Müslüman, Yahudi’yi tokatlar. Yahudi
de Peygamber’e gelip, olayı anlatır ve
şikayet eder. Peygamberimiz de, “ Beni
, Musa’dan üstün tutmayın.” (Buhari,
Husumat 1. Müslim, Fedail,160,) buyurur.
Peygamberimiz, Müslümanların
gönlünde bir tereddüt oluşmasın
diye, “ Ben şüphe etmeğe İbrahim’den
daha müstahakım demiştir.” ( Buhari,
Enbiya,11. )
“Eğer, Yusuf gibi, zindan da kalsaydım,
sonra da biri beni çağırsaydı, kabul
ederdim “ diyerek, Hz. Yusuf’un nebilik
şerefini korumuştur. (Buhari
Enbiya 19.) Yine Hz. Yunus’u
korumak için, “ Kimseye, ben Yunus
b. Metta’dan daha hayırlıyım demek
yaraşmaz buyurmuştur.” (Buhari.
Enbiya 35.) Şimdi, asıl sünnet
bu değil mi? Yani bu sünnet, sarık
sarmaktan, sakal bırakmaktan, koku
sürmekten daha aşağı bir sünnet mi?
Resul’lerin hepsi kurumsal peygamberlik
açısından aynı değere sahiptirler.
Bu açıdan Peygamberler arasında
fark görmek, doğru olmadığı gibi Allah’ı
rencide etmektir. 4/ Nisa 152. “Allah’a
ve peygamberlerine iman eden
ve elçilerinden hiçbirini diğerlerinden
ayırmayanlara gelince işte Allah onlara
bir gün mükafatlarını verecektir.
Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”
Allah Kuran’da her Resulün, içinde
yaşadığı toplumun diliyle vahiy alıp
mesajı ilettiğine, bununda bir yaradılış
kanunu olduğuna dikkatimizi çekmiştir.
14 / İbrahim 4. “ Allah’ın emirlerini
insanlara iyice açıklasın diye her
peygamberini kendi kavminin diliyle
gönderdik Artık Allah dileyip isteyeni
saptırır, dileyip isteyeni de doğru
yola iletir. Çünkü Allah güç ve hikmet
sahibidir.” Ayet’ten anlaşıldığına
göre, peygamberler tarafından da
kullanılmış olsa, hiç bir dil kutsal dil
veya cennet dili değildir. Allah
katında bütün diller aynıdır.
Allah 6/ Enam 83, 84, 85, 86 ıncı ayetler
de 18 peygamberin isimlerini sayarak
Peygamber’imizin O peygamberlerin
yoluna uymasını emreder. 6/ Enam
90. “İşte, o peygamberler, Allah’ın
hidayet ettiği kimselerdir. Sen de
onların yoluna uy.” Bunca ayetleri
görmeyenler, Kuran dışı görüşlerini
meşrulaştırmak için, Kuran’ın zıddı
ve çelişen sözlerinin arkasına düşüp,
ona sahip çıkıyorlar da, Allah’ın emri
Kuran Ayetlerine sahip çıkmıyorlar.
Bunu fark edemeyen Müslümanlar da
ne yazıktır ki, bu tuzağa düşüyorlar.
Bunları açıklamak Peygamberi küçültmek
anlamına gelmez. Peygamberi,
Peygamberlik makamına uygun görmek
anlamına gelir. Çünkü Allah Peygamberini
böyle uygun makama laik
görmüştür. Bize düşen de Allah’ın
emrine uymaktır. Diğer görüşler delil
değil sadece zan ve söylentidir.
… TEVHİD VE HZ.
PEYGAMBER.
Günümüzün yanlış anlayışlarından
biri de, tevhit kelimesine yani kelimeyi
şahadete Hz. Peygamberin Allah’ın
kulu ve Resulü cümlesini eklemeyin
deniliyor. Sadece La ilahe illallah deyin
yeterlidir, Muhammedurresulullah
demeyin diyorlar. Bu doğru değildir,
çünkü biz değil, bunu Allah Kuran’da
açıklamıştır. 48/ Fetih 29. “ ( Muhammedurrasulullah)
Muhammed Allahın
elçisidir…” buyurarak Allah ile
Muhammed ismini yan yana Allah
koymuştur. Yani Allah ismi ile Peygamber
ismi yan yana gelmesi sakıncalı
değildir. Kelimeyi şahadette, Hz,
Peygamberin Allahın kulu ve Resulü
olduğunu bilerek söylüyoruz. Peygamberi
kul ve resullük makamında tutuyor
ve Allah’a eş koşmamış oluyoruz,
yani bütün insanlığa Peygamber, tanrı,
ilah, rab değildir sadece Allah’ın kulu
ve Resulüdür diye hatırlatıp haykırıyoruz

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla