli arkadaş- larımdan öğrendim. Konuşulan her kelimenin sadece o an değil, insanı ömür boyu takip edeceğini asla unutmayın.” Diyerek tehdit vari bir açıklama yapmıştı. İşte bu ikili aynı gün aynı saatlerde Sivas’ta olunca insanın aklına “acaba karşılaşırlar mı” sorusunu sormaktan kendimi alamadım. Olsa ne olurdu? Bilmiyorum ama gördüm ki böyle bir karşılaşma olmadı. MUHALEFETE SERT TEPKİ MHP Kayseri İl Başkanı Baki Ersoy, Sivas’ta önemli bir konuşma yaptı. Özellikle parti içi muhalefete yüklenen Ersoy, Meral Akşener, Koray Aydın, Ümit Özdağ ve Sinan Oğan’ı isim vermeden eleş- tirdi. “Bunlar Ülkücü değil. Bunların peşinden gidenlerde Ülkücü değildir” ifadelerini kullandı. Ersoy, “1 Kasım gecesinden başlamak üzere MHP Genel Başkanımızı hedef alarak saldırmaya başladılar. Bunlar ne yapmaya çalışıyor diye baktığı- mız da şunu gördük. Biz yıllardır ülkü ocaklarında “lider teşkilat ve doktrin” prensibi ile yetiştirildik. Ama bunların şunu yaptığını gördük. Bunların çizgisine iyi bakmak gerekiyor. 1 Kasım’dan sonra ortaya çıkanların kimler olduğunu da iyi değerlendirmek gerekiyor. Bakıyorsunuz birisi parti parti gezmiş, gezmediği parti kalmamış MHP’ye lider olmaya çalışıyor. Diğeri Genel Başkanı- mızın talimatları ile kendi şehrinde 1. sıradan aday oluyor kazanamıyor ama MHP’ye lider olmaya kalkıyor. Bir diğeri ise son dönemde bildiğiniz üzerde birileri ile hareket ediyor. MHP dışında ülkücülük yapacaklarını iddia ediyorlar. Bunlar dün ülkücülüğümüz bize yeter diyorlardı şimdi ise ideolojik bir kaygımız yok diyorlar. Sade bir Ülkücü olarak baktı- ğınızda bunların sokak lambası gibi kime yandığı belli değildir. Bunlar ülkücü de değildir, böyle ülkücülük olmaz. Bunların peşine birileri düşüp gidecekse bunların adı da ülkücü değildir. “ diyerek çok sert bir konuşma yaptı.

15 TEMMUZ YAKLAŞIYOR

AKP, 15 Temmuz ile ilgili etkinlik programını açıkladı. AKP Sözcüsü Mahir Ünal, “Meclis bombalandığı saatte biz orada dimdik ayakta olacağız. Ama bu hain darbe girişiminde bulunan FETÖÖCÜ alçaklar, yüce Türk Milleti’nin mahkemelerine hesap veriyor olacak.” Diyor. AKP yıllardır milletin aklıyla dalga geçiyor. Darbe yapılalı 1 yıl olmuş, hala böyle hamaset yapacağınıza icraat yapın, ne kadar FETÖCÜ varsa tutun yakasından, sorun döktükleri kanların, yaptıkları hainliklerin hesabını! Kurun darağacını sallandırın. Hani kim mahkeme de hesap veriyor. Alçaklar meclisi bombalamış, milletin üzerine kurşun yağdırmış daha hakkında hüküm yok. Aradan 1 yıl geçmiş. 1 yılda bu millet kimin ne olduğunu bilirken, bunların üzerinde neden bir hüküm kurulamadı. Var mı içlerinde bunarlın siyasi ayağından kimse! Yoksa bu işlerin uzamasına vesile olan siyasiler mi var? Kayseri özeline baktığımız zaman Kayseri Emniyeti işini “Adam gibi” yapıyor. Ötesi fasa fiso. Darbe gecesi İstanbul, Ankara ve İzmir’in dışında Kayseri’nin de darbeciler için büyük önem taşıdığını yaptıkları planlarda gördük. Peki darbe öncesi Kayseri yapılanması ile ilgili üst düzey yöneticiler ile ilgili bir soruşturma yapıldı mı? Mesela, önceki dönem Kayseri Valiliğini yapan Orhan Düzgün, önce açığa alındı sonra ihraç edildi. Orhan Düzgün’ün Kayseri’ye atanma sürecini hepimiz iyi biliyoruz. Dönemin Valisi Şerif Yılmaz daha tebrik ziyaretlerini kabul ederken bir anda başka ile gönderildi. Yerine hangi siyasilerin baskısı ve isteği ile Orhan Düzgün getirildi. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gönderdiği Valiler Kararnamesi dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından neden ilk etapta imzalanmadı. Bugün Kayseri’de görev yapan Valilerden Orhan Düzgün dışında ihraç edilen kimse yok! Aradan 1 yıl geçmiş bu dönem ile ilgili kurulan bir mahkeme veya sorgulama var mı? Bilmiyorum. Bunları çeşitlendirebiliriz. Mesela Pensilvanya’ya giden AKP Kayseri Milletvekili İsmail Tamer ve onun gibiler darbeye karşı mücadele görüntüsü verirken, çocuğunu bunların okuluna gönderdi diye bilmem hangi amir memur mahkeme de hesap veriyor. Başa dönersek, AKP sözcüsü Mahir Ünal’ın ifade etmek istediği bu olsa gerek. Pensilvanya’ya gidip fetönün elini etiğini öpenler 15 Temmuz gecesi mecliste olacak, fetöyü rüyasında dahi görmemiş ama bunların okulunda öğretmenlik yapanlar mahkeme de hesap verecek. “Ne diyelim” demeyeceğim. Bunlara diyecek çok sözümüz var. Artık bu işin siyasi kanadı ortaya çıkarılmalıdır. Milletin beklentisi bu yöndedir.

BİZE NE OLDU?

Sakarya’da vahşice katledilen Suriyeli bir kadının ve çocuğunun yankıları hala sürüyor. Önceki gün cenaze namazı düzenlendi ve cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez kıldırdı. Görmez’in cenaze sırasında ağladığını ve “Bize ne oldu?” diye sorduğunu gördük. Sanırım Sayın Görmez, diyanetin içinde bulunduğu keşkemeşi görmüyor gibi sadece cani bir olay sonrası diye sorma gereği “Bize ne oldu?” diye sorma gereği hissediyor. Sayın Görmez, Diyanetteki atamalara, müftülere, banka kuyruğunda bekleyen imamlara, hutbelerde okutulan ve bir tek “AK Parti’ye oy verin” denilmeyen onun dışında buram buram siyaset içeren hutbelere ve vaazlara bakarsa “BİZE NE OLDUĞUNU” görecektir. Aynaya bakması kafidir, fazla söz zayidir!!!

#kürşataçıkgöz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla